| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | distance i. | mesafe | ||
|
Everyone noticed a certain distance between mother and daughter. Herkes anne ve kızı arasında belli bir mesafe olduğunu fark etmişti. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | distance i. | uzaklık | ||
|
Secondly, their relative isolation because of their great distance from Europe. İkincisi, Avrupa'ya olan büyük uzaklıkları nedeniyle göreceli izolasyonları. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | distance i. | menzil | ||
|
We are within striking distance of the enemy. Düşmanın atış menzilindeyiz. More Sentences |
||||
| Genel | distance i. | uzak | ||
|
They heard seagulls crying in the distance. Uzaktan martıların çığlıklarını duyuyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | distance i. | uzaklık | ||
|
Secondly, their relative isolation because of their great distance from Europe. İkincisi, Avrupa'ya olan büyük uzaklıkları nedeniyle göreceli izolasyonları. More Sentences |
||||
| Genel | distance f. | uzaklaştırmak | ||
|
Fadil distanced himself from Layla. Fadıl kendini Leyla'dan uzaklaştırdı. More Sentences |
||||
| Genel | distance f. | mesafe koymak | ||
|
The party has distanced itself from radical conservatives. Parti radikal muhafazakârlarla arasına mesafe koymuştur. More Sentences |
||||
| Genel | distance f. | uzaklaştırmak | ||
|
Fadil distanced himself from Layla. Fadıl kendini Leyla'dan uzaklaştırdı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | distance i. | uzaklık | ||
|
Secondly, their relative isolation because of their great distance from Europe. İkincisi, Avrupa'ya olan büyük uzaklıkları nedeniyle göreceli izolasyonları. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | distance i. | uzaklık | ||
|
Secondly, their relative isolation because of their great distance from Europe. İkincisi, Avrupa'ya olan büyük uzaklıkları nedeniyle göreceli izolasyonları. More Sentences |
||||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | distance i. | uzaklık | ||
|
Secondly, their relative isolation because of their great distance from Europe. İkincisi, Avrupa'ya olan büyük uzaklıkları nedeniyle göreceli izolasyonları. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | distance i. | mesafe | ||
|
Everyone noticed a certain distance between mother and daughter. Herkes anne ve kızı arasında belli bir mesafe olduğunu fark etmişti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | distance i. | açıklık | ||
| Genel | distance i. | fasıla | ||
| Genel | distance i. | araya mesafe koyma | ||
| Genel | distance i. | ıraklık | ||
| Genel | distance i. | ara | ||
| Genel | distance i. | uzak olma | ||
| Genel | distance i. | soğukluk | ||
| Genel | distance i. | uzak yer | ||
| Genel | distance i. | müddet | ||
| Genel | distance i. | perspektif | ||
| Genel | distance i. | resmiyet | ||
| Genel | distance i. | aralık | ||
| Genel | distance i. | süre | ||
| Genel | distance i. | kat edilen mesafe | ||
| Genel | distance i. | ilerleme ölçütü | ||
| Genel | distance i. | uzaklar | ||
| Genel | distance i. | uzak mesafe | ||
| Genel | distance i. | (kişiler arası) mesafe | ||
| Genel | distance f. | geçmek | ||
| Genel | distance f. | uzakta tutmak | ||
| Genel | distance f. | uzağa koymak | ||
| Genel | distance f. | geride bırakmak | ||
| Genel | distance f. | uzağa almak | ||
| Genel | distance f. | ileri almak | ||
| Genel | distance f. | (fikren) uzaklaşmak | ||
| Genel | distance f. | uzaklaşmak | ||
| Genel | distance f. | uzakta göstermek | ||
| Genel | distance s. | uzağı gösteren | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | distance i. | aralık | ||
| Teknik | distance i. | iki nokta arasındaki mesafe | ||
| Teknik | distance i. | mesafe (uzaklık) | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | distance i. | distans | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | distance f. | izole olmak | ||
| Psikoloji | distance f. | (bir şeyden) uzaklaşmak | ||
| Psikoloji | distance f. | (kendini) bir şeyden soyutlamak | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | distance i. | (matematik) mesafe | ||
| Matematik | distance i. | mutlak değer | ||
| Spor | ||||
| Spor | distance i. | aralık | ||
| Spor | distance i. | (yarışta) rota | ||
| Spor | distance i. | (yarışta) yol | ||
| Spor | distance i. | (yarışta) mesafe | ||
| Spor | distance f. | (yarışta) farkla yenmek | ||
| Spor | distance f. | mesafeyi açarak yenmek | ||
| Spor | distance f. | diskalifiye olduğunu beyan etmek | ||
| Spor | distance f. | (boksta nakavt olmadan) maç kazanmak | ||
| Spor | distance s. | uzun mesafeli | ||
| Spor | distance s. | orta mesafeli | ||
| Sanat | ||||
| Sanat | distance i. | estetik mesafe | ||
| Sanat | distance i. | estetik sınır | ||
| Sanat | distance i. | estetik çizgi | ||
| Sanat | distance i. | uzak nokta | ||
| Sanat | distance i. | uzak bölüm | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | distance i. | (müzikte) aralık | ||
| Müzik | distance i. | interval | ||
| Müzik | distance i. | ses perdesi aralığı | ||