statute - Turc Anglais Dictionnaire

statute

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

statute — Definition

Signification:
yasa
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈstætʃuːt/ – BrE /ˈstætjuːt/)
Partie du discours:
İsim: statute (statutes)

Sens de "statute" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 36 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
statute n. yasa
Today, animal rights are protected by statute.
Bugün hayvan hakları yasalarla korunuyor.

More Sentences
statute n. kanun
In addition, the statute does not quarantee the independent conduct of monetary policy.
Ayrıca, kanun, para politikasının bağımsız yürütülmesini de garanti etmemektedir.

More Sentences
statute n. statü
Firstly, are not agreements within Article 98 point 2 consistent entirely with the letter and spirit of the ICC Statute?
İlk olarak, Madde 98 nokta 2 kapsamındaki anlaşmalar UCM Statüsü'nün lafzı ve ruhu ile tamamen uyumlu değil midir?

More Sentences
General
statute n. mevzuat
In 1970, the Commission submitted a proposal for a regulation on the statute of an SE.
1970 yılında Komisyon, Avrupa Şirketleri mevzuatına ilişkin bir yönetmelik teklifi sunmuştur.

More Sentences
statute n. tüzük
Statutes of civil organizations were currently modernized.
Sivil örgütlerin tüzükleri şu anda modernize edilmiştir.

More Sentences
Trade/Economic
statute n. kanun
In addition, the statute does not quarantee the independent conduct of monetary policy.
Ayrıca, kanun, para politikasının bağımsız yürütülmesini de garanti etmemektedir.

More Sentences
statute n. statü
Firstly, are not agreements within Article 98 point 2 consistent entirely with the letter and spirit of the ICC Statute?
İlk olarak, Madde 98 nokta 2 kapsamındaki anlaşmalar UCM Statüsü'nün lafzı ve ruhu ile tamamen uyumlu değil midir?

More Sentences
statute n. tüzük
Statutes of civil organizations were currently modernized.
Sivil örgütlerin tüzükleri şu anda modernize edilmiştir.

More Sentences
statute n. yasa
Today, animal rights are protected by statute.
Bugün hayvan hakları yasalarla korunuyor.

More Sentences
Law
statute n. kanun
In addition, the statute does not quarantee the independent conduct of monetary policy.
Ayrıca, kanun, para politikasının bağımsız yürütülmesini de garanti etmemektedir.

More Sentences
statute n. yasa
Today, animal rights are protected by statute.
Bugün hayvan hakları yasalarla korunuyor.

More Sentences
Politics
statute n. tüzük
Statutes of civil organizations were currently modernized.
Sivil örgütlerin tüzükleri şu anda modernize edilmiştir.

More Sentences
General
statute n. kural
statute n. hüküm
statute n. kaide
statute n. emir
statute n. nizamname
statute n. heykel
statute n. yontu
statute adj. yasa ile sabit
statute adj. mevzuat ile kesinleştirilen
statute adj. değiştirilemez
Trade/Economic
statute n. hukuki durum
statute n. kişisel durum
statute n. nizam
statute n. parlamento kararı
statute n. yönetmelik
Law
statute n. kaide
statute n. kural
statute n. nizam
statute n. nizamname
statute v. (yasa uyarınca) hüküm vermek
statute v. hükme bağlamak
statute v. karara bağlamak
statute v. buyurmak
History
statute n. (ingiltere'de) tarım işçisi ve hizmetçi seçimi için yıllık düzenlenen fuar

Sens de "statute" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 124 résultat(s)

Anglais Turc
General
statute mile n. 1609 metrelik mesafe
special statute n. özel statü
statute law n. yazılı hukuk
statute mile n. mil
statute theory n. statü kuramı
statute fair n. hizmetçi ve çiftlik işçisi alımı yapmak için eskiden ingiliz kasaba ve köylerinde düzenlenen yıllık panayır
statute [obsolete] n. borcun ödenmemesi halinde alacaklıya haciz yetkisi veren belediye başkanı onaylı senet
statute labor n. angarya
statute labor n. yüklenti
statute labor n. (bazı ingiliz kolonilerinde) kamu hizmeti için bindirilen iş yükü
toll the statute of limitations v. zamanaşımını kesmek
statute barred adj. zamanaşımına uğramış
statute barred adj. hükümsüz
statute barred adj. geçersiz
Phrases
without prejudice to any rights implied by statute or common law or under the provisions of this agreement expr. tüzük ya da genel hukuk tarafından kastedilen ya da bu anlaşmanın hükümleri çerçevesindeki herhangi bir hak saklı kalmak koşuluyla
Trade/Economic
statute mile n. kara mili
statute of limitation n. müruru zaman
statute of limitation n. zaman aşımı
statute mile n. nizami mil
statute of bankruptcy n. iflas kanunu
moratory statute n. borçların tecili yasası
moratory statute n. moratoryum kanunu
retaliatory statute n. bir şirketin başka bir eyalette faaliyet göstermesi durumunda vergilerin karşılıklı olacağını öngören kanun
printers' ink model statute n. printers düzen ve kuralları
Law
statute book n. kanunname
statute of limitations n. müruru zaman
acquisition of a right by statute of limitations n. hakkın müruru zaman yoluyla edinimi
statute book n. kanun kitabı
statute law n. kanun
acquisition of a right by statute of limitations n. hakkın müruru zaman yoluyla iktisabı
arbitration statute n. tahkim kuralı
moratory statute n. moratoryum kanunu
penal statute n. ceza kanunu
declaratory statute n. icra kanunu
punitive statute n. ceza kanunu
criminal statute n. ceza kanunu
executing the provisions of a statute n. kanun hükümlerini icra
statute of limitations n. zamanaşımı
statute of limitation n. müruru zaman
statute of limitation n. zamanaşımı kanunu
imperative statute n. uyulması zorunlu yasa
imperative statute n. amir hükümleri kapsayan kanun
guardian by statute n. kanun yoluyla vasi atanması
statute law n. mevzu hukuk
statute law n. mevzuat
statute law n. meşru hukuk
civil statute n. medeni kanun
statute of repose n. tahdit kanunu
nonclaim statute n. tahdit kanunu
statute of repose n. zamanaşımı kuralı
nonclaim statute n. zamanaşımı kuralı
unconstitutional statute n. anayasaya aykırı kanun
declaratory statute n. bir yasanın anlamını açıklamak amacıyla çıkarılan kanun
directory statute n. bağlayıcı hükümleri olmayan yasa
private statute n. belirli kişiler veya gruplar için çıkarılan özel kanun
equity of a statute n. kanunun özü
perpetual statute n. yürürlük süresi sınırsız kanun
equity of a statute n. kanunun adaleti
temporary statute n. geçici kanun
disabling statute n. bir hakkı iptal eden yasa
disabling statute n. bir hizmeti hizmet dışı eden kanun
affirmative statute n. müspet hüküm içeren kanun
real statute n. ayni statü
affirmative statute n. müspet kanun
prospective statute n. sadece yürürlük tarihi sonrasındaki olaylara uygulanan yasa
negative statute n. yasak hükmünü kapsayan kanun
negligent violation of statute n. kanunun ihmal sonucu ihlal edilmesi
retrospective statute n. geçmişi kapsayan kanun
retrospective statute n. önceyi kapsayan kanun
statute of distributions n. taksim kanunu
statute of wills n. vasiyet kanunu
waiver of the statute of limitations n. zamanaşımı kanunundan feragat
permanent statute n. süresiz olarak yürürlüğe konulan kanun
statute of limitation n. zamanaşımını belirleyen hükümler
legal statute n. yasal mevzuat
statute law n. yazılı hukuk
statute of bankruptcy n. iflas kanunu
the statute of anne n. öğrenmenin eser sahiplerinin çoğaltma ve basmaya ilişlin münhasır haklarının korunması vasıtasıyla teşvik edilmesine dair kanun
the statute of anne n. kraliçe anne kanunu
the statute of anne n. anne kanunu
statute of frauds n. ingiltere'de 17. yüzyılda çıkarılan bir toprak kanunu
penal statute n. cezai hükümleri kapsayan kanun
enabling statute n. bir sınırlama veya ehliyetsizliği kaldıran kanun
amending statute n. başka kanun veya kanunları değiştiren kanun
consolidating statute n. ıslah kanunu
statute of limitations n. dava zamanaşımını belirleyen kanun veya hükümler
expository statute n. tefsir kanunu
statute of repose n. dava zamanaşımı
nonclaim statute n. dava zamanaşımı
restraining statute n. mülkiyetin sahiplenmesini sınırlayıcı kanun
statute of the international court of justice n. uluslararası adalet divanı statüsü
statute of the international court of justice n. uluslararası adalet divanı tüzüğü
statute of frauds n. anglo-amerikan hukukunda bazı anlaşmaların yazılı formda yapılması gerektiğini öngören kural
statute of limitations n. zamanaşımı
long arm statute n. sınır aşan yargı yetkisi
statute title n. kanun layihası başlığı
insolvent statute [us] n. iflas edenin borçlarından muaf olmasını sağlayan bir eyalet yasası
insolvency statute [us] n. iflas edenin borçlarından muaf olmasını sağlayan bir eyalet yasası
public statute n. kamu hukuku
statute of uses n. emlak kullanım hakkını mülkiyete aktaran yasa
statute merchant n. borcun ödenmemesi halinde alacaklıya haciz yetkisi veren senet
statute staple n. borcun ödenmemesi halinde alacaklıya haciz yetkisi veren senet
statute of uses n. zilyetlik hakkı veren yasa
save the statute v. davanın zamanaşımını kesmek
annul a statute v. var olan bir kanunu kaldırmak
barred by by the statute of limitation adj. tahdit kanunu ile yasaklanmış
barred by the statute of limitation adj. tahdit kanunu ile kısıtlanmış
statute-barred adj. hak düşürücü süreye uğramış
Politics
statute of the international court of justice n. uluslararası adalet divanı statüsü
statute of limitations n. dava zamanaşımını belirleyen kanun ya da hükümler
statute law n. yazılı yasa
statute of westminster n. westminster yasası
local statute n. mahalli kurallar
local statute n. mahalli kaideler
curative statute n. düzeltici kanun
theory of statute n. statü kuramı
personal statute n. kişisel statü
special statute n. özel kanun
statute of the council of europe n. avrupa konseyi‘nin statüsü
statute of the council of europe n. avrupa konseyi kuruluş yasası
rome statute n. roma statüsü
Social Sciences
statute cap n. (belirli sosyal statüdekilerin yasa uyarınca taktığı) yün şapka
Education
statute on general education n. maarif-i umumiye nizamnamesi
Military
statute mile n. kara mili