dive - Turkish English Dictionary
History

dive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "dive" in Turkish English Dictionary : 45 result(s)

English Turkish
Common Usage
dive v. dalmak
Irregular Verb
dive v. dove/dived - dived
dive v. dived/dove - dived
General
dive v. düşmek
dive v. suya dalmak
dive v. su altına dalmak
dive v. elini daldırmak
dive v. gömülmek
dive v. pike yapmak
dive v. atlamak
dive v. azalmak
dive v. batmak
dive v. balıklama atlamak
dive v. suya atlamak
dive v. dalmak
dive v. dalış yapmak
dive n. planjon
dive n. dalma
dive n. batakhane
dive n. pike
dive n. yaylanarak atlama
dive n. atlama
dive n. dalış
dive n. kumru
dive n. iyilik simgesi
dive n. barış yanlısı kimse
dive n. sevgili
dive n. uysal kişi
dive n. ılımlı politikacı
dive n. beyaz güvercin
Slang
dive n. batakhane
Politics
dive n. barış yanlısı
dive n. savaş aleyhtarı
Technical
dive v. suya atlamak
Automotive
dive v. dalmak
Aeronautic
dive v. pike yapmak
dive n. balıklama atlayış
dive n. dalış
dive n. pike
Astronomy
dive n. güvercin (takımyıldızı)
Sport
dive n. atlama
dive n. dalma
dive n. dalış
dive n. plonjon
British Slang
dive n. kötü/pis yer

Meanings of "dive" with other terms in English Turkish Dictionary : 147 result(s)

English Turkish
Common Usage
nose dive n. pike
General
dive headfirst v. balıklama dalmak
dive into v. pike yapmak
dive into v. dalmak
dive headfirst v. balıklama atlamak
nose-dive v. aniden düşmek
nose-dive v. pike yapmak
dive into the crowd v. kalabalığın içine dalmak
dive into the crowd v. kalabalığa karışmak
dive into the crowd v. kalabalığa dalmak
dive into the crowd v. kalabalığın içine karışmak
dive into a bag v. çanta karıştırmak
dive into a bag v. çantasını karıştırmak
dive into the bushes v. çalılıklara dalmak
scuba-dive v. skuba ile dalmak
scuba-dive v. tüple dalmak
dive-bomb v. havada dalışa geçip bomba bırakmak
dive-bomb v. pikeye geçip bomba bırakmak
dive with sharks v. köpekbalıklarıyla dalış yapmak
dive into (something) v. (bir şeye) dalmak
dive into (something) v. (bir şeyin) içine atlamak
dive time at current depth n. dipte kalma süresi
nose dive n. ani düşüş
feet-first dive n. çivileme
last dive n. son dalış
dive bomber n. bombardıman uçağı
scuba-dive n. tüplü dalış
Phrasals
dive in v. balıklama dalmak
dive in v. direkt dalmak
dive in v. hemen başlamak
dive in v. hevesle başlamak/üstlenmek
dive in v. korkusuzca girişmek
dive in v. korkusuzca dalmak
dive in v. hızlı bir giriş yapmak
dive into (something) v. (bir şeye) hevesle başlamak/girişmek
dive into (something) v. (bir şeye) düşünmeden dalmak/girişmek
dive into (something) v. yemeğe girişmek/gömülmek
dive into (something) v. yemeğe saldırmak
dive into (something) v. iştahla yemeye başlamak
dive off v. bir yerden balıklama atlamak
dive off v. bir yerden balıklama dalış yapmak
dive off v. bir yerden tepesi üstü/kafa üstü atlamak
dive in v. dalmak
dive in v. bir şeyin içine dalmak
dive in v. hevesle başlamak/girişmek
dive in v. balıklama atlamak/dalmak
dive in v. yemeğe girişmek/gömülmek
dive in v. iştahla yemeye başlamak
dive into v. dalmak
dive into v. bir şeyin içine dalmak
dive into v. hevesle başlamak/girişmek
dive into v. balıklama atlamak/dalmak
dive into v. yemeğe girişmek/gömülmek
dive into v. iştahla yemeye başlamak
Colloquial
creep dive n. leş
creep dive n. leş mekan
creep dive n. boktan mekan
creep dive n. izbe mekan
Idioms
dive in with both feet v. bir işe balıklama dalmak
go into a nose dive v. baş aşağı gitmek
dive in with both feet v. dört elle sarılmak
take a dive v. futbolda karşı takımdan biriyle çarpıştıktan sonra kendini yere atıp çok acı çekiyormuş gibi numara yapmak
take a dive v. futbolda kendini bilerek yere atıp yaralanma numarası yapmak
take a dive v. borsada hisseler bir anda çakılmak
take a dive v. borsada bir anda hisse değeri düşmek
take a dive v. borsada bir anda piyasa değeri çakılmak/düşmek
duck and dive v. zekasıyla/beceriklilikle sıyrılmak
duck and dive v. zekasıyla/beceriklilikle çözmek
duck and dive v. zekasıyla/beceriklilikle atlatmak
duck and dive v. zekasıyla/beceriklilikle üstesinden gelmek
duck and dive v. zekasıyla/beceriklilikle savuşturmak
make a dive (for someone or something) v. (birinin/bir şeyin) önüne atlamak
make a dive (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmak için uçmak
duck and dive v. ustalıkla savuşturmak
duck and dive v. ustalıkla başından savmak
duck and dive v. ustalıkla sıyrılmak/sıvışmak
duck and dive v. ustalıkla kurtulmak
duck and dive v. ustalıkla baş etmek/başa çıkmak
make a dive (for something) v. (bir şeyi tutmak için) dalış yapmak
make a dive (for something) v. (bir şeyi tutmak için) atlamak
make a dive (for something) v. (bir şeye ulaşmak için) ileri atılmak
take a dive v. bir anda tepetaklak olmak
take a dive v. bir anda düşmek
take a dive v. bir anda kötüleşmek
take a dive v. aniden çakılmak
deep dive n. derinlemesine inceleme
deep dive n. ıncığına cıncığına kadar bakmak
deep dive n. kılı kırk yararak inceleme
deep dive n. altından girip üstünden çıkma
deep dive n. ayrıntılı/iyice inceleme
Speaking
a dive expr. ucuz ve kalitesiz mekan
Slang
take a dive v. nakavt numarası yapmak
dive a muff v. oral seks yapmak
dive a muff v. ağzına almak
dive a muff v. sakso çekmek
dive a muff v. bir kadına oral seks yapmak
creep dive n. dejenere/kötü insanlarla dolu mekan
creep dive n. keşhane
creep dive n. izbe yer
gin dive n. köhne bar
gin dive n. izbe bar
Technical
angle of dive n. dalış açısı
Computer
dive plane n. dalış uçağı
dive brake n. dalış freni
Automotive
dive plates n. bastırma plakaları
anti-dive n. dalmayı önleme
Aeronautic
take a nose-dive into v. yere çakılmak
dive flap n. dalış flabı
angle of dive n. dalış açısı
dive angle indicator n. dalma açısı göstergesi
power dive n. gazlı pike
nose dive n. pike
angle of dive n. pike açısı
dive flap n. pike flabı
nose-dive n. uçağın yere çakılması
nose-dive n. uçağın düşmesi
Marine
crash dive n. ani dalış
pre-dive check n. dalış öncesi kontrol
dive support vessel n. dalış destek gemisi
no-decompression dive n. duraksız dalış
Military
dive bombing n. dalış bombardımanı
dive attack n. dalış taarruzu
night dive n. gece dalışı
hull search dive n. karina arama dalışı
salvage dive n. kurtarma dalışı
dive attack n. pike taarruzu
dive bombing n. pike bombardımanı
dive bomber n. pike bombardıman uçağı
dive-bomber n. pike bombardıman uçağı
climb and dive indicator n. tırmanış ve dalış göstergesi
fam dive n. tanıma dalışı
Sport
twist dive n. yüzücünün hem yanal hem de dikey biçimde dönerek suya atladığı atlama stili
feet first dive n. çivileme atlayış
dive leader n. dalış lideri
dive shot n. düşerek atış
back dive n. geriye atlayış
warm up dive n. ısınma atlayışı
forward dive n. öne atlama
reserve dive n. ters dalma
high dive n. yüksekten dalış
inward dive n. yunus atlayışı
compulsory dive n. zorunlu atlayış
cutaway inward dive n. yunus atlayışı
Volleyball
dive -dive & roll n. plonjon
Music
dive-bomb n. gitarda harmonik vurulduktan sonra tremolo kolu ile yapılan hareket
Abbreviation
rdp (recreational dive planner) n. eğlence dalış planlayıcısı
British Slang
muff-dive v. kadına oral çekmek/yapmak