dive - Türkçe İngilizce Sözlük

dive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dalmak, ani atlayış
Okunuş (IPA):
(AmE /daɪv/ – BrE /daɪv/)
Terim Türü:
Fiil: dive (dives – dived – diving)
Suya ya da bir konuya hızla girme hareketi. Eski İngilizce dȳfan kökünden gelir. Spor ve mecazda, hızlı giriş anlamında kullanılır
Eş Anlamlılar:
plunge
Zıt Anlamlılar:
surface

"dive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 68 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dive f. dalmak
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
Genel
dive i. batakhane
It is a dive bar.
Burası bir batakhane.

More Sentences
dive i. atlama
He did a pencil dive into the pool.
Havuza çivileme atladı.

More Sentences
dive i. dalış
If you want a deeper dive, try this.
Daha derin bir dalış istiyorsanız, bunu deneyin.

More Sentences
dive f. düşmek
Exhausting high temperatures have been diving.
Perişan eden yüksek sıcaklıklar artık düşmekte.

More Sentences
dive f. pike yapmak
The bomber jet dived into the sky.
Bombardıman uçağı gökyüzüne pike yaptı.

More Sentences
dive f. atlamak
I am not brave enough to dive off a bridge.
Köprüden atlayacak kadar cesur değilim.

More Sentences
dive f. dalmak
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
dive f. dalış yapmak
Many people come to Koh Samui to go diving or visit a crocodile farm.
Birçok kişi dalış yapmak veya bir timsah çiftliğini ziyaret etmek için Koh Samui'ye geliyor.

More Sentences
dive f. girivermek
They dived into a café for some refreshment.
Biraz serinlemek için bir kafeye giriverdiler.

More Sentences
Otomotiv
dive f. dalmak
The children all dived into the sea with joy.
Çocukların hepsi sevinçle denize daldı.

More Sentences
Havacılık
dive i. dalış
If you want a deeper dive, try this.
Daha derin bir dalış istiyorsanız, bunu deneyin.

More Sentences
dive f. pike yapmak
The bomber jet dived into the sky.
Bombardıman uçağı gökyüzüne pike yaptı.

More Sentences
Spor
dive i. atlama
He did a pencil dive into the pool.
Havuza çivileme atladı.

More Sentences
dive i. dalış
If you want a deeper dive, try this.
Daha derin bir dalış istiyorsanız, bunu deneyin.

More Sentences
dive f. kendini yalandan yere atmak
The player dived suddenly to avoid the attack.
Oyuncu saldırıdan kaçınmak için birdenbire kendini yalandan yere attı.

More Sentences
Argo
dive i. batakhane
It is a dive bar.
Burası bir batakhane.

More Sentences
Genel
dive i. dalma
dive i. pike
dive i. planjon
dive i. yaylanarak atlama
dive i. kumru
dive i. iyilik simgesi
dive i. barış yanlısı kimse
dive i. sevgili
dive i. uysal kişi
dive i. ılımlı politikacı
dive i. beyaz güvercin
dive i. konuya dalma
dive i. konuyu keşfetme
dive i. ele geçirme amacıyla saldırma
dive i. mat veya alet üzerinden havaya balıklama atlayıp öne yuvarlanma
dive f. azalmak
dive f. elini daldırmak
dive f. batmak
dive f. su altına dalmak
dive f. suya dalmak
dive f. gömülmek
dive f. balıklama atlamak
dive f. suya atlamak
dive f. konuya dalmak
dive f. çabucak işe koyulmak
dive f. ele geçirmek için hücum etmek
dive f. acele etmek
dive f. hızla gitmek
dive f. hızla uzanmak
dive N. ani atlayış
Irregular Verb
dive f. dived/dove - dived
dive f. dove/dived - dived
Ticaret/Ekonomi
dive i. (hisse senedi, gayri maddi kıymette) keskin düşüş
Siyasal
dive i. barış yanlısı
dive i. savaş aleyhtarı
Teknik
dive f. suya atlamak
Havacılık
dive i. balıklama atlayış
dive i. pike
Gökbilim
dive i. güvercin (takımyıldızı)
Spor
dive i. dalma
dive i. plonjon
dive i. (amerikan futbolunda) top tutucusunun daha kısa mesafe koşmak için çizgiye daldığı bir hücum hareketi
dive i. (boks) sonucu önceden belirlenmiş maçta yalandan nakavt olma
dive i. (futbol) yalandan sakatlanma
dive f. atış kazanmak için çelme takılmış gibi yapmak
dive f. tüplü dalış yapmak
dive f. sualtı dalışı yapmak
Eski Kullanım
dive f. nüfuz etmek
dive f. keşfetmek
Argo
dive i. iki boksörün çarpışması sonucu nakavt
İngiliz Argosu
dive i. kötü/pis yer

"dive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
nose dive i. pike
Genel
nose dive i. ani düşüş
dive time at current depth i. dipte kalma süresi
feet-first dive i. çivileme
last dive i. son dalış
dive bomber i. bombardıman uçağı
scuba-dive i. tüplü dalış
dive bar i. ucuz, kalitesiz bar
swan dive i. ani düşüş
swan dive i. keskin iniş
swan dive i. çakılma
dive headfirst f. balıklama atlamak
dive into f. dalmak
dive into f. pike yapmak
dive headfirst f. balıklama dalmak
nose-dive f. aniden düşmek
nose-dive f. pike yapmak
dive into the crowd f. kalabalığa karışmak
dive into the crowd f. kalabalığın içine karışmak
dive into the crowd f. kalabalığın içine dalmak
dive into the crowd f. kalabalığa dalmak
dive into a bag f. çanta karıştırmak
dive into a bag f. çantasını karıştırmak
dive into the bushes f. çalılıklara dalmak
scuba-dive f. skuba ile dalmak
scuba-dive f. tüple dalmak
dive-bomb f. pikeye geçip bomba bırakmak
dive-bomb f. havada dalışa geçip bomba bırakmak
dive with sharks f. köpekbalıklarıyla dalış yapmak
dive into (something) f. (bir şeyin) içine atlamak
dive into (something) f. (bir şeye) dalmak
dive-bomb f. bölgesine giren insan veya hayvana saldırmak
dive-bomb f. bölgesine giren canlının baş kısmına saldırmak
skin-dive f. serbest dalış yapmak
stage-dive f. (konser sırasında) sahneden seyirciye doğru atlamak
swan-dive f. kuğu dalışı yapmak
swan-dive f. aniden düşmek
swan-dive f. sertçe inmek
swan-dive f. çakılmak
Öbek Fiiller
dive in f. balıklama atlamak/dalmak
dive into (something) f. iştahla yemeye başlamak
dive in f. bir şeyin içine dalmak
dive into (something) f. (bir şeye) hevesle başlamak/girişmek
dive in f. korkusuzca dalmak
dive off f. bir yerden tepesi üstü/kafa üstü atlamak
dive into (something) f. yemeğe saldırmak
dive off f. bir yerden balıklama dalış yapmak
dive in f. hevesle başlamak/girişmek
dive in f. hevesle başlamak/üstlenmek
dive off f. bir yerden balıklama atlamak
dive in f. iştahla yemeye başlamak
dive into f. iştahla yemeye başlamak
dive in f. hızlı bir giriş yapmak
dive into (something) f. (bir şeye) düşünmeden dalmak/girişmek
dive in f. yemeğe girişmek/gömülmek
dive into f. bir şeyin içine dalmak
dive into f. yemeğe girişmek/gömülmek
dive in f. dalmak
dive in f. balıklama dalmak
dive into f. balıklama atlamak/dalmak
dive into (something) f. yemeğe girişmek/gömülmek
dive into f. hevesle başlamak/girişmek
dive in f. direkt dalmak
dive in f. hemen başlamak
dive in f. korkusuzca girişmek
dive into f. dalmak
Konuşma Dili
a dive i. ucuz ve kalitesiz mekan
creep dive i. boktan mekan
creep dive i. leş mekan
creep dive i. leş
creep dive i. izbe mekan
Deyim
deep dive i. derinlemesine inceleme
deep dive i. ıncığına cıncığına kadar bakmak
deep dive i. altından girip üstünden çıkma
deep dive i. kılı kırk yararak inceleme
deep dive i. ayrıntılı/iyice inceleme
go into a nose dive f. baş aşağı gitmek
dive in with both feet f. bir işe balıklama dalmak
dive in with both feet f. dört elle sarılmak
duck and dive f. ustalıkla kurtulmak
make a dive (for something) f. (bir şeye ulaşmak için) ileri atılmak
take a dive f. borsada hisseler bir anda çakılmak
take a dive f. futbolda kendini bilerek yere atıp yaralanma numarası yapmak
duck and dive f. ustalıkla başından savmak
take a dive f. bir anda tepetaklak olmak
duck and dive f. zekasıyla/beceriklilikle savuşturmak
take a dive f. bir anda kötüleşmek
take a dive f. bir anda düşmek
take a dive f. borsada bir anda hisse değeri düşmek
take a dive f. aniden çakılmak
duck and dive f. ustalıkla sıyrılmak/sıvışmak
make a dive (for someone or something) f. (birinin/bir şeyin) önüne atlamak
take a dive f. futbolda karşı takımdan biriyle çarpıştıktan sonra kendini yere atıp çok acı çekiyormuş gibi numara yapmak
duck and dive f. zekasıyla/beceriklilikle üstesinden gelmek
duck and dive f. ustalıkla savuşturmak
make a dive (for something) f. (bir şeyi tutmak için) atlamak
make a dive (for someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutmak için uçmak
duck and dive f. zekasıyla/beceriklilikle atlatmak
duck and dive f. zekasıyla/beceriklilikle sıyrılmak
make a dive (for something) f. (bir şeyi tutmak için) dalış yapmak
take a dive f. borsada bir anda piyasa değeri çakılmak/düşmek
duck and dive f. zekasıyla/beceriklilikle çözmek
duck and dive f. ustalıkla baş etmek/başa çıkmak
crash dive f. ani düşüşe geçmek
crash dive f. ani dalış yapmak
crash dive f. ani dalışa geçmek
make a dive f. dalış yapmak
make a dive f. ileri atılmak
make a dive f. tutmak için uçmak
make a dive f. atlamak
make a dive f. önüne atlamak
Teknik
angle of dive i. dalış açısı
power-dive f. ek motor gücüyle dik dalış yapmak
power-dive f. motorlu dalış yaptırmak
Bilgisayar
dive plane i. dalış uçağı
Otomotiv
anti-dive i. dalmayı önleme
dive plates i. bastırma plakaları
Havacılık
dive angle indicator i. dalma açısı göstergesi
dive flap i. dalış flabı
dive flap i. pike flabı
dive brake i. dalış freni
angle of dive i. pike açısı
angle of dive i. dalış açısı
nose dive i. pike
power dive i. gazlı pike
nose-dive i. uçağın düşmesi
nose-dive i. uçağın yere çakılması
dive brake i. hava freni
take a nose-dive into f. yere çakılmak
power dive f. (uçak) gazlı pike yapmak
power dive f. (uçağa) gazlı pike yaptırmak
dive-bomb f. pike bombardımanı yapmak
dive-bomb f. dalış bombardımanı yapmak
sky dive f. paraşüt ile atlamak
sky dive f. uçaktan atlayış gösterisi yapmak
Denizcilik
no-decompression dive i. duraksız dalış
pre-dive check i. dalış öncesi kontrol
crash dive i. ani dalış
dive support vessel i. dalış destek gemisi
reverse dive i. ters dalış
reverse dive i. geriye dönük yapılan dalış
Zooloji
mammalian dive reflex i. memeli dalış refleksi
Askeri
fam dive i. tanıma dalışı
climb and dive indicator i. tırmanış ve dalış göstergesi
dive bombing i. pike bombardımanı
dive attack i. pike taarruzu
dive bomber i. pike bombardıman uçağı
dive-bomber i. pike bombardıman uçağı
dive attack i. dalış taarruzu
dive bombing i. dalış bombardımanı