Warm... - Türkçe İngilizce Sözlük

Warm...

"Warm..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
warm up f. ısıtmak
warm f. ısınmak
warm f. ısıtmak
warm s. ılık
warm s. sıcacık
warm s. samimi
warm s. sıcak tutan
warm s. sıcak
Genel
warm i. ısınma
a warm reception i. sıcak karşılama
warm front i. sıcak hava kütlesi
warm interest i. sıcak ilgi
a warm welcome i. sıcak bir karşılama
warm i. ılıklık
warm-up exercises i. ısınma hareketleri
warm-up i. ısınma
warm friendship i. samimi arkadaşlık
warm hug i. sıcak kucaklama
warm hug i. içten kucaklama
warm clothes i. kalın giysiler
warm air i. ılık hava
warm weather i. ılık hava
warm towel i. sıcak havlu
warm climate i. sıcak iklim
warm-up act (us) i. ön grup
warm-up act (us) i. konser öncesi ana grup öncesi çıkan grup
warm hospitality i. sıcakkanlı misafirperverlik
warm reception i. sıcak karşılama
warm welcome i. sıcak karşılama
warm-up suit i. eşofman
warm-heartedness i. sempatiklik
warm-heartedness i. sevgi dolu olma
warm relationship i. sıcak ilişki
warm relationship i. samimi ilişki
vocal warm-up i. sessel ısınma
warm shower i. ılık duş
a warm smile i. samimi bir gülümseme
a warm smile i. sıcak bir gülümseme
warm family environment i. sıcak aile ortamı
warm family atmosphere i. sıcak aile ortamı
warm wax i. ılık ağda
warm-up laps i. ısınma turları (araba yarışlarında)
a warm atmosphere i. samimi bir ortam
a warm environment i. samimi bir ortam
warm-up lap i. ısınma turu
warm hearts i. sıcak kalpler
warm-up games i. ısınma oyunları
the warm [brit] i. sıcak yer
warm-up time i. ısınma zamanı
warm hello i. sıcak merhaba
grow warm f. ısınmak
warm the cockles of somebody's heart f. mutlu etmek
warm up f. ılıtmak
get warm f. ısınmak
warm up f. coşmak
warm towards someone f. yakınlık beslemek
warm to f. kanı ısınmak
warm the cockles f. mutlu etmek
warm to somebody f. birine ısınmak
warm up f. hafif idman yapmak (yarışmadan önce)
keep warm f. sıcak tutmak
warm f. kızdırmak
warm the cockles of somebody's heart f. sevindirmek
warm towards somebody f. ısınmak
warm f. ısınmak
warm towards somebody f. birine ısınmak
warm to someone f. yakınlık duymak
warm up f. ısıtmak
warm up f. kışkırtmak
warm the cockles f. sevindirmek
warm up f. heyecanlandırmak
warm up f. coşturmak
warm f. kızmak
warm to someone f. yakınlık beslemek
make it warm for somebody f. zorluk çıkarmak
warm to somebody f. birisine ısınmak
warm up f. kızdırmak
make warm f. ılıklaştırmak
got warm f. ısınmak
warm towards someone f. yakınlık duymak
warm to f. ısınmak (birine)
warm up f. son bir hazırlık yapmak (konserden/temsilden önce)
give someone a warm welcome f. birini nezaket ve içtenlikle karşılamak
warm up f. kızışmak
warm up f. canlanmak
warm up f. ısınmak
act in a warm way f. yakın davranmak
feel warm f. sıcak basmak
feel uncomfortably warm f. sıcak basmak
be warm f. sıcak olmak
warm up f. içini ısıtmak
warm someone inside f. içini ısıtmak
have the social atmosphere warm up f. buzlar çözülmek
warm the cockles of somebody's heart f. birinin gönlünü hoş etmek
warm to f. -e alışmak
warm towards f. -e alışmak
warm to f. -e ısınmak
warm towards f. -e ısınmak
warm f. ısıtmak
warm something up f. bir şeyi ısıtmak
give someone a warm welcome f. birini sıcak ve samimi biçimde karşılamak
warm up f. kısa süreli ısınma alıştırmaları yapmak
warm up f. ısınma hareketleri yapmak
take a warm shower f. ılık bir duş almak
stay warm f. kendini sıcak tutmak
stay warm f. sıcak tutmak
wear warm clothes f. kalın elbiseler giymek
have a warm shower f. Ilık duş almak
take a warm shower f. Ilık duş almak
warm s. sıcacık
warm s. canlı
warm s. ısıtan
warm s. sıcak tutan (giysi/battaniye vb)
warm s. sıkıcı
warm s. şevkli
warm s. cana yakın
warm s. sıcak (hava)
warm s. samimi (kimse)
warm s. heyecanlı
warm s. sıcak tutan
warm s. candan
warm s. samimi
warm enough s. yeterince sıcak
nice and warm s. sıcacık
warm s. içten
warm s. sıcak (renk)
warm s. hararetli
warm s. yeni
warm s. taze
warm s. gayretli
warm s. sıcakkanlı
warm s. sevgi dolu
warm s. yüreği sıcak
warm blooded s. sıcak kanlı
as warm as s. kadar sıcak
warm s. ılık
warm s. sıcak
as warm as s. gibi sıcak
warm-blooded s. sıcakkanlı
warm-hearted s. sevgi dolu
warm-blooded s. tutkulu
warm-hearted s. iyi kalpli
warm-hearted s. cana yakın
warm and rainy s. ılık ve yağışlı
warm-hearted s. sıcak
warm-hearted s. sempatik
warm-hearted s. yüreği sıcak
warm-blooded s. enerjik
warm-hearted s. dostça
slow-to-warm-up s. yavaş alışan