nakavt - Türkçe İngilizce Sözlük

nakavt

"nakavt" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
nakavt knockout i.
The fight will not end till a knockout.
Nakavt olana kadar dövüş bitmeyecek.

More Sentences
Boks
nakavt knockout i.
The fight will not end till a knockout.
Nakavt olana kadar dövüş bitmeyecek.

More Sentences
Genel
nakavt kayo i.
nakavt down and out s.
Konuşma Dili
nakavt kayo i.
Spor
nakavt ko i.
Argo
nakavt ko [knockout] i.
İngiliz Argosu
nakavt nobbler i.

"nakavt" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
nakavt eden yumruk haymaker i.
nakavt olma knockout i.
nakavt vuruşu haymaker i.
boksörün nakavt eden yumruk karşısındaki savunmasızlığı glass jaw i.
nakavt vuruşu crusher i.
nakavt etmek belt out f.
nakavt olmak be out f.
nakavt etmek knock out f.
nakavt etmek kayo f.
nakavt etmek knockout f.
nakavt etmek knock somebody out f.
nakavt olmak be knocked out f.
nakavt etmek cool f.
Öbek Fiiller
nakavt etmek knock out f.
nakavt etmek duke someone out f.
Konuşma Dili
nakavt etmek kayo f.
Deyim
(boksta) eldiven takma, maçın rauntlara bölünmesi, nakavt ilan etmeden önce on saniye sayılması gibi birtakım dürüst dövüşme kuralları the queensberry rules i.
nakavt olmak/edilmek take the long count [dated] f.
nakavt olmak be down for the count f.
Konuşma
nakavt olmak ko'd f.
Medikal
nakavt fareler knockout mice i.
Biyoloji
nakavt faresi knockout mouse i.
Spor
nakavt sayımı count out i.
(boksta) eldiven takma, maçın raundlara bölünmesi, nakavt ilan etmeden önce on saniye sayılması gibi birtakım dürüst dövüşme kuralları marquis of queensberry rules i.
boks maçını nakavt yerine sayıyla kazanma decision i.
(boks) sonucu önceden belirlenmiş maçta yalandan nakavt olma dive i.
rakibi nakavt etmek flatten f.
nakavt olmak take the count f.
nakavt etmek ko f.
(boksta nakavt olmadan) maç kazanmak distance f.
(ödül maçında) nakavt etmek stop f.
Voleybol
nakavt sistemi knockout system i.
Boks
teknik nakavt technical knockout i.
(özellikle şikeli bir maçta) kolayca nakavt olan boksör tanker i.
nakavt eden yumruk knockout punch i.
nakavt eden yumruk ko punch i.
nakavt eden yumruk sunday punch i.
(rakibin) karşısında nakavt yerine puanla zafer kazanmak decision f.
yerdeki boksör kalkmadan önce on saniye sayarak nakavt işareti vermek count out f.
nakavt olup hakemin sayımından sonra müsabakaya devam edemeyecek olan out for the count s.
Kısaltma
teknik nakavt tko i.
Argo
iki boksörün çarpışması sonucu nakavt dive i.
nakavt yumruğu cruncher i.
nakavt numarası yapmak take a dive f.
nakavt numarası yapmak take a fall f.
nakavt etmek ko [knockout] f.
nakavt etmek conk f.
nakavt olmuş koed s.