plenary - Turc Anglais Dictionnaire

plenary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plenary — Definition

Signification:
tam yetkili, genel
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈplɛnəri/ – BrE /ˈplɛnəri/)
Partie du discours:
Sıfat: plenary
Synonymes:
full, complete
Antonymes:
partial

Sens de "plenary" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 25 résultat(s)

Anglais Turc
General
plenary n. genel kurul toplantısı
More mini plenary sittings have been convened for the next session in Brussels.
Brüksel'de yapılacak bir sonraki oturum için daha fazla mini genel kurul toplantısı düzenlenmiştir.

More Sentences
plenary adj. genel
In 1908, he was a plenary speaker at the International Congress of Mathematicians in Rome.
1908'de Roma'daki Uluslararası Matematikçiler Kongresi'nde genel konuşmacı olarak yer aldı.

More Sentences
plenary adj. tam
The governing body has plenary powers to administer the provisions of the settlement.
Yönetim organı, uzlaşma hükümlerini uygulamak konusunda tam yetkiye sahiptir.

More Sentences
Politics
plenary n. genel kurul
Will you write to me before the next plenary with that information?
Bir sonraki genel kuruldan önce bana bu bilgileri yazacak mısınız?

More Sentences
General
plenary n. tüm üyelerin hazır bulunduğu oturum
plenary adj. bütün üyelerin hazır bulunduğu (toplantı/kurul)
plenary adj. tümel
plenary adj. külli
plenary adj. mutlak
plenary adj. bütün üyelerin hazır bulunduğu
plenary adj. umumi
plenary adj. sınırsız
plenary adj. bütün
plenary adj. sonsuz
plenary adj. kesin
plenary adj. nihai
plenary adj. her açıdan tam
plenary adj. salt
plenary adj. kusursuz
plenary adj. mükemmel
plenary adj. tam yetkili
Trade/Economic
plenary adj. bütün üyelerin hazır bulunduğu
Technical
plenary n. komple
Telecom
plenary n. tam yetki
Religious
plenary n. aşai rabbani ayini sırasında okunan öğretiler, risaleler ve vaazlar kitabı

Sens de "plenary" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 21 résultat(s)

Anglais Turc
General
plenary session n. genel kurul
plenary authority n. tam yetki
plenary meeting n. genel toplantı
plenary power n. sınırsız güç
Trade/Economic
plenary session n. genel kurul toplantısı
plenary session n. genel kurul
plenary committee n. genel kurul
Law
plenary session of administrative law divisions n. danıştay idari dava daireleri kurulu
council of state, plenary session of the chambers for administrative cases n. danıştay idari dava daireleri kurulu
plenary summons n. duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye
Politics
plenary session n. meclis genel kurulu
plenary session n. özel oturum
sit in a plenary session n. genel kurul halinde toplanma
plenary session n. genel kurul toplantısı
plenary session n. genel oturum
plenary session of administrative law chambers n. idari dava daireleri genel kurulu
plenary session of the tax law chambers n. vergi dava daireleri genel kurulu
Religious
plenary indulgence n. katoliklerde mutlak af
plenary indulgence n. katoliklerde günah çıkardıktan sonra kişinin o zamana kadarki tüm günahlarının affedilmesi
plenary inspiration n. ilgili tüm konuları kapsayan vahiy
Military
plenary session n. toplantının açılış oturumu