yourself - Turc Anglais Dictionnaire

yourself

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "yourself" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
General
yourself pron. kendini
Okay Red, remember don't tire yourself out today, because tonight is a special night in the bedroom.
Pekala Red, bugün kendini sakın fazla yormayasın, çünkü bu gece yatak odasında özel bir gece.

More Sentences
yourself pron. kendin
Are you able to be yourself in this relationship?
Bu ilişkide kendin olabiliyor musun?

More Sentences
yourself pron. kendiniz
You could almost imagine yourself faced with a bar of chocolate!
Neredeyse kendinizi bir kalıp çikolata ile karşı karşıya hayal edebilirdiniz!

More Sentences
yourself pron. kendinize
No, you ask yourself, can they suffer?
Hayır, kendinize soruyorsunuz, acı çekebilirler mi?

More Sentences
yourself pron. kendinin
yourself pron. kendine
yourself pron. bizzat sen
yourself pron. bizzat senin
yourself pron. bizzat siz
yourself pron. bizzat sizin
yourself pron. senden
yourself pron. sizden
yourself pron. kendinden
yourself pron. kendinizden
yourself pron. kendinde
yourself pron. kendinizde
yourself pron. siz
yourself pron. sen
yourself pron. her zamanki halin
yourself pron. normal halin
yourself pron. kendi halin
Colloquial
yourself pron. ...sensin
yourself expr. sana...

Sens de "yourself" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
do-it-yourself n. birinin kendi başına yapabileceği şey (şey)
do-it-yourself n. birinin kendi başına monte edebileceği (şey)
do-it-yourself n. kendin yap
do-it-yourself project n. kendin yap projesi
avoid attracting attention to yourself v. dikkat çekmemeye çalışmak
make yourself useful v. bir işe yaramak
surrender yourself to the rhythm v. kendini müziğin ritmine bırakmak
let yourself go with the rhythm v. kendini müziğin ritmine bırakmak
teach yourself v. kendi kendine öğrenmek
think to yourself v. (bir şeyle ilgili) kendi kendine düşünmek
be hard on yourself v. kendine haksızlık etmek
bury yourself v. kendini gömmek
buy yourself out v. (askerlikten vb) tazminat ödeyerek ayrılmak
go out and enjoy yourself v. çıkıp eğlenmek
set aside time for yourself v. kendine vakit ayırmak
set aside time for yourself v. kendine zaman ayırmak
believe in yourself v. kendine inanmak
talk yourself v. kendi kendine konuşmak
treat yourself v. kendini ödüllendirmek
treat yourself v. kendini ödüllendirmek
abandon yourself to something v. kendini bir şeye bırakmak
make yourself up v. kendine makyaj yapmak
have time for yourself v. kendine zaman ayırmak
doubt yourself v. kendinden şüphe etmek
be patient with yourself v. kendine karşı sabırlı olmak
do-it-yourself adj. yardımsız yapılabilen
do-it-yourself adj. amatör işler için tasarlanmış
do-it-yourself adj. amatörce yapılan
do-it-yourself adj. hobi amaçlı üretilmiş
by yourself adv. kendi kendinize
by yourself adv. kendi kendine
by yourself adv. tek başına
help yourself! interj. buyurun
help yourself interj. buyurunuz
go beyond yourself! interj. aş kendini
Phrasals
lever yourself out of something v. bir yerden destek alarak hareket etmek
lever yourself out of something v. bir yerden destek alarak ayağa kalkmak
lever yourself onto something v. bir yerden destek alarak ayağa kalkmak
lever yourself onto something v. bir yerden destek alarak hareket etmek
Phrases
what matters most is how you see yourself expr. önemli olan kendini nasıl gördüğündür
through yourself expr. şahsınızda
go easy on yourself expr. kendine yüklenme
apply yourself expr. kendini ver
don't suppress yourself expr. kendine yüklenme
despite yourself expr. istemediği halde
despite yourself expr. elinde olmadan
despite yourself expr. istemese de
despite yourself expr. ister istemez
despite yourself expr. elinde olmayarak
Proverb
why keep a dog and bark yourself? (para verip tuttuğun) başka birisi varken sen niye yapasın?
if you want a thing done well do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want a thing done well do it yourself kendi ununu kendin öğüt
serve yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
serve yourself kendi ununu kendin öğüt
if you would be well served, serve yourself işinin iyi görülmesini istiyorsan, kendi işini kendin gör
why keep a dog and bark yourself? maşa varken ateşi elinle tutmak niye?
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you çekingen olursan bunu fırsat bilirler/istismar ederler
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you ses çıkarmazsan/kuzu gibi olursan bunu fırsat bilirler
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you çekingen olma, hakkından gelirler
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you kuzu gibi olma, kurda yem olursun
if you want something done right, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want something done well/right, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want it done well, do it yourself bir iş iyi yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
if you want something done well, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want a thing done well/right, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want something done well, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want something done right, do it yourself bir şey doğru/doğru düzgün yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
if you want a thing done well/right, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want it done right, do it yourself bir şey doğru/doğru düzgün yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
if you want something done right, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want a thing done well/right, do it yourself bir şey iyi/doğru yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
if you want something done well/right, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want it done well, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want something done well, do it yourself bir iş iyi yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
if you want it done right, do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want it done well, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want it done right, do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
if you want something done well/right, do it yourself bir şey iyi/doğru yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın
Colloquial
googling yourself n. kişinin google'da kendi adını veya websitesini aratması
stop deluding yourself v. kendini aldatmayı bırak
excel yourself v. kendini aşmak
laugh yourself silly v. gülmekten kırılmak
laugh yourself silly v. çılgın gibi gülmek
laugh yourself silly v. gülmekten kendinden geçmek
laugh yourself silly v. deli gibi gülmek
kill yourself (laughing) [uk] v. (gülmekten) ölmek
kill yourself doing something v. (bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendi) canını çıkarmak
kill yourself doing something v. (bir şeyi yapmak için/yapacağım diye) ölümüne uğraşmak
kill yourself doing something v. (bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendini) helak etmek
kill yourself (laughing) [uk] v. (gülmekten) yerlere yatmak
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için/yapacağım diye ölümüne uğraşmak/çabalamak
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için aşırı çabalamak
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için aşırı çaba/efor sarf etmek
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için/yapacağım diye canını dişine takmak
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendini yırtmak
kill yourself doing something v. bir şeyi yapmak için/yapacağım diye bir tarafını yırtmak
keep yourself busy v. boş kalmamak/durmamak
keep yourself busy v. hiçbir şey yapmadan durmamak
keep yourself busy v. kendine yapacak bir şeyler bulmak
keep yourself busy v. kendini oyalamak
play yourself in v. oyunun içine girmek
play yourself in v. kendini oyuna dahil etmek
play yourself in v. -e alışmak
play yourself in v. ritmi yakalamak
play yourself in v. akışa dahil olmak
play yourself in v. '-e dahil olmak
play yourself in v. duruma alışmak
play yourself in v. kendini akışa dahil etmek
play yourself in v. kendini oyunun içine sokmak
explain yourself v. kendini açıklamak
explain yourself v. söylediği şeyi açmak
explain yourself v. ne demek istediğini açıklamak
explain yourself v. ne kast ettiğini açıklamak
explain yourself v. davranışının nedenini açıklamak
push yourself v. kendini zorlamak
let yourself go v. kendini rahat bırakmak
let yourself go v. kendini salmak
let yourself go v. kendini bırakmak
full of yourself adj. böbürlenen
full of yourself adj. kendini bir şey sanan
full of yourself adj. çalımından geçilmeyen
full of yourself adj. havalara girmiş
full of yourself adj. kendini beğenmiş
full of yourself adj. kendini bir bok sanan
full of yourself adj. havasından geçilmeyen
sure of yourself adj. kendine güvenen
sure of yourself adj. kendinden emin
make yourself at home expr. kendi evinizdeymiş gibi hareket edin
make yourself at home expr. kendi evinizdeymiş gibi davranın
make yourself at home expr. rahatınıza bakın
consider yourself on notice expr. kendini uyarılmış bil
find yourself a place to stay expr. kendine kalacak bir yer bul
take some time for yourself expr. kendine biraz zaman ayır
take care of yourself expr. sağlıcakla kalınız
take care of yourself expr. sağlıcakla kal
take care of yourself expr. sağlıcakla kalın
take very good care of yourself expr. kendine çok iyi bak
take very good care of yourself expr. kendine çok ama çok iyi bak
take care of yourself expr. iyi bak kendine
enjoy yourself expr. keyfine bak
comfort yourself expr. rahatına bak
comfort yourself expr. kendini rahatlat
introduce yourself expr. kendinizi tanıtın
introduce yourself expr. tanıt kendini
speak for yourself expr. kendi adına konuş
go chase yourself! expr. defol git ve beni rahatsız etme!
keep your intentions to yourself expr. niyetini kendine sakla
keep your intentions to yourself expr. içinden geçeni kendine sakla
pull yourself together expr. kendine çekidüzen ver
pull yourself together expr. kendini topla