tiny - İngilizce Türkçe Cümleler
Örnek cümleler çeşitli kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır ve her ne kadar editör kontrolünden geçmiş olsa da bazı gözden kaçmalar olabilir. Cümleler kesinlikle, Tureng.com'un ideolojisini ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Sizi rahatsız eden siyasal, sosyal ve hassas içeriğe sahip cümleleri lütfen bize bildiriniz.

İngilizceTürkçe
tinyçok küçükadj.
  • He bought a tiny house because he lives alone.
  • Yalnız yaşadığı için çok küçük bir ev satın aldı.
  • That is a tiny amount.
  • Bu çok küçük bir miktar.
  • The first atomic bomb was tiny by nuclear weapons standards.
  • İlk atom bombası nükleer silah standartlarına göre çok küçüktü.
Show More (3)
tinyminikadj.
  • She decided to do a sponsored wheelchair push, self-propelling the wheels with her tiny hands.
  • Minik elleriyle tekerlekleri kendi kendine iterek sponsorlu bir tekerlekli sandalye itme hareketi yapmaya karar verdi.
  • The really tiny hamburger, the really big vegetables.
  • Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.
  • The Running Stickman will try to save the tiny friend the pirates have missed.
  • Koşan Çöp Adam, korsanların kaçırdığı minik arkadaşını kurtarmaya çalışacak.
Show More (10)
tinyküçükadj.
  • At first reading, Parliament adopted a total of 40 amendments, some admittedly by a tiny majority.
  • Parlamento, ilk okumada, bazıları kuşkusuz küçük bir çoğunlukla olmak üzere toplam 40 değişiklik önergesini kabul etti.
  • In both the unions and the employers' organisations women in leadership roles are in a tiny minority.
  • Hem sendikalarda hem de işveren örgütlerinde liderlik rolündeki kadınlar küçük bir azınlıktır.
  • You can't expect decent results from a tiny sensor at such a high ISO.
  • Bu kadar yüksek bir ISO değerinde küçük bir sensörden iyi sonuçlar bekleyemezsiniz.
Show More (73)
tinyküçücükadj.
  • The State restricts the tiny space of freedom that had been gained by the working class and youth.
  • Devlet, işçi sınıfının ve gençliğin kazandığı küçücük özgürlük alanını kısıtlıyor.
  • Fifty families live in this tiny village.
  • Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.
  • Tom hates his tiny bedroom.
  • Tom küçücük yatak odasından nefret ediyor.
Show More (2)