vice- - Turc Anglais Dictionnaire

vice-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "vice-" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
General
vice- pref. vekil anlamına gelen ön ek

Sens de "vice-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vice president n. başkan yardımcısı
vice n. mengene
General
vice n. vekil
vice n. özür
vice n. muavin
vice squad n. ahlak zabıtası ekibi
vice chancellor n. hakim yardımcısı
vice squad n. ahlak polisi
vice n. yardımcı
vice n. ahlak bozukluğu
vice n. kötülük
vice n. leke
vice n. kıskaç
vice admiral n. patrona
machine vice n. makine mengenesi
den of vice n. batakhane
senior vice president n. kıdemli başkan yardımcısı
vice chairman n. başkan yardımcısı
vice n. ahlaksızlık
vice director n. yardımcı müdür
vice principal n. yardımcı müdür
vice president of the executive board n. yönetim kurulu başkan vekili
vice president n. genel başkan yardımcısı
vice chairman n. genel başkan yardımcısı
air vice-marshal n. tümgeneral
vice-minister n. bakan yardımcısı
vice-chancellor n. rektör yardımcısı
vice-consul n. viskonsül
vice-presidents n. başkan yardımcıları
vice-president n. asbaşkan
vice-admiral n. koramiral
vice consulate n. viskonsüllük
vice consul n. viskonsül
vice manager n. müdür muavini
vp (vice president) n. başkan yardımcısı
vice-chairperson n. başkan yardımcısı
vice consul n. konsolos yardımcısı
executive vice president (evp) n. başkan yardımcısı
vice-president's secretary n. başkan yardımcısı sekreteri
vice president n. genel müdür yardımcısı
vice n. sakatlık
vice n. namussuzluk
vice n. eksiklik
vice n. fiziksel kusur
vice-chairmanship n. başkan yardımcılığı
vice n. yozlaşma
vice n. soytarı
vice n. ahlaksız alışkanlıklar
vice regent n. saltanat naibi
vice n. ahlaksız davranışlar
vice n. (atlarda, köpeklerde) kötü numara
vice [scotland] n. sıralı dönüş
vice n. zararlı olma
vice n. şaklaban
vice n. (atlarda, köpeklerde) kötü yetenek
vice n. aşağılık hareketler
vice [scotland] n. yer
vice legate n. elçi vekili
vice n. zararlılık
vice crime n. ahlak dışı olduğu için kanunen yasaklanmış eylem
vice [scotland] n. mahal
vice regent n. hükümdar vekili olarak görev yapan kimse
vice-chancellor n. şansölye yardımcısı
vice-chancellor n. rektör yardımcısı
vice-chancellor n. başhakim yardımcısı
renounce vice v. kötü alışkanlıklardan vazgeçmek
in the bondage of vice adj. bağımlı
vice adj. bir şeyin yerine hizmet eden
vice adj. vekalet eden
and vice versa adv. ve aksine
and vice versa adv. ve tersine
vice versa adv. ve aksi
vice versa adv. karşılıklı olarak
vice versa adv. bilakis
vice versa adv. tersine
vice versa adv. o da aynı şekilde
vice versa adv. kısasa kısas
vice versa adv. tam tersi
vice versa adv. (hatta) (tam) aksine
vice versa adv. (hatta) bilakis
vice versa adv. (hatta)(tam) tersine
v.v. (vice versa) adv. tersine
v.v. (vice versa) adv. aksine
vice pref. yerine
vice pref. ikinci
vice pref. yerine anlamına gelen ön ek
vv (vice versa) abrev. aksine
vv (vice versa) abrev. tersine
Colloquial
vice versa adv. aksi yönde
vice versa adv. aksine
vice versa adv. tersine
vice versa expr. ve tersi
pro hac vice expr. bu defaya mahsus
Idioms
vice ring n. yasa dışı örgüt
vice ring n. yasa dışı grup
get one's nuts in a vice v. içinden çıkılmaz duruma/belaya düşmek
everyone has his pet vice expr. kul kusursuz olmaz
Trade/Economic
inherent vice n. çürüme yanma gibi tabiatından kaynaklanan bozulma
inherent vice n. gizli kusur
inherent vice n. mallar yola çıkarıldığı anda mevcut olan kusur
vice n. kusur
executive vice president n. başkan vekili
words importing the singular shall include the plural and vice versa n. tekil ifadeler çoğul ifadeleri, çoğul ifadeler ise tekil ifadeleri de kapsayacak şekilde anlaşılacaktır
inherent vice n. zati ayıp
vice n. malda ayıp
executive vice president n. başkan yardımcısı
vice chairman of the management board n. yönetim kurulu başkan yardımcısı
vice of goods n. malın ayıbı
corporate senior vice president of human resources n. insan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcısı
vice n. bozukluk
vice chairman n. yönetim kurulu başkan yardımcısı
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
inherent vice n. malın kendi kusuru
vice general director n. genel müdür yardımcısı
vice head of department n. daire başkanı yardımcısı
vice president n. başkan yardımcısı
vice chairman n. başkan yardımcısı
vice president n. ikinci başkan
vice president n. başkan vekili
vice president of the board of directors n. yönetim kurulu ikinci başkanı
vice general manager n. genel müdür yardımcısı
assistant vice president n. ikinci başkan yardımcısı
vice coordinator n. koordinatör yardımcısı
vice president of marketing n. pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı
vice president corporate affairs n. kurumsal ilişkiler başkan yardımcısı
vice president of corporate affairs n. kurumsal ilişkiler başkan yardımcısı
vice president of purchasing n. satın almadan sorumlu genel müdür yardımcısı
vice project coordinator n. proje koordinatörü yardımcısı
regional vice president n. bölge başkan yardımcısı
regional vice president n. bölge başkan vekili
Law
vice chancellor n. başhakim yardımcısı
vice president n. başkan vekili
vice chief public prosecutor of court of cassation n. yargıtay cumhuriyet başsavcı vekili
first vice president of the court of cassation n. yargıtay birinci başkan vekili
vice n. vekil
vice principal n. işveren vekili
vice chancellor n. büyük mahkemenin başkatip muavini
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
vice n. kusur
vice n. yardımcı
vice n. ayıp
police vice department n. ahlak kumar büro amirliği
vice unit n. ahlak masası
vice n. ahlak masası
vice n. adi suçlar
vice n. şiddet içermeyen suçlar
vice-admiralty court n. denizaşırı ingiliz topraklarındaki parlamento yetkilisinin kurduğu amirallik yetkisine sahip mahkeme
vice adj. muavin
vice versa adv. aksinde de aynı
vice versa adv. tersine