pollution - Turc Anglais Dictionnaire

pollution

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pollution — Definition

Signification:
kirlilik
Prononciation (IPA):
(AmE /pəˈluːʃən/ – BrE /pəˈluːʃən/)
Partie du discours:
İsim: pollution (uncountable)
Synonymes:
contamination
Antonymes:
purity

Sens de "pollution" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 21 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
pollution n. kirlilik
Livestock farming is one of the main reasons for air pollution.
Hayvancılık, hava kirliliğinin başlıca nedenlerinden biridir.

More Sentences
General
pollution n. kirletme
That is always about intensive and localised pollution of the environment.
Bu her zaman çevrenin yoğun ve yerel olarak kirletilmesiyle ilgilidir.

More Sentences
pollution n. çevre kirliliği
The government is planning to create an anti-pollution act.
Hükümet çevre kirliliği karşıtı bir yasa çıkarmayı planlıyor.

More Sentences
pollution n. kirlenme
The pollution of rivers, land, and the air we breathe threatens our health.
Nehirlerin, toprağın ve soluduğumuz havanın kirlenmesi sağlığımızı tehdit ediyor.

More Sentences
Trade/Economic
pollution n. kirlenme
The pollution of rivers, land, and the air we breathe threatens our health.
Nehirlerin, toprağın ve soluduğumuz havanın kirlenmesi sağlığımızı tehdit ediyor.

More Sentences
Technical
pollution n. kirlilik
Livestock farming is one of the main reasons for air pollution.
Hayvancılık, hava kirliliğinin başlıca nedenlerinden biridir.

More Sentences
Automotive
pollution n. kirletme
That is always about intensive and localised pollution of the environment.
Bu her zaman çevrenin yoğun ve yerel olarak kirletilmesiyle ilgilidir.

More Sentences
Environment
pollution n. kirletme
That is always about intensive and localised pollution of the environment.
Bu her zaman çevrenin yoğun ve yerel olarak kirletilmesiyle ilgilidir.

More Sentences
pollution n. kirlenme
The pollution of rivers, land, and the air we breathe threatens our health.
Nehirlerin, toprağın ve soluduğumuz havanın kirlenmesi sağlığımızı tehdit ediyor.

More Sentences
General
pollution n. pislik
pollution n. bozulma
pollution n. (cinsel birliktelik harici gerçekleşen) boşalma
pollution n. çapraz çiftleştirme
Trade/Economic
pollution n. çevre kirlenmesi
pollution n. hava, su ve ses kirlenmesi
Technical
pollution n. pislenme
Medical
pollution n. polüsyon
Marine Biology
pollution n. pollusyon
Environment
pollution n. atık, gürültü gibi zararlı etkenler yoluyla çevrenin bozulması
pollution n. kirli olma durumu
pollution n. pislik

Sens de "pollution" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
environmental pollution n. çevre kirlenmesi
environmental pollution n. çevre kirliliği
water pollution n. su kirliliği
pollution control n. kirlenme denetimi
light pollution n. ışık kirliliği
general directorate of environmental pollution prevention and control n. çevre kirliliğini önleme ve kontrol genel müdürlüğü
tobacco smoke pollution n. sigara dumanı kirliliği
indoor air pollution n. ev içi hava kirliliği
pollution prevention n. kirlenme önlemesi
pollution control n. kirlilik kontrolü
pollution prevention n. kirliliği önleme
liability for oil pollution damages n. petrol kirliliği zararlarında sorumluluk
electromagnetic pollution n. elektromanyetik kirlilik
air pollution n. hava kirlenmesi
radioactive pollution n. radyoaktif kirlenme
water pollution n. su kirlenmesi
river pollution n. nehir kirlenmesi
pollution from agriculture n. tarımsal kaynaklı kirlenme
pollution control industry n. kirlenme kontrol endüstrisi
pollution control n. kirlenme kontrolü
pollution control equipment n. kirlenme kontrol donanımı
marine pollution n. deniz kirlenmesi
noise pollution n. gürültü kirliliği
stream pollution n. akarsu kirliliği
integrated pollution prevention and control directive n. entegre kirlilik önleme ve kontrolü direktifi
sound pollution n. gürültü kirliliği
water pollution control regulations n. su kirliliği kontrol yönetmeliği
mercury pollution n. cıva kirlenmesi
urban pollution n. kentsel kirlilik
visual pollution n. görüntü kirliliği
noise pollution n. ses kirliliği
information pollution n. bilgi kirliliği
aesthetic pollution n. estetik kirlilik
pollution problem n. kirlilik sorunu
pollution problem n. kirlilik problemi
info pollution n. bilgi kirliliği
major source of pollution n. başlıca kirlilik kaynağı
causes of water pollution n. su kirliliğinin nedenleri
power pollution n. güç kirlenmesi
land pollution n. toprak kirliliği
abate pollution v. kirliliği azaltmak
cause visual pollution v. görüntü kirliliğine neden olmak
lead to visual pollution v. görüntü kirliliğine neden olmak
lead to visual pollution v. görüntü kirliliği yaratmak
cause visual pollution v. görüntü kirliliği yaratmak
prevent marine pollution v. deniz kirliliğini engellemek
prevent marine pollution v. deniz kirliliğini önlemek
minimize the pollution v. kirliliği en aza indirmek
explain the cause of pollution v. kirliliğin nedenini açıklamak
pollution-related adj. kirlilik ile ilgili
Speaking
we should use public transport in order to prevent air pollution expr. hava kirliliğini önlemek için toplu taşıma kullanmalıyız
Trade/Economic
pollution charge n. çevre kirliliği vergisi
transboundary air pollution n. sınır ötesi hava kirliliği
pollution trade-offs n. kirlenme dengeleri
pollution tax n. çevre kirliliği vergisi
Politics
pollution prevention n. kirliliğin önlenmesi
urban pollution n. kentsel kirlenme
water pollution n. suların kirlenmesi
convention for the protection from marine pollution of the mediterranean n. akdenizin korunması sözleşmesi
committee on safe seas and prevention of pollution from ships n. güvenli denizler ve gemilerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi komitesi
convention on long-range transboundary air pollution n. uzun menzilli sınır ötesi hava kirliliği kongresi
regional marine pollution emergency response centre for the mediterranean sea n. akdeniz bölgesel deniz kirliliği acil müdahale merkezi
the commission on the protection of the black sea against pollution n. karadeniz'in kirliliğe karşı korunması komisyonu
Institutes
international convention for the prevention of pollution from ships n. gemilerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi uluslararası sözleşmesi
Insurance
pollution hazard clause n. kirlenme tehlikesi klozu
marine pollution n. deniz kirliliği
Technical
air pollution measurement vehicle n. hava kirliliği ölçüm aracı
organic pollution n. organik kirlenme
vertical zone of pollution n. düşey kirlenme zonu
atmospheric pollution n. hava kirliliği
exhaust pollution reduction n. egzoz gazı arıtma
harmonic pollution n. harmonik kirlenmesi
air pollution n. hava kirliliği
air pollution concentration n. hava kirliliği konsantrasyonu
atmospheric pollution n. atmosfer kirlenmesi
water pollution n. su kirliliği
water pollution n. su kirlenmesi
noise pollution n. gürültü kirliliği
surface pollution n. yüzey kirlenmesi
surface pollution n. yüzeyde kirlenme
iron pollution n. demir kirliliği
artificial pollution test n. yapay kirlenme deneyi
protection against pollution of potable water in drinking water installations n. içme suyu tesisatlarındaki su kirliliğinin önlenmesi
pollution by backflow n. geri akış nedeniyle oluşan su kirliliğini
noise pollution n. gürültü pisliği
dust pollution n. toz kirletmesi
pollution source n. kirlilik kaynağı
pollution control n. kirlilik denetimi
use of coating or moulding for protection against pollution n. kirlenmeye karşı koruma amacıyla kaplama ve kalıp kullanımı
radiactive pollution v. ışınetkin kirlenme
Telecom
noise pollution n. gürültü kirliliği
Automotive
exhaust pollution reduction n. egzoz gazlarının filtre edilmesi
measures to be taken against air pollution by gases from positive-ignition engines of motor vehicles n. motorlu araçların pozitif ateşleme sisteminden çıkan gazların neden olduğu hava kirliliğine karşı alınacak tedbirler
measures to be taken against air pollution by emission from motor vehicles n. motorlu taşıtlardan yayılan emisyonların oluşturduğu hava kirliliğine karşı alınacak tedbirler
air pollution score n. hava kirliliği skoru
noise pollution n. ses kirliliği
air pollution n. hava kirliliği
Marine
law concerning marine pollution and prevention of marine act n. deniz kirlenmesi ve deniz kazalarının önlenmesi ile ilgili yasa
sea pollution n. deniz kirlenmesi
heavy metal pollution n. ağır metal kirlenmesi
marine pollution n. deniz kirliliği
pollution free chemical n. kirliliğe yolaçmayan kimyasallar
pollution protection fence n. kirliliği önleme çiti
oil pollution prevention n. petrol kirliliği önlenmesi
prevention of marine pollution n. yat limanı kirliliğinin engellenmesi
port pollution control facilities n. liman kirliliğini engelleme çalışmaları
thermal pollution n. termal kirlilik
basic law for environmental pollution control n. çevre kirliliği kontrolü temel kuralı
law on the prevention of marine pollution n. deniz kirliliğinin önlenmesi için kanun
international air pollution prevention certificate n. uluslararası hava kirliliğini önleme sertifikası
international oil pollution prevention certificate n. uluslararası petrol kirliliği önleme sertifikası
international sewage pollution prevention certificate n. uluslararası atık su kirliliği önleme sertifikası
Petrol
international oil pollution compensation funds n. uluslararası petrol kirliliği tazminat fonları
Mining
oil pollution n. petrol kirliliği
mine pollution n. maden ocakları kirliliği
Medical
hazardous air pollution n. tehlikeli hava kirliliği
Psychology
air pollution syndome n. hava kirliliği sendromu
air pollution adaptation n. hava kirliliğine uyum
Chemistry
air-pollution n. hava kirliliği
Biology
genetic pollution n. genetik kirlenme
Marine Biology
genetic pollution n. genetik kirlilik
water pollution n. su kirlilği
point source pollution n. nokatasal kirlilik
soil pollution n. toprak kirlenmesi
pollution load n. kirlilik yükü
Agriculture
agricultural pollution n. tarımsal kirlilik
agricultural pollution n. tarımsal artıkların çevreyi kirletmesi
History
convention on the prevention of marine pollution by dumping of waste and other matter n. londra sözleşmesi
convention on the prevention of marine pollution by dumping of waste and other matter n. denize boşaltılan atıklara ilişkin londra sözleşmesi
Environment
water pollution control n. su kirliliği kontrolü
sea pollution n. deniz kirliliği
coarse pollution n. kaba kirlilik
water pollution sources n. su kirliliği kaynakları
photochemical air pollution n. fotokimyasal hava kirliliği
marine pollution monitoring programme n. marpolmon
mining pollution n. madencilik kirliliği
zinc water pollution n. çinkolu su kirliliği
chemical pollution n. kimyasal kirlilik
air pollution filter n. hava kirliliği süzgeci
pollution control costs n. kirlilik denetim faaliyetleri
marine pollution convention n. deniz kirliliği sözleşmesi
lake pollution n. göl kirliliği
asbestos pollution n. asbest kirliliği
atmospheric pollution n. atmosferik kirlilik
transfrontier pollution n. sınır ötesi kirlilik
ground water pollution n. yeraltı suyu kirliliği
groundwater pollution n. yer altı suyu kirliliği
traffic pollution n. trafik kirliliği
river pollution n. nehir kirliliği
air pollution control n. hava kirliliği denetimi