Shorts - Türkçe İngilizce Sözlük

Shorts

"Shorts" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shorts i. şort
Genel
shorts i. erkek mayosu
shorts i. diz altı şort
shorts i. napolyon tarzı kısa pantolon
shorts i. kapri pantolon
shorts i. küçük komodin
shorts i. eksiğin giderilmesi için ihtiyaç duyulan ürünler
shorts i. tamamlayıcı ürünler
shorts i. boxer
shorts i. paçalı don
Ticaret/Ekonomi
shorts i. kısa vadeli tahviller
shorts i. kısa vadeli güvenilir hisse senetleri
shorts i. kısa vadeli tahviller
shorts i. açığa satılan hisse senetleri
Sanayi
shorts i. (buğday öğütme işleminde) ikincil işlem görmüş ürün
shorts i. artıklar
shorts i. kırpıntılar
Teknik
shorts i. eleküstü
shorts i. elek üstü artıklar
shorts i. kısa pantolon
shorts i. şort
shorts i. artık
shorts i. kırpıntı
Ağaç İşleri
shorts i. kısa kereste
shorts i. bodur kereste
Maden
shorts i. kırılmış maden
shorts i. kırılmış cevher
Gıda
shorts i. ince kepek
Hayvancılık
shorts i. (buğday kepeği ve ruşeym içeren) hayvan yemi
Ormancılık
shorts i. kısa kereste
shorts i. bodur kereste

"Shorts" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
jamaica shorts i. jamaika şortu
walk shorts i. bermuda şort
bermuda shorts i. bermuda
bermuda shorts i. bermuda şort
bermuda shorts i. uzun şort
jamaica shorts i. uzun şort
bike shorts i. bisiklet şortu
bicycling shorts i. bisiklet şortu
cycling shorts i. bisiklet şortu
baggy shorts i. bol/dökümlü şort
dress shorts i. bermuda şort
bicycle shorts i. bisiklet şortu
shorts weather i. şort giyme havası
Deyim
case of the shorts i. (paraca) sıkışık durumda olma
case of the shorts i. (paraca) sıkışık olma
case of the shorts i. paraya sıkışma
the shorts i. (paraca) sıkışık olma
the shorts i. (paraca) sıkışık durumda olma
the shorts i. paraya sıkışma
get (one's) shorts in a knot f. önemsiz bir şey için canını sıkmak
get (one's) shorts in a knot f. boşuna canını sıkmak
get (one's) shorts in a knot f. boş yere kendini üzmek
get (one's) shorts in a knot f. önemsiz bir şeye kafayı takmak
get (one's) shorts in a knot f. incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey için üzülmek
keep your shorts on expr. sakin ol
keep your shorts on expr. sakince bekle
keep your shorts on expr. sabırlı ol
keep your shorts on expr. acele etme
keep your shorts on expr. sakin ol
keep your shorts on expr. dur bakalım
Ticaret/Ekonomi
cash shorts discrepancies in the result of taking physical inventory and deliveries i. sayım ve tesellüm noksanları
the shorts i. teslim etmeyi taahhüt ettikleri hisse senetlerini tedarik edememiş olanlar
squeeze the shorts f. (daha yüksek kazanç sağlamak için) çok sayıda kısa pozisyon açmak
squeeze the shorts f. (kısa pozisyonlarda) sıkıştırma yapmak
squeeze the shorts f. (kısa pozisyonları) sıkıştırmak
Tekstil
high-waisted shorts i. yüksek bel şort
jockey shorts i. jokey şortu
jockey shorts i. kısa ve dar binici pantolonu
board shorts i. sörfçü şortu
boy shorts i. şort bikini altı
long shorts i. uzun şort
Tütün
shorts removal cap i. toz kapağı
shorts removal port i. vakum deliği
shorts removal cap i. kırıntı kapağı
shorts removal port i. toz deliği
Spor
racing shorts i. yarış şortu
bib shorts i. bisikletçilerin giydiği vücudun üst bölümüne doğru uzanan dar bir şort ve omuzların üstünden geçen iki askıdan oluşan bir tür forma
bib shorts i. güreş mayosu
boxer shorts i. boxer külot
Argo
eat my shorts! expr. defol git!
eat my shorts! expr. beni rahat bırak!
eat my shorts! expr. beni yalnız bırak!