vice - Turc Anglais Dictionnaire

vice

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "vice" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 54 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vice n. mengene
Parliament is concerned that the mechanism should not be gripped in the vice of an excessively rigid definition.
Parlamento, mekanizmanın aşırı katı bir tanımın mengenesinde sıkışıp kalmamasından endişe duymaktadır.

More Sentences
General
vice n. kötülük
Boredom is the beginning of all vices.
Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.

More Sentences
vice n. ahlaksızlık
He was too upset to distinguish vice from virtue.
Ahlaksızlığı erdemden ayırt edemeyecek kadar üzgündü.

More Sentences
vice n. yardımcı
The vice president’s office later denied inviting Jacobs to the event.
Başkan yardımcısının ofisi daha sonra Jacobs'u etkinliğe davet etmeyi reddetti.

More Sentences
Law
vice n. yardımcı
The vice president’s office later denied inviting Jacobs to the event.
Başkan yardımcısının ofisi daha sonra Jacobs'u etkinliğe davet etmeyi reddetti.

More Sentences
Technical
vice n. mengene
Parliament is concerned that the mechanism should not be gripped in the vice of an excessively rigid definition.
Parlamento, mekanizmanın aşırı katı bir tanımın mengenesinde sıkışıp kalmamasından endişe duymaktadır.

More Sentences
General
vice n. vekil
vice n. leke
vice n. muavin
vice n. ahlak bozukluğu
vice n. kıskaç
vice n. özür
vice n. namussuzluk
vice n. sakatlık
vice n. fiziksel kusur
vice n. eksiklik
vice n. soytarı
vice n. şaklaban
vice n. aşağılık hareketler
vice n. ahlaksız davranışlar
vice n. ahlaksız alışkanlıklar
vice n. yozlaşma
vice n. (atlarda, köpeklerde) kötü numara
vice n. (atlarda, köpeklerde) kötü yetenek
vice n. zararlı olma
vice n. zararlılık
vice adj. bir şeyin yerine hizmet eden
vice adj. vekalet eden
vice pref. ikinci
vice pref. yerine
vice pref. yerine anlamına gelen ön ek
Trade/Economic
vice n. bozukluk
vice n. kusur
vice n. malda ayıp
Law
vice n. ahlak masası
vice n. ayıp
vice n. kusur
vice n. vekil
vice n. şiddet içermeyen suçlar
vice n. adi suçlar
vice adj. muavin
Industry
vice n. ürün veya sözleşmeyi geçersiz kılacak kadar ciddi kusur
vice n. ürünlerin veya malzemenin doğası gereği sigortalanamayan kusur
Technical
vice n. tesviyeci mengenesi
vice n. döner merdiven
vice n. bir aleti çalıştıran mekanik cihaz
vice n. vida
vice n. bir açıklığa vidalanan tıpa
vice n. vitraylı pencere yapmak için kullanılan bir cihaz
Mechanic
vice n. üzerinde çalışılan bir nesneyi tutmaya yarayan kıskaçlı alet
Medical
vice n. vis
Veterinary
vice n. evcil hayvanda istenmeyen alışkanlık
vice n. bireyin veya gruba zararlı olan anormal davranış modeli
Engineering
vice v. (bir şeyi) mengene ile tutmak

Sens de "vice" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vice president n. başkan yardımcısı
General
vice chairman n. başkan yardımcısı
vice chancellor n. hakim yardımcısı
den of vice n. batakhane
vice admiral n. patrona
machine vice n. makine mengenesi
vice squad n. ahlak zabıtası ekibi
senior vice president n. kıdemli başkan yardımcısı
vice squad n. ahlak polisi
vice principal n. yardımcı müdür
vice director n. yardımcı müdür
vice president of the executive board n. yönetim kurulu başkan vekili
vice chairman n. genel başkan yardımcısı
vice president n. genel başkan yardımcısı
air vice-marshal n. tümgeneral
vice-president n. asbaşkan
vice-chancellor n. rektör yardımcısı
vice-presidents n. başkan yardımcıları
vice-minister n. bakan yardımcısı
vice-consul n. viskonsül
vice-admiral n. koramiral
vice consul n. viskonsül
vice consulate n. viskonsüllük
vice manager n. müdür muavini
vp (vice president) n. başkan yardımcısı
vice-chairperson n. başkan yardımcısı
vice consul n. konsolos yardımcısı
executive vice president (evp) n. başkan yardımcısı
vice-president's secretary n. başkan yardımcısı sekreteri
vice president n. genel müdür yardımcısı
vice-chairmanship n. başkan yardımcılığı
vice regent n. saltanat naibi
vice crime n. ahlak dışı olduğu için kanunen yasaklanmış eylem
vice legate n. elçi vekili
vice regent n. hükümdar vekili olarak görev yapan kimse
vice [scotland] n. mahal
vice [scotland] n. yer
vice [scotland] n. sıralı dönüş
vice-chancellor n. başhakim yardımcısı
vice-chancellor n. rektör yardımcısı
vice-chancellor n. şansölye yardımcısı
renounce vice v. kötü alışkanlıklardan vazgeçmek
in the bondage of vice adj. bağımlı
vice versa adv. ve aksi
vice versa adv. karşılıklı olarak
and vice versa adv. ve aksine
and vice versa adv. ve tersine
vice versa adv. bilakis
vice versa adv. tersine
vice versa adv. o da aynı şekilde
vice versa adv. kısasa kısas
vice versa adv. tam tersi
vice versa adv. (hatta) bilakis
vice versa adv. (hatta) (tam) aksine
vice versa adv. (hatta)(tam) tersine
v.v. (vice versa) adv. tersine
v.v. (vice versa) adv. aksine
vice- pref. vekil anlamına gelen ön ek
vv (vice versa) abrev. tersine
vv (vice versa) abrev. aksine
Colloquial
vice versa adv. aksi yönde
vice versa adv. aksine
vice versa adv. tersine
vice versa expr. ve tersi
pro hac vice expr. bu defaya mahsus
Idioms
vice ring n. yasa dışı örgüt
vice ring n. yasa dışı grup
get one's nuts in a vice v. içinden çıkılmaz duruma/belaya düşmek
everyone has his pet vice expr. kul kusursuz olmaz
Trade/Economic
inherent vice n. çürüme yanma gibi tabiatından kaynaklanan bozulma
inherent vice n. gizli kusur
inherent vice n. mallar yola çıkarıldığı anda mevcut olan kusur
executive vice president n. başkan vekili
words importing the singular shall include the plural and vice versa n. tekil ifadeler çoğul ifadeleri, çoğul ifadeler ise tekil ifadeleri de kapsayacak şekilde anlaşılacaktır
inherent vice n. zati ayıp
executive vice president n. başkan yardımcısı
vice chairman of the management board n. yönetim kurulu başkan yardımcısı
vice of goods n. malın ayıbı
corporate senior vice president of human resources n. insan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcısı
vice chairman n. yönetim kurulu başkan yardımcısı
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
inherent vice n. malın kendi kusuru
vice general director n. genel müdür yardımcısı
vice head of department n. daire başkanı yardımcısı
vice chairman n. başkan yardımcısı
vice president n. başkan yardımcısı
vice president n. ikinci başkan
vice president n. başkan vekili
vice president of the board of directors n. yönetim kurulu ikinci başkanı
vice general manager n. genel müdür yardımcısı
assistant vice president n. ikinci başkan yardımcısı
vice coordinator n. koordinatör yardımcısı
vice president of marketing n. pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı
vice president corporate affairs n. kurumsal ilişkiler başkan yardımcısı
vice president of corporate affairs n. kurumsal ilişkiler başkan yardımcısı
vice president of purchasing n. satın almadan sorumlu genel müdür yardımcısı
vice project coordinator n. proje koordinatörü yardımcısı
regional vice president n. bölge başkan vekili
regional vice president n. bölge başkan yardımcısı
Law
vice chancellor n. başhakim yardımcısı
vice president n. başkan vekili
vice chief public prosecutor of court of cassation n. yargıtay cumhuriyet başsavcı vekili
first vice president of the court of cassation n. yargıtay birinci başkan vekili
vice principal n. işveren vekili
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
vice chancellor n. büyük mahkemenin başkatip muavini
police vice department n. ahlak kumar büro amirliği
vice unit n. ahlak masası
vice-admiralty court n. denizaşırı ingiliz topraklarındaki parlamento yetkilisinin kurduğu amirallik yetkisine sahip mahkeme
vice versa adv. aksinde de aynı
vice versa adv. tersine
vice versa expr. hilafına
Politics
vice consul n. muavin konsolos
vice prime minister n. başbakan yardımcısı
vice-president n. başkan yardımcısı
vice chairmanship n. bakan vekilliği
vice chairman n. başkan yardımcısı
vice chairman n. başkan vekili
vice presidency n. başkan yardımcılığı
vice chair n. başkan yardımcısı
vice president of the assembly n. meclis başkan yardımcısı
vice-consular n. konsolos vekili
vice-consular n. konsolos yardımcısı
vice consul general n. başkonsolos yardımcısı
general vice president n. genel başkan yardımcısı
general vice president n. genel başkan vekili
vice presidential candidate n. başkan yardımcısı adayı
vice consul n. konsolos vekili
vice consul n. konsolos yardımcısı
vice-consul n. konsolos vekili
v.p. (vice president) n. başkan vekili
vice king n. saltanat naibi
vice president of the united states n. amerika birleşik devletleri başkan yardımcısı
vice chamberlain n. saray nazırı yardımcısı
vice king n. kralın naibi
vice chamberlain n. saray nazırı vekili
vice-premier n. başbakanın yokluğunda onun yerine görev yapan kimse
vice-regent n. kral naibinin vekili
vice-premier n. başbakana vekalet eden kimse
vice-presidential term n. başkan yardımcısının görev süresi
vice-premier n. başbakan vekili
vice president n. cumhurbaşkanı yardımcısı
vice-regal adj. genel vali veya genel valilik ile ilgili
vice-regal adj. genel vali veya genel valiliğe ait
vice-presidential adj. başkan yardımcısı ile ilgili
vice-presidential adj. başkan yardımcılığı ile ilgili
Insurance
inherent vice n. gizli kusur
inherent vice n. zati ayıp
Technical
hand vice n. el mengenesi
bench yoke vice n. boru mengenesi