remind - Turc Anglais Dictionnaire

remind

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

remind — Definition

Signification:
hatırlatmak
Prononciation (IPA):
(AmE /rɪˈmaɪnd/ – BrE /rɪˈmaɪnd/)
Partie du discours:
Fiil: remind (reminds – reminded – reminding)
Synonymes:
prompt
Antonymes:
distract

Sens de "remind" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 12 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
remind v. hatırlatmak
Could you remind me to get a bag of ice?
Bir torba buz getirmemi bana hatırlatır mısın?

More Sentences
General
remind v. hatırlatmak
Could you remind me to get a bag of ice?
Bir torba buz getirmemi bana hatırlatır mısın?

More Sentences
remind v. anımsatmak
The cottage reminded me of the happy times I had spent with her.
Kır evi, bana onunla geçirdiğim mutlu zamanları anımsattı.

More Sentences
remind v. andırmak
You remind me of my cousin Hillary.
Kuzenim Hillary'yi andırıyorsun.

More Sentences
Trade/Economic
remind v. anımsatmak
The cottage reminded me of the happy times I had spent with her.
Kır evi, bana onunla geçirdiğim mutlu zamanları anımsattı.

More Sentences
General
remind v. ansıtmak
remind v. benzemek
remind v. hatırlatma yapmak
remind v. hatırlatmada bulunmak
remind v. aklına getirmek
remind v. hatırlatmalar yapmak
remind v. hatırlatmalarda bulunmak

Sens de "remind" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 48 résultat(s)

Anglais Turc
General
remind (someone) of v. çağrıştırmak
remind somebody of something v. hatırına getirmek
remind somebody of something v. aklına getirmek
remind of v. hatırlatmak
remind of v. benzemek
remind of v. andırmak
remind of v. anımsatmak
remind someone of his/her trouble v. derdini depreştirmek
remind someone of his/her trouble v. derdini deşmek
remind him/her of someone v. birine birisini hatırlatmak
kindly remind v. kibarca hatırlatmak
Phrasals
remind someone about something v. (uyarı/hatırlatma olarak) birine bir şeyi hatırlatmak
remind someone of someone v. (anı olarak) birine birini hatırlatmak
remind (one) of (someone or something) v. (birine birini/bir şeyi) hatırlatmak/anımsatmak
Colloquial
specifically remind v. özellikle hatırlatmak
need I remind you of (something) expr. (bir şeyi) sana hatırlatmama gerek var mı?
need I remind you of (something) expr. (bir şeyi) sana hatırlatmama gerek yok/yoktur herhalde?
Idioms
remind of v. anısını anımsatmak
remind of v. hatırına getirmek
remind about v. anısını canlandırmak
remind about v. hatırına getirmek
remind of v. anısını canlandırmak
remind about v. anısını anımsatmak
remind (someone) of v. hatırlatmak
Speaking
I would like to remind that expr. hatırlatmak isterim ki
you remind me of your father expr. bana babanı hatırlatıyorsun
you remind me of someone expr. bana birilerini hatırlatıyorsun
you remind me a little of myself expr. bana bir parça kendimi hatırlatıyorsun
you remind me a little of myself expr. bana bir parça kendi halimi anımsatıyorsun
need i remind you that expr. hatırlatmama gerek var mı?
need i remind you of expr. hatırlatmama gerek var mı?
need I remind you that I am married? expr. evli olduğumu hatırlatmama gerek var mı?
let me remind you expr. hatırlatmama izin verin
you remind me of someone expr. bana birini anımsatıyorsun
what do they remind you of? expr. onlar size neyi hatırlatıyor/anımsatıyor?
you remind me of someone expr. bana birini hatırlatıyorsun
remind me to do that later expr. bunu sonra yapmamı hatırlat
remind me when we get back home expr. eve döndüğümüzde bana hatırlat
you remind me of me expr. bana kendimi hatırlatıyorsun
you remind me of me expr. bana kendimi hatırlatıyorsunuz
you know what this remind me of? expr. bu bana neyi hatırlattı biliyor musun?
Trade/Economic
remind the payment v. ödemeyi hatırlatmak
Technical
service remind indicator n. servis hatırlatma lambası
Computer
remind me interj. bana hatırlat
remind me later expr. sonra anımsat
remind me later expr. daha sonra anımsat
don't remind expr. hatırlatma
don't remind expr. anımsatma