priority - Turc Anglais Dictionnaire

priority

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

priority — Definition

Signification:
öncelik, birincil önem
Prononciation (IPA):
(AmE /praɪˈɔːrɪti/ – BrE /praɪˈɒrɪti/)
Partie du discours:
İsim: priority (priorities)
Synonymes:
precedence
Antonymes:
triviality

Sens de "priority" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 24 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
priority n. öncelik
Ambulances have a priority over all other vehicles.
Ambulansların trafikte geçiş önceliği vardır.

More Sentences
General
priority n. öncelik
Ambulances have a priority over all other vehicles.
Ambulansların trafikte geçiş önceliği vardır.

More Sentences
priority adj. öncelikli
He said the priority list was discriminatory.
Öncelik listesinin ayrımcı olduğunu söyledi.

More Sentences
Technical
priority n. öncelik
Ambulances have a priority over all other vehicles.
Ambulansların trafikte geçiş önceliği vardır.

More Sentences
Computer
priority n. öncelik
Ambulances have a priority over all other vehicles.
Ambulansların trafikte geçiş önceliği vardır.

More Sentences
General
priority n. rüçhan
priority n. kıdemlilik
priority n. üstünlük
priority n. zamanda öncelik
priority n. yayım önceliği
priority n. savaş zamanı tercihli önceliklendirme
priority n. kıtlık zamanı öncelik hakkı
priority n. kişi amacı
priority n. kuruluş amacı
priority n. üstün
priority n. öncelikli olan şey
priority N. birincil önem
Trade/Economic
priority n. kıdem
priority n. rüçhan
priority n. rüçhan hakkı
priority n. üstünlük
Law
priority n. rüçhan hakkı
Insurance
priority n. priorite şirketin üzerinde tuttuğu net konservasyon
Biology
priority n. (daha önceki bir tarihte geçerli bir şekilde yayınlanmış olması nedeniyle) üstünlük hakkı

Sens de "priority" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
priority mail n. önceliği olan posta
top priority n. en ileri öncelik
low priority program n. düşük öncelikli program
a matter of priority n. öncelik durumu
priority processing n. öncelik işlemi
first priority n. birinci öncelikli
priority system n. öncelik sistemi
priority list n. öncelikler sırası
top priority n. en yüksek öncelik
number one priority n. bir numaralı öncelik
priority service n. öncelikli hizmet
single piece non-priority mail n. tek parça önceliksiz posta
horizontal priority n. yatay öncelik
priority seats n. engelliler, hamileler,gaziler ve yaşlılar için ayrılmış koltuklar
first priority n. birinci öncelik
passive priority n. pasif öncelik
give priority to v. öncelik tanımak
be of top priority v. öncelikli olmak
take priority v. önceliği olmak
have priority v. öncelik taşımak
give priority v. öncelik göstermek
attach priority v. öncelik vermek
attach priority to v. öncelikli tutmak
give priority v. öncelikli tutmak
give priority v. rüçhan hakkı vermek
give priority v. öncelik tanımak
give priority to v. öncelik vermek
rank in priority v. önceliği olmak
rank in priority v. önce gelmek
rank in priority v. öncelikli olmak
make something a priority v. bir şeyi öncelik haline getirmek
of first priority adj. öncelikli
of top priority adj. öncelikli
the highest priority adj. en öncelikli
as a priority adv. öncelikli olarak
as a matter of priority adv. bir öncelik sorunu olarak
as a matter of priority adv. bir öncelik meselesi olarak
with priority adv. öncelikli olarak
Idioms
take priority over v. öncelik vermek
Trade/Economic
absolute priority rule n. mutlak öncelik kuralı
economic priority n. ekonomik öncelik
first priority mortgage n. birinci dereceden ipotek
price priority n. fiyat önceliği
priority principle n. öncelik ilkesi
priority payment n. öncelikli ödeme
time priority n. zaman önceliği kuralı
order of priority n. ipotekte öncelik sırası
priority call n. öncelikli konuşma
priority share n. öncelikli hisse
right of priority n. rüçhan hakkı
non-priority mail n. önceliksiz posta
priority system n. öncelik usulü
priority mail n. öncelikli posta
priority rights n. rüçhan (öncelik) hakkı
priority date n. öncelik tarihi
priority claim n. öncelik talebi
regions with development priority n. kalkınmada öncelikli yöreler
priority of debts n. borç önceliği
priority sequencing n. yapılacak görevleri önceliklerine göre sıralama
claim priority v. rüçhan talep etmek
Law
development priority region n. kalkınmada öncelikli bölge
order of priority n. öncelik sırası
right of priority n. rüçhan hakkı
priority of a claim n. bir hak talebinin önceliği
Politics
high priority n. başlıca öncelik
second priority n. ikinci öncelik
priority regions for development n. kalkınmada öncelikli yöreler
order of priority n. öncelik sıralaması
priority of the community n. topluluk önceliği
priority region n. öncelikli bölge
highest priority n. en büyük öncelik
first priority n. ilk öncelik
priority region for development n. kalkınmada öncelikli yöre
right of priority n. öncelik hakkı
priority right n. öncelik hakkı
right of priority n. tercih hakkı
common european priority areas n. avrupa müşterek öncelikli alanlar
priority expenditures n. öncelikli masraflar
order of priority n. öncelik sırası
priority visa n. öncelikli vize
accord priority treatment v. öncelikle ele almak
accord priority treatment v. öncelikli muamelede bulunmak
Institutes
common european priority areas n. avrupa müşterek öncelik alanları
Technical
priority processing n. öncelikli işleme
bus priority structure n. ana yol öncelik yapısı
priority valve n. öncelik valfi
priority indicator n. öncelik göstergesi
priority routine n. öncelik yordamı
dynamic priority n. dinamik öncelik
interrupt priority n. işkesme önceliği
priority queue n. öncelikli kuyruk
preemptive priority discipline n. sonsuz öncelikli düzence
shutter priority n. perdeleme önceliği
Computer
tx max priority n. tx en büyük öncelik
router priority n. yönlendirici önceliği
send priority n. gönderme önceliği
absolute priority n. mutlak öncelik
base priority n. temel öncelik
base priority n. temel önceliği
dynamic priority n. devingen öncelik
dynamic priority n. dinamik öncelik
high priority n. yüksek öncelik
group priority n. grup önceliği
interrupt priority n. işkesme önceliği
low priority n. düşük öncelik
normal priority n. normal öncelik
priority base n. temel öncelik
priority queue n. öncelikli kuyruk
pen priority n. kalem önceliği
priority base n. öncelik tabanı
preemptive priority discipline n. sonsuz öncelikli düzence
packet priority n. paket önceliği
bus priority structure n. ana yol öncelik yapısı
priority routine n. öncelik yordamı
priority indicator n. öncelik göstergesi
priority processing n. öncelikli işleme
cell loss priority n. hücre kaybı önceliği
set priority v. öncelik vermek
low priority adj. düşük öncelikli
set priority expr. öncelik ata
set priority expr. öncelikleri ayarla
lower priority expr. önceliği azalt
priority: high expr. öncelik: yüksek
priority: low expr. öncelik: düşük
raise priority expr. önceliği artır
Informatics
dynamic priority n. devingen öncelik
dispatching priority n. görev dağıtım önceliği
access priority n. erişim önceliği
priority interrupt n. öncelikli iş kesme
interrupt priority n. kesilme önceliği
preemptive priority discipline n. sonsuz öncelikli düzence
priority queue n. öncelik kuyruğu
job priority n. iş önceliği
priority access n. öncelikli erişim
low-priority adj. düşük öncelikli
priority-based adj. önceliğe dayalı
Telecom
key priority n. anahtar önceliği
priority issues n. öncelikli konular
priority areas n. öncelikli alanlar
priority access and channel assignment n. öncelikli erişim ve kanal tahsisi
telecommunications service priority n. telekomünikasyon hizmeti önceliği
Automotive
priority junction n. öncelikli kavşak
priority of way n. geçiş üstünlüğü
Traffic
priority over oncoming vehicles n. karşıdan gelene yol ver
priority over oncoming vehicles n. önceliği olan yön
pedestrian priority n. yaya önceliği
pedestrian-priority adj. yaya öncelikli
Aeronautic
priority boarding n. öncelikli biniş
Medical
an urgent public health priority n. acil bir kamu sağlığı önceliği
treatment priority n. tedavi önceliği