Minor - Türkçe İngilizce Sözlük

Minor

"Minor" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
minor i. reşit olmayan kimse
minor i. ergin olmayan kimse
minor i. rüştünü ispat etmemiş kimse
minor i. ergin olmayan çocuk
minor i. reşit olmayan kişi
minor s. ufak
minor s. küçük
minor s. önemsiz
minor s. küçümen
minor s. reşit olmayan
minor s. daha az
minor s. ikincil
minor s. küçükçe
minor s. daha küçük
minor s. ufak tefek
minor s. (ingiltere'deki devlet okullarında) aynı soyada sahip iki veya daha çok oğlan çocuğu arasında yaş veya derece bakımından ikinci sırada gelen
minor s. (tıpta) ciddi veya hayati tehlikesi olmayan
minor s. minör
Ticaret/Ekonomi
minor i. ikinci derecede
minor s. daha önemsiz
Hukuk
minor i. çocuk
minor i. gayrireşit
minor i. reşit olmayan
minor i. reşit olmamış kişi
minor i. yetişkin olmayan
minor s. küçük
minor s. rüşte ermemiş
minor s. yasal sorumluluk yaşının altında
minor s. yetki alanı belirli yerel bir bölge ile sınırlı olan ve önem derecesi düşük davalara bakan (mahkeme kolu)
Teknik
minor s. az
minor s. daha az
minor s. daha küçük
minor s. önemsiz
minor s. önemi az
Bilgisayar
minor i. altbelirten
minor s. ikincil
İnşaat
minor s. azınlık
Matematik
minor i. minör
minor i. verilen determinanttan birbirine eşit sayıda satır ve sütun silinerek elde edilen matematiksel determinant
minor i. verilen determinanttan birbirine eşit sayıda satır ve sütun silinerek elde edilen matematiksel determinanta eşit olan sayı
Mantık
minor i. mantıkta minör terimi içeren öncül
minor i. kurallı bir kıyaslamanın ikinci önermesi
minor i. hipotetik bir kıyaslamanın kategorik önermesi
minor i. minör terim
Eğitim
minor i. öğrencinin yoğunlaştığı ikinci önemli akademik alan
minor i. yandal
minor i. yan dal
minor i. yardımcı branş (üniversitede)
minor i. (üniversitede) yardımcı dal
minor i. ikinci bir uzmanlık alanında okuyan kimse
minor f. yan dal yapmak
minor s. ana dersten daha az kredili (ders)
minor s. öğrenci programında ağırlığı veya kredisi az olan (konu)
Dini
minor i. fransisken rahipleri tarikatına mensup kimse
İskambil
minor i. (briçte) sinekler
minor i. (briçte) karolar
Müzik
minor i. minör
minor s. ikinci ve üçüncü, beşinci ve altıncı, bazen de yedinci ve sekizinci dereceleri arasında yarım aralık bulunan (gam)
minor s. ikinci üçüncü, beşinci ve altıncı, bazen de yedinci ve sekizinci dereceleri arasında yarım aralık bulunan bir gama dayalı (anahtar)
minor s. karşılık gelen majör aralıktan yarım ses geride olan
minor s. bir koma geride olan
minor s. kök üzerinde minör üçüncü bulunan (akor)
minor s. (cazda) bir minör üçlü üzerine kurulmuş ve minör içeren bir akora ait veya ilişkin
minor s. altı zil üzerinde çalınan birtakım armoni değişimlerine ilişkin

"Minor" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
minör tin-pot s.
minör chota [indian] s.
minör minor s.
Matematik
minör minor i.
Müzik
minör minor i.
minör moll s.

"Minor" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
asia minor architecture i. anadolu mimarisi
minor planet i. küçük gezegen
minor court i. sulh mahkemesi
ursa minor i. küçük ayı
minor key i. minör anahtarı
minor change i. ufak değişiklik
minor collections i. azınlık koleksiyonları
unaccompanied minor i. refakatsiz küçük
minor asian i. küçük asyalı
asia minor i. küçük asya
asia minor i. anadolu
a minor difference i. çok az fark
minor difference i. küçük fark
minor expense i. küçük masraf
a series of minor mishaps i. bir dizi küçük talihsizlik
minor mistake i. küçük hata
minor scandals i. küçük skandallar
a minor detail i. ufak bir ayrıntı
a minor detail i. küçük bir ayrıntı
minor incident i. ufak çapta hadise/olay
minor revision i. küçük değişiklik
minor revision i. küçük revizyon
minor revision i. ufak revizyon
minor revision i. ufak değişiklik
minor civil servants i. küçük rütbeli memurlar
minor key i. acıma hali
minor key i. sınırlı ölçek
minor key i. küçük ölçek
minor key i. ölçülü davranış biçimi
minor role i. küçük rol
minor key i. melankoli hali
walk away from the accident with only minor injuries f. hafif sıyrıklarla atlatmak
walk away from the accident with only minor injuries f. hafif sıyrıklarla kurtulmak
have minor importance f. az önemi olmak
receive a minor punishment f. küçük bir ceza almak
minor-league s. önemi az
minor-league s. itibarı az
Öbek Fiiller
minor in (something) f. (bir alanda) yan dal yapmak
Deyim
in a minor key expr. bariz olmayan
in a minor key expr. ölçülü bir tonda
in a minor key expr. alttan alta
in a minor key expr. üstü kapalı bir şekilde
in a minor key expr. üstü kapalı
in a minor key expr. içten içe
in a minor key expr. abartısız/ince bir tavırla
in a minor key expr. minör bir tonda
in a minor key expr. ince bir zekayı yansıtan bir tavır içinde
in a minor key expr. ustaca bir tavırla
Ticaret/Ekonomi
minor damage i. önemsiz hasar
minor innovation i. ikinci derecede yenilik
minor coin i. ufaklık para
minor coin i. madeni para
minor loss i. hafif hasar
minor price changes i. küçük fiyat değişiklikleri
minor coin i. ufak madeni para
minor executives i. orta kademe yöneticileri
minor official i. küçük yetkili
Hukuk
minor loss i. küçük hasar
minor interests i. küçük menfaatler
minor interests i. küçük haklar
minor interests i. önemsiz olup hüküm ifade eden haklar
emancipation of minor i. reşit olmayan bir çocuğun babasının müsaadesiyle çalışmaya başlaması ve kazandıkları üzerinde serbest tasarruf hakkını kazanması
sexual intercourse with a minor i. reşit olmayanla cinsel ilişki
attempted lewd act upon a minor i. reşit olmayan birisiyle cinsel ilişkiye teşebbüs
delinquent minor i. 17 yaşından önce suç işlemiş genç
minor offence i. küçük suç
minor offense i. hafif suç
minor offense i. küçük suç
minor offence i. hafif suç
la minor i. a minör
mic (minor in consumption) kısalt. alkollü içki tüketiminde yaş sınırı ihlali
Siyasal
minor party i. azınlık partisi
minor party i. seçilme şansı az olan küçük parti
asia minor i. ön asya
Sigortacılık
minor damage i. ufak hasar
minor damage i. önemsiz hasar
Turizm
asia minor i. küçük asya
unaccompanied minor i. kendi başına yola çıkan reşit olmayan kimse
Teknik
minor faults i. küçük arızalar
minor road i. tali yol
minor exchange i. tali telefon santralı
minor axis ol ellipse i. elipsin küçük çapı
minor principal stress i. minimum asal gerilme
minor lobe i. küçük kulak
minor axis ol ellipse i. elipsin küçük ekseni
principal minor i. asal altbelirten
minor load i. önemsiz yük
minor strains i. önemsiz gerinimler
minor failure i. önemsiz bozulma
minor failure i. önemsiz işgörmezlik
minor failure i. önemsiz duruş
minor diameter i. diş dili çapı
minor damage i. önemsiz hasar
minor loss i. yerel kayıp
thread minor diameter i. diş dibi çapı
Bilgisayar
minor gridlines i. ikincil kılavuz çizgileri
minor unit i. ikincil birim
minor font i. ikincil yazı tipi
minor grid lines i. ikincil kılavuz çizgileri
minor matrix i. küçümen matris
principal minor i. asal altbelirten
Elektrik
minor exchange i. tali telefon santralı
minor lobe i. küçük kulak
Mekanik
tool minor cutting edge angle i. yan bileme açısı
minor diameter i. diş dibi çapı
İnşaat
minor works i. küçük işler
Otomotiv
minor thread diameter i. diş dibi çapı
minor overhaul i. küçük motor revizyonu
Trafik
minor road i. ikincil yol
minor road i. tali yol
minor road junction i. tali yol kavşağı
Havacılık
minor accident i. küçük kaza
Medikal
variola minor i. variola minor
justo minor i. justominor
pelvis minor i. küçük pelvis
minor variation i. küçük değişiklik
minor lacerations i. küçük yaralanmalar
minor hand surgery i. küçük el cerrahisi
minor haemorrhage i. minör hemoraj
thalassemia minor i. talasemi minör
major-minor sinusitis symptoms i. major-minör sinüzit semptomları
minor salivary gland i. minör tükürük bezi
m.infraspinatus and m.teres minor stress test i. m.ünfraspinatus ve m.teres minör stres testi
pectoralis minor muscle i. pektoral minör kası
minor and major head injuries i. minör ve majör kafa yaralanmaları
a minor heart attack i. ufak bir kalp krizi
a minor heart attack i. küçük bir kalp krizi
minor complication i. minör komplikasyon
minor starch iodine test i. minor nişasta iyot testi
minor trauma i. minör travma
minor and rarely complications i. minör ve nadir komplikasyonlar
minor medical interventions i. minör tıbbi girişimler
minor surgery i. ölüm riski düşük ameliyat
minor surgery i. vücudun süperfisyal yapıları üzerinde yapılan operasyon
minor surgery i. elle uygulanıp ciddi risk taşımayan operasyon
minor ailment i. hafif rahatsızlık
minor injury i. basit yaralanma
Anatomi
major and minor caruncles i. büyük ve küçük etçikler
rectus capitis posterior minor i. rektus kapitis posterior minör
teres minor i. kolu içe doğru çekmeye ve yanlamasına döndürmeye yarayan omuz kası
teres minor i. küçük yuvarlak kas
teres minor muscle i. küçük yuvarlak kas
teres minor muscle i. kolu içe doğru çekmeye ve yanlamasına döndürmeye yarayan omuz kası
rhomboid minor muscle i. musculus rhomboideus minör
musculus rhomboideus minor i. musculus rhomboideus minör
rhomboid minor muscle i. kürek kemiğini omurgaya ve hafifçe yukarı doğru çeken kas
musculus pectoralis minor i. göğüs küçük kası
musculus teres minor i. küçük yuvarlak kas
musculus pectoralis minor i. kürek kemiğini aşağı çekip kolu kaldırmaya yarayan bir çizgili kas
musculus teres minor i. kolu kaldırıp yanal olarak döndüren omuz kası