Jew - Türkçe İngilizce Sözlük

Jew

"Jew" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
jew i. yahudilik inancına mensup kişi
jew i. musevi
jew i. yahudi
Genel
jew i. ibrani
jew N. Yahudi
Dini
jew s. yahudilere ait
Argo
jew f. sıkı pazarlık yapmak
jew f. dolandırmak
jew f. aldatmak
jew f. kandırmak

"Jew" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wandering jew i. telgrafçiçeği
jew's harp i. ağız tamburası
sephardic jew i. 15. yüzyıla kadar ispanya ve portekiz'de yaşamış museviler
jew-bashing i. yahudi tacizi
jew-baiting i. yahudi aleyhtarı
jew's-harp i. bir küçük harp türü
jew's-ear i. ölen ağaçlarda büyüyen mantar
wandering jew i. gezgin yahudi
wandering jew i. avare yahudi
jew-baiter i. yahudi düşmanı kimse
jew (jewish) s. yahudilere ilişkin
Öbek Fiiller
jew (one) down f. bir şeyin fiyatını indirmeye çalışmak
jew (one) down f. bir şey için pazarlık etmek
Deyim
worth a jew's eye expr. çok değerli
worth a jew's eye expr. çok pahalı
Hukuk
jew-hatred i. yahudi nefreti
Siyasal
crypto-jew i. gizli yahudi
jew-baiting i. yahudi düşmanlığı
jew-baiting i. yahudilere eziyet etme
Teknik
jew's pitch i. katran
jew's pitch i. zift
jew's pitch i. asfalt
Kimya
jew's frankincense i. benzoin
jew's frankincense i. aselbent
Botanik
jew's ear mushroom i. ağaç kulağı
jew's ear mushroom i. yahudi kulağı mantarı
jew bush i. amerika'da yetişen, kusturucu özelliği olan tropikal bir çalı
jew-bush i. amerika'da yetişen, kusturucu özelliği olan tropikal bir çalı
jew's-ear i. jöle kulağı
jew's-ear i. orman kulağı
jew's-ears i. kara mantar
jew's-ears i. yahudi kulağı
jew's-ears i. orman kulağı
jew's-ear i. kara mantar
jew's-ear i. yahudi kulağı
jew's-ears i. jöle kulağı
jew's-ear i. bulut kulak
jew's-ears i. bulut kulak
jew's mallow (corchorus olitorius) i. afrika ve asya'nın tropikal bölgelerinde yetiştirilen tek yıllık bir bitki
jew's-ear i. ahşap kulak mantarı
jew-bush i. amerika'da yetişen, kusturucu özelliği olan tropikal bir çalı
jew's-ear i. orman kulağı mantarı
jew bush (euphorbia tithymaloides) i. amerika'da yetişen, kusturucu özelliği olan tropikal bir çalı
jew's mallow (corchorus olitorius) i. mühliye
Sosyal Bilimler
ethiopian jew i. etiyopyalı yahudiler
ethiopian jew i. etiyopyalı yahudi
Arkeoloji
jew's-stone i. deniz kestanesi fosilinin büyük çomaksı omurgası
Dini
reform Jew i. yeniden yapılanmacı yahudi
reform Jew i. yahudiliği modern bir anlayışla ele almaya çalışan yahudi
non-jew i. musevi olmayan kimse
non-jew i. yahudi olmayan kimse
the wandering jew i. mesih'e yaptığı zulüm dolayısıyla, mesih dünyaya tekrar gelene kadar yeryüzünde dolaşmaya mahkum edilmiş hayali şahsiyet
conservative jew i. musa hukukunun bazı koşullarını muhafaza edip kalanını modern şartlara uyduran yahudi
conservative jew i. muhafazakar yahudi
orthodox jew i. musa hukukuna sıkı sıkıya bağlı yahudi
Müzik
jew's harp i. ağız kopuzu
Sürüngenler
jew lizard i. pogona cinsi sakallı ejder
jew lizard i. boynunun etrafında dikenli fırfır bulunan büyük bir avustralya kertenkelesi
Argo
jew (one) [offensive] f. (birini) üçkağıda getirmek
jew (one) [offensive] f. (birini) ketenpereye getirmek
jew (one) [offensive] f. (birini) kazıklamak
jew (one) [offensive] f. (birini) dolandırmak
İngiliz Argosu
four by two (cockney rhyming slang on jew) i. yahudi