|
Kategori |
İngilizce |
Türkçe |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
do-it-yourself i. |
birinin kendi başına yapabileceği şey (şey) |
|
| 2 |
Genel |
do-it-yourself i. |
birinin kendi başına monte edebileceği (şey) |
|
| 3 |
Genel |
do-it-yourself i. |
kendin yap |
|
| 4 |
Genel |
do-it-yourself project i. |
kendin yap projesi |
|
| 5 |
Genel |
avoid attracting attention to yourself f. |
dikkat çekmemeye çalışmak |
|
| 6 |
Genel |
make yourself useful f. |
bir işe yaramak |
|
| 7 |
Genel |
surrender yourself to the rhythm f. |
kendini müziğin ritmine bırakmak |
|
| 8 |
Genel |
let yourself go with the rhythm f. |
kendini müziğin ritmine bırakmak |
|
| 9 |
Genel |
teach yourself f. |
kendi kendine öğrenmek |
|
| 10 |
Genel |
think to yourself f. |
(bir şeyle ilgili) kendi kendine düşünmek |
|
| 11 |
Genel |
be hard on yourself f. |
kendine haksızlık etmek |
|
| 12 |
Genel |
bury yourself f. |
kendini gömmek |
|
| 13 |
Genel |
buy yourself out f. |
(askerlikten vb) tazminat ödeyerek ayrılmak |
|
| 14 |
Genel |
go out and enjoy yourself f. |
çıkıp eğlenmek |
|
| 15 |
Genel |
set aside time for yourself f. |
kendine vakit ayırmak |
|
| 16 |
Genel |
set aside time for yourself f. |
kendine zaman ayırmak |
|
| 17 |
Genel |
believe in yourself f. |
kendine inanmak |
|
|
|
| 18 |
Genel |
talk yourself f. |
kendi kendine konuşmak |
|
| 19 |
Genel |
treat yourself f. |
kendini ödüllendirmek |
|
| 20 |
Genel |
treat yourself f. |
kendini ödüllendirmek |
|
| 21 |
Genel |
abandon yourself to something f. |
kendini bir şeye bırakmak |
|
| 22 |
Genel |
make yourself up f. |
kendine makyaj yapmak |
|
| 23 |
Genel |
have time for yourself f. |
kendine zaman ayırmak |
|
| 24 |
Genel |
doubt yourself f. |
kendinden şüphe etmek |
|
| 25 |
Genel |
be patient with yourself f. |
kendine karşı sabırlı olmak |
|
| 26 |
Genel |
do-it-yourself s. |
yardımsız yapılabilen |
|
| 27 |
Genel |
do-it-yourself s. |
amatör işler için tasarlanmış |
|
| 28 |
Genel |
do-it-yourself s. |
amatörce yapılan |
|
| 29 |
Genel |
do-it-yourself s. |
hobi amaçlı üretilmiş |
|
| 30 |
Genel |
by yourself zf. |
kendi kendinize |
|
| 31 |
Genel |
by yourself zf. |
kendi kendine |
|
| 32 |
Genel |
by yourself zf. |
tek başına |
|
| 33 |
Genel |
help yourself! ünl. |
buyurun |
|
| 34 |
Genel |
help yourself ünl. |
buyurunuz |
|
| 35 |
Genel |
go beyond yourself! ünl. |
aş kendini |
|
| Öbek Fiiller |
|
| 36 |
Öbek Fiiller |
lever yourself out of something f. |
bir yerden destek alarak hareket etmek |
|
| 37 |
Öbek Fiiller |
lever yourself out of something f. |
bir yerden destek alarak ayağa kalkmak |
|
| 38 |
Öbek Fiiller |
lever yourself onto something f. |
bir yerden destek alarak ayağa kalkmak |
|
| 39 |
Öbek Fiiller |
lever yourself onto something f. |
bir yerden destek alarak hareket etmek |
|
| İfadeler |
|
| 40 |
İfadeler |
what matters most is how you see yourself expr. |
önemli olan kendini nasıl gördüğündür |
|
| 41 |
İfadeler |
through yourself expr. |
şahsınızda |
|
| 42 |
İfadeler |
go easy on yourself expr. |
kendine yüklenme |
|
| 43 |
İfadeler |
apply yourself expr. |
kendini ver |
|
| 44 |
İfadeler |
don't suppress yourself expr. |
kendine yüklenme |
|
| 45 |
İfadeler |
despite yourself expr. |
istemediği halde |
|
| 46 |
İfadeler |
despite yourself expr. |
elinde olmadan |
|
| 47 |
İfadeler |
despite yourself expr. |
istemese de |
|
| 48 |
İfadeler |
despite yourself expr. |
ister istemez |
|
| 49 |
İfadeler |
despite yourself expr. |
elinde olmayarak |
|
| Atasözü |
|
| 50 |
Atasözü |
why keep a dog and bark yourself? |
(para verip tuttuğun) başka birisi varken sen niye yapasın? |
|
| 51 |
Atasözü |
if you want a thing done well do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 52 |
Atasözü |
if you want a thing done well do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 53 |
Atasözü |
serve yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 54 |
Atasözü |
serve yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 55 |
Atasözü |
if you would be well served, serve yourself |
işinin iyi görülmesini istiyorsan, kendi işini kendin gör |
|
| 56 |
Atasözü |
why keep a dog and bark yourself? |
maşa varken ateşi elinle tutmak niye? |
|
| 57 |
Atasözü |
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you |
çekingen olursan bunu fırsat bilirler/istismar ederler |
|
|
|
| 58 |
Atasözü |
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you |
ses çıkarmazsan/kuzu gibi olursan bunu fırsat bilirler |
|
| 59 |
Atasözü |
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you |
çekingen olma, hakkından gelirler |
|
| 60 |
Atasözü |
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you |
kuzu gibi olma, kurda yem olursun |
|
| 61 |
Atasözü |
if you want something done right, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 62 |
Atasözü |
if you want something done well/right, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 63 |
Atasözü |
if you want it done well, do it yourself |
bir iş iyi yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 64 |
Atasözü |
if you want something done well, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 65 |
Atasözü |
if you want a thing done well/right, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 66 |
Atasözü |
if you want something done well, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 67 |
Atasözü |
if you want something done right, do it yourself |
bir şey doğru/doğru düzgün yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 68 |
Atasözü |
if you want a thing done well/right, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 69 |
Atasözü |
if you want it done right, do it yourself |
bir şey doğru/doğru düzgün yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 70 |
Atasözü |
if you want something done right, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 71 |
Atasözü |
if you want a thing done well/right, do it yourself |
bir şey iyi/doğru yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 72 |
Atasözü |
if you want something done well/right, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 73 |
Atasözü |
if you want it done well, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 74 |
Atasözü |
if you want something done well, do it yourself |
bir iş iyi yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 75 |
Atasözü |
if you want it done right, do it yourself |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 76 |
Atasözü |
if you want it done well, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 77 |
Atasözü |
if you want it done right, do it yourself |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 78 |
Atasözü |
if you want something done well/right, do it yourself |
bir şey iyi/doğru yapılsın istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| Konuşma Dili |
|
| 79 |
Konuşma Dili |
googling yourself i. |
kişinin google'da kendi adını veya websitesini aratması |
|
| 80 |
Konuşma Dili |
stop deluding yourself f. |
kendini aldatmayı bırak |
|
| 81 |
Konuşma Dili |
excel yourself f. |
kendini aşmak |
|
| 82 |
Konuşma Dili |
laugh yourself silly f. |
gülmekten kırılmak |
|
| 83 |
Konuşma Dili |
laugh yourself silly f. |
çılgın gibi gülmek |
|
| 84 |
Konuşma Dili |
laugh yourself silly f. |
gülmekten kendinden geçmek |
|
| 85 |
Konuşma Dili |
laugh yourself silly f. |
deli gibi gülmek |
|
| 86 |
Konuşma Dili |
kill yourself (laughing) [uk] f. |
(gülmekten) ölmek |
|
| 87 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
(bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendi) canını çıkarmak |
|
| 88 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
(bir şeyi yapmak için/yapacağım diye) ölümüne uğraşmak |
|
| 89 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
(bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendini) helak etmek |
|
| 90 |
Konuşma Dili |
kill yourself (laughing) [uk] f. |
(gülmekten) yerlere yatmak |
|
| 91 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için/yapacağım diye ölümüne uğraşmak/çabalamak |
|
| 92 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için aşırı çabalamak |
|
| 93 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için aşırı çaba/efor sarf etmek |
|
| 94 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için/yapacağım diye canını dişine takmak |
|
| 95 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için/yapacağım diye kendini yırtmak |
|
| 96 |
Konuşma Dili |
kill yourself doing something f. |
bir şeyi yapmak için/yapacağım diye bir tarafını yırtmak |
|
| 97 |
Konuşma Dili |
keep yourself busy f. |
boş kalmamak/durmamak |
|
| 98 |
Konuşma Dili |
keep yourself busy f. |
hiçbir şey yapmadan durmamak |
|
| 99 |
Konuşma Dili |
keep yourself busy f. |
kendine yapacak bir şeyler bulmak |
|
| 100 |
Konuşma Dili |
keep yourself busy f. |
kendini oyalamak |
|
| 101 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
oyunun içine girmek |
|
| 102 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
kendini oyuna dahil etmek |
|
| 103 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
-e alışmak |
|
| 104 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
ritmi yakalamak |
|
| 105 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
akışa dahil olmak |
|
| 106 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
'-e dahil olmak |
|
| 107 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
duruma alışmak |
|
| 108 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
kendini akışa dahil etmek |
|
| 109 |
Konuşma Dili |
play yourself in f. |
kendini oyunun içine sokmak |
|
| 110 |
Konuşma Dili |
explain yourself f. |
kendini açıklamak |
|
| 111 |
Konuşma Dili |
explain yourself f. |
söylediği şeyi açmak |
|
| 112 |
Konuşma Dili |
explain yourself f. |
ne demek istediğini açıklamak |
|
| 113 |
Konuşma Dili |
explain yourself f. |
ne kast ettiğini açıklamak |
|
| 114 |
Konuşma Dili |
explain yourself f. |
davranışının nedenini açıklamak |
|
| 115 |
Konuşma Dili |
push yourself f. |
kendini zorlamak |
|
| 116 |
Konuşma Dili |
let yourself go f. |
kendini rahat bırakmak |
|
| 117 |
Konuşma Dili |
let yourself go f. |
kendini salmak |
|
| 118 |
Konuşma Dili |
let yourself go f. |
kendini bırakmak |
|
| 119 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
böbürlenen |
|
| 120 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
kendini bir şey sanan |
|
| 121 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
çalımından geçilmeyen |
|
| 122 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
havalara girmiş |
|
| 123 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
kendini beğenmiş |
|
| 124 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
kendini bir bok sanan |
|
| 125 |
Konuşma Dili |
full of yourself s. |
havasından geçilmeyen |
|
| 126 |
Konuşma Dili |
sure of yourself s. |
kendine güvenen |
|
| 127 |
Konuşma Dili |
sure of yourself s. |
kendinden emin |
|
| 128 |
Konuşma Dili |
make yourself at home expr. |
kendi evinizdeymiş gibi hareket edin |
|
| 129 |
Konuşma Dili |
make yourself at home expr. |
kendi evinizdeymiş gibi davranın |
|
| 130 |
Konuşma Dili |
make yourself at home expr. |
rahatınıza bakın |
|
| 131 |
Konuşma Dili |
consider yourself on notice expr. |
kendini uyarılmış bil |
|
| 132 |
Konuşma Dili |
find yourself a place to stay expr. |
kendine kalacak bir yer bul |
|
| 133 |
Konuşma Dili |
take some time for yourself expr. |
kendine biraz zaman ayır |
|
| 134 |
Konuşma Dili |
take care of yourself expr. |
sağlıcakla kalınız |
|
| 135 |
Konuşma Dili |
take care of yourself expr. |
sağlıcakla kal |
|
| 136 |
Konuşma Dili |
take care of yourself expr. |
sağlıcakla kalın |
|
| 137 |
Konuşma Dili |
take very good care of yourself expr. |
kendine çok iyi bak |
|
| 138 |
Konuşma Dili |
take very good care of yourself expr. |
kendine çok ama çok iyi bak |
|
| 139 |
Konuşma Dili |
take care of yourself expr. |
iyi bak kendine |
|
| 140 |
Konuşma Dili |
enjoy yourself expr. |
keyfine bak |
|
| 141 |
Konuşma Dili |
comfort yourself expr. |
rahatına bak |
|
| 142 |
Konuşma Dili |
comfort yourself expr. |
kendini rahatlat |
|
| 143 |
Konuşma Dili |
introduce yourself expr. |
kendinizi tanıtın |
|
| 144 |
Konuşma Dili |
introduce yourself expr. |
tanıt kendini |
|
| 145 |
Konuşma Dili |
speak for yourself expr. |
kendi adına konuş |
|
| 146 |
Konuşma Dili |
go chase yourself! expr. |
defol git ve beni rahatsız etme! |
|
| 147 |
Konuşma Dili |
keep your intentions to yourself expr. |
niyetini kendine sakla |
|
| 148 |
Konuşma Dili |
keep your intentions to yourself expr. |
içinden geçeni kendine sakla |
|
| 149 |
Konuşma Dili |
pull yourself together expr. |
kendine çekidüzen ver |
|
| 150 |
Konuşma Dili |
pull yourself together expr. |
kendini topla |
|