-based - Türkçe İngilizce Sözlük

-based

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"-based" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
-based s. konuşlanmış
-based s. bazlı
-based s. temelli

"-based" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
policy based routing i. politika tabanlı yönlendirme
affectively based attitudes i. duygu kaynaklı tutumlar
competency based education i. uzmanlığa dayalı eğitim
research based pharmaceutical company i. araştırmaya dayalı ilaç şirketi
word based i. kelime tabanlı
metrical system based on a count of syllables i. parmak hesabı
address based census i. adrese dayalı nüfus sayımı
gender-based violence i. cinsel şiddet
factory-based training i. fabrika eğitimi
inquiry-based learning i. sorgulamaya dayalı öğrenme
performance-based regulation i. performansa dayalı düzenleme
pen-based computers i. pen-based bilgisayarlar
reserch-based pharmaceutical company i. araştırmacı ilaç firması
pen-based computer i. kalem bilgisayar
(a) relationship based on self-interest i. çıkar ilişkisi
a marriage based on love i. aşk evliliği
knowledge-based economy i. bilgi ekonomisi
non centre based i. gayri merkezi
risk-based decision-making i. risk tabanlı karar alma
history-based approach i. tarih tabanlı yaklaşım
time based competition i. zamana dayalı rekabet
process-based view i. sürece dayalı yaklaşım/görüş
process-based approach i. sürece dayalı yaklaşım
process-based approach i. süreç bazlı yaklaşım
knowledge-based approach i. bilgi temelli yaklaşım
country-based organizations i. ülke bazlı örgütler
task-based learning i. göreve dayalı öğrenim
relationship based on mutual interests i. karşılıklı çıkar ilişkisi
community-based organizations i. toplum temelli örgütler
plant-based fuel i. bitki kökenli yakıt
competency-based interview techniques i. yetkinlik bazlı mülakat teknikleri
case-based learning i. vaka tabanlı öğrenme
identity-based consumption i. kimlik tabanlı tüketim
interest-based community i. ortak bir ilgiyi paylaşan insan topluluğu
web-based research i. web tabanlı araştırma
task based mindset i. görev tabanlı zihniyet
information-based processes i. bilgi bazlı işlemler
information-based processes i. bilgiyi toplayarak analiz eden ve paylaşan sistemler
fbo (faith-based organization) i. inanç temelli kuruluş
silicon-based life i. silisyum bazlı yaşam
skill-based matchmaking (sbmm) i. (çevrimiçi bir video oyununda) yeteneğe dayalı eşleştirme
be based f. istinat etmek
be based on f. dayanmak
be based on basis of f. esasına dayanmak
be based on f. ileri gelmek
be based on f. kaynaklanmak
be based on f. esasına dayanmak
be based on f. bağlı olmak
prove something based on evidence f. birşeyi delile dayanarak ispatlamak
be based on trust f. güvene dayalı olmak
be based on the ground of f. temeline dayanmak
be based on personal experiences f. kişisel tecrübelere dayanmak
be based on experience f. tecrübeye dayanmak
be based on f. -e dayanmak
be based on f. bir şeye dayanmak
be based on the principal of f. esasına dayalı olmak
be based on the basis of f. esasına dayalı olmak
establish an environment that is based on mutual respect and trust f. karşılıklı saygı ve güvene dayalı bir ortam yaratmak
establish an environment that is based on mutual respect and trust f. karşılıklı saygı ve güvene dayalı bir ortam oluşturmak
be based on a lie f. yalana dayanmak
be based upon f. esasına dayanmak
be based upon f. -e dayanmak
be based upon f. temeline dayanmak
be based on f. dayandırılmak
be based on f. köken almak
be based on something f. bir temele dayanmak
be based in f. konumlandırılmak
be based in f. merkezlendirilmek
based s. temeli
based s. istinat edilmiş
population based s. nüfusa ilişkin
canadian based s. kanada kökenli
file based s. dosyaya dayalı
mrp based s. mrp tabanlı
unix based s. unix tabanlı
based s. esaslı
memory based s. bellek ağırlıklı
theory based s. teorik
based s. yerleşik
protein-based s. protein esaslı
based s. dayanmış
based s. kurulmuş
based s. tesis edilmiş
based s. bulunan
based s. merkezli
latin based s. latin tabanlı
office based s. ofis tabanlı
costumer based s. müşteri bazında
based on reality s. gerçeğe dayanan
carbon based s. karbon bazlı
home based s. ev tabanlı
based on memorization s. ezbere dayalı
address-based s. adrese dayalı
fear-based s. korkuya dayalı
size-based s. büyüklüğe dayalı
text-based s. metin tabanlı
petroleum-based s. petrol bazlı
terrestrial-based s. karasal
race-based s. ırk temelli
sex-based s. cinsiyet kaynaklı
rule based s. kurala dayalı
rule based s. kuralcı
well based s. sağlam temelli
well based s. iyi temelli
broad-based s. geniş tabanlı
share-based s. paylaşım odaklı
share-based s. paylaşım tabanlı
skill-based s. beceriye dayalı
share-based s. paylaşıma dayalı
love-based s. aşk temelli
protein-based s. protein tabanlı
evidence-based s. kanıta dayalı
evidence-based s. delile dayalı
reform-based s. reform tabanlı
technology-based s. teknoloji tabanlı
based on facts s. gerçeklere dayanan
event-based s. olay eksenli
need-based s. ihtiyaca dayalı
source-based s. kaynak odaklı
team-based s. takım/ekip bazlı
event-based s. etkinlik bazlı
occasion-based s. etkinlik bazlı
genre-based s. tür tabanlı
signal-based s. sinyal bazlı
result-based s. sonuç odaklı
knowledge-based s. bilgi temelli
based on voluntariness s. gönüllülük esasına dayalı
country-based s. ülke bazlı
school-based s. okul tabanlı
construction-based s. inşaat tabanlı
site-based s. site bazlı
site-based s. site tabanlı
opinion based s. kanıya dayalı
fact-based s. gerçeğe dayanan
fact-based s. gerçek
fact-based s. gerçeğe dayalı
interest-based s. ilgi alanına dayalı
project-based s. proje tabanlı
project-based s. proje bazlı
merit based s. liyakata dayalı
public relations-based s. halkla ilişkiler tabanlı
utility-based s. fayda tabanlı
merit based s. liyakat bazlı
soy-based s. soya bazlı
soy-based s. soya esaslı
land-based s. yerleşik
color-based s. renk bazlı
color-based s. renk tabanlı
science-based s. bilime dayalı
rural-based s. taşra bazlı