undertake - Turc Anglais Dictionnaire

undertake

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

undertake — Definition

Signification:
üstlenmek
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌʌndərˈteɪk/ – BrE /ˌʌndəˈteɪk/)
Partie du discours:
Fiil: undertake (undertakes – undertook – undertaking)
Synonymes:
assume, embark on
Antonymes:
abandon, shirk

Sens de "undertake" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 22 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
undertake v. girişmek
The lack of incentive to undertake new investment may cause a slowdown in business.
Yeni yatırımlara girişme konusundaki teşviklerin eksik olması işleri yavaşlatabilir.

More Sentences
undertake v. üstlenmek
The Commission has undertaken a major action which relates to the public health programme for the years 2000-2008.
Komisyon, 2000-2008 yıllarını kapsayan halk sağlığı programıyla ilgili önemli bir eylemi üstlenmiştir.

More Sentences
undertake v. yüklenmek
General
undertake v. taahhüt etmek
I could not undertake to depart from the institutional agreement.
Kurumsal anlaşmadan ayrılmayı taahhüt edemezdim.

More Sentences
undertake v. üstlenmek
The Commission has undertaken a major action which relates to the public health programme for the years 2000-2008.
Komisyon, 2000-2008 yıllarını kapsayan halk sağlığı programıyla ilgili önemli bir eylemi üstlenmiştir.

More Sentences
Law
undertake v. taahhüt etmek
I could not undertake to depart from the institutional agreement.
Kurumsal anlaşmadan ayrılmayı taahhüt edemezdim.

More Sentences
undertake v. üstlenmek
The Commission has undertaken a major action which relates to the public health programme for the years 2000-2008.
Komisyon, 2000-2008 yıllarını kapsayan halk sağlığı programıyla ilgili önemli bir eylemi üstlenmiştir.

More Sentences
Technical
undertake v. üstlenmek
The Commission has undertaken a major action which relates to the public health programme for the years 2000-2008.
Komisyon, 2000-2008 yıllarını kapsayan halk sağlığı programıyla ilgili önemli bir eylemi üstlenmiştir.

More Sentences
General
undertake v. deruhte etmek
undertake v. yükümlenmek
undertake v. garanti etmek
undertake v. söz vermek
undertake v. üzerine almak
undertake v. başlamak
undertake v. denemek
undertake v. (bir işi yapmaya) soyunmak
Irregular Verb
undertake v. undertook - undertaken
Trade/Economic
undertake v. garanti etmek
Law
undertake v. üzerine almak
Politics
undertake v. bir şeyin sorumluluğunu almak
Technical
undertake v. üzerine almak
Ottoman Turkish
undertake v. tadat etmek

Sens de "undertake" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Anglais Turc
General
commercial undertake n. ticari işletme
undertake the management v. yönetimi üstlenmek
undertake a journey v. uzun bir yolculuğa hazırlanıp çıkmak
knowingly undertake a risky business v. bile bile çok tehlikeli bir işe girişmek
knowingly undertake a risky business v. kendini ateşe atmak
undertake a partnership v. ortaklığa girmek
undertake something in partnership with v. ortaklaşa girişmek
undertake something in partnership with v. ortaklaşa üstlenmek
undertake activities v. etkinliklerde bulunmak
undertake an enterprise v. girişimde bulunmak
undertake an enterprise v. teşebbüste bulunmak
undertake a mission v. misyon üstlenmek
undertake an operation v. operasyon başlatmak
undertake an operation v. operasyon düzenlemek
undertake an activity v. faaliyet yürütmek
undertake a task v. görev yüklenmek
undertake to do v. görev edinmek
undertake as a duty v. görev edinmek
undertake a risk v. risk üstlenmek
accept and undertake v. kabul ve taahhüt etmek
acknowledge and undertake v. kabul ve taahhüt etmek
declare and undertake v. beyan ve taahhüt etmek
undertake a long-haul flight v. uzun uçuş yapmak
Phrasals
undertake towards v. taahhüt etmek
undertake to (do something) v. (bir şey yapmaya) girişmek
undertake to (do something) v. (bir şey yapmayı) vadetmek
undertake to (do something) v. (bir şey yapmayı) üstlenmek
undertake to (do something) v. (bir şey yapmayı) görev edinmek
undertake to (do something) v. (bir şey yapma) sorumluluğunu almak
Speaking
I accept and undertake expr. kabul ve taahhüt ederim
Trade/Economic
agree, declare and undertake n. kabul, beyan ve taahhüt
undertake advertising activities v. reklam faaliyetlerinde bulunmak
Law
undertake a liability v. borcu üstlenmek
Marine
undertake a journey v. uzun bir yolculuğa çıkmak