Knockout - Türkçe İngilizce Sözlük

Knockout

"Knockout" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
knockout i. nakavt
Genel
knockout i. uyuşturucu
knockout i. yıkıcı
knockout i. afet
knockout i. büyük darbe
knockout i. çekici kimse
knockout i. çekici şey
knockout i. nakavt olma
knockout i. yere yıkılma
knockout i. eleme usulü (müsabaka)
knockout f. nakavt etmek
knockout s. zarar verici
knockout s. çarpıcı bir çekiciliği olan
knockout s. aşırı etkileyici
knockout s. afet
knockout s. eleme (etabı, usulü)
Teknik
knockout i. açma çıkıntısı
knockout i. itip çıkarma
knockout i. silkme
Bilgisayar
knockout i. renkleri çakıştırma
Askeri
knockout i. düşmana çok zarar veren saldırı
Spor
knockout i. tek elemeli müsabaka
Boks
knockout i. nakavt
knockout s. sersemletici
Argo
knockout i. büyük başarı
knockout i. güzel kadın
knockout i. fıstık (kadın)

"Knockout" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
knockout spray i. bayıltıcı sprey
Konuşma
she's an absolute knockout. i. bir içim su
Teknik
knockout pin i. itiş pimi
knockout pin i. itiş iğnesi
core knockout machine i. maça sökme makinesi
Medikal
knockout mice i. nakavt fareler
Kimya
knockout drops i. birini gizlice bayıltmak için alkolle verilen kloral hidrat
Biyoloji
knockout mouse i. gen ifadesi durdurulmuş fare
knockout mouse i. nakavt faresi
knockout mice i. gen ifadesi durdurulmuş fareler
knockout mice i. belirli bir geni tahrip edilmiş veya yapay bir dna parçası ile değiştirilmiş bu nedenle fenotipik değişiklikler gösteren genetik mühendisliği ürünü deney fareleri
knockout mouse i. belirli bir geni tahrip edilmiş veya yapay bir dna parçası ile değiştirilmiş bu nedenle fenotipik değişiklikler gösteren genetik mühendisliği ürünü deney faresi
Voleybol
knockout system i. nakavt sistemi
Boks
technical knockout i. boksörlerden birinin kendini savunamayacak kadar sakatlanması durumunda hakemin maçı bitirmesi
technical knockout i. teknik nakavt
knockout punch i. nakavt eden yumruk
knockout punch i. rakibin devam etmesini engelleyen bitirici sert yumruk
Argo
ko [knockout] i. nakavt
ko [knockout] f. bilincini/şuurunu kaybettirmek
ko [knockout] f. bayıltmak
ko [knockout] f. yere sermek
ko [knockout] f. kendinden geçirmek
ko [knockout] f. nakavt etmek