açık olmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

açık olmak



"açık olmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
General
açık olmak be sincere with others f.
açık olmak be on f.
açık olmak be accessible f.
açık olmak be receptive f.
açık olmak remain open f.
Idioms
açık olmak lay one's card on the table
açık olmak get clear on

"açık olmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

Türkçe İngilizce
General
açık olmak (elektrik/ışık) be on f.
dürüst ve açık olmak put the cards on the table f.
açık olmak (elektrik/su/gaz) be on f.
dürüst ve açık olmak lay the cards on the table f.
tartışmaya açık olmak be open to dispute f.
araları açık olmak (birilerinin) be at odds f.
açık olmak (eleştirilere/yeni fikirlere vb) be open to f.
hastalığa açık olmak open to disease f.
eleştirilere açık olmak be open to criticism f.
yoruma açık olmak be open to interpretation f.
işbirliğine açık olmak be open to cooperation f.
değişime açık olmak open to change f.
açık olmak (dürüst) be aboveboard with f.
açık olmak (cihaz vb) be on f.
(ev) önü açık olmak (house) have an open view f.
ihanete açık olmak be vulnerable to betrayal f.
(kötü bir şeye) açık veya maruz olmak be vulnerable to f.
ihanete açık olmak be vulnerable to treachery f.
ihanete açık olmak be open to treachery f.
yeni fikirlere açık olmak be open to new ideas f.
yeniliklere açık olmak be open to new ideas f.
farklı yorumlara açık olmak be contestable f.
farklı yorumlara açık olmak be open to dispute f.
farklı yorumlara açık olmak be questionable f.
farklı yorumlara açık olmak be debatable f.
önerilere açık olmak be open to any suggestions f.
öneriye açık olmak be open to suggestion f.
pazarlığa açık olmak be bargainable f.
pazarlığa açık olmak be negotiable f.
önerilere açık olmak be open for suggestions f.
görüşlere açık olmak be open to the opinions f.
itiraza açık olmak be open to objection f.
açık görüşlü olmak be open-minded f.
bütçesinde ...'lık açık olmak have a hole in one's budget of f.
(bir şey hakkında) açık/net olmak be clear on something f.
yeni fikirlere açık olmak stand open to new ideas f.
yeni görüşlere açık olmak stand open to new ideas f.
açık biçimde farklı olmak contrast sharply with f.
Phrases
açık olmak gerekirse to say more clearly
açık olmak gerekirse to be obvious
açık olmak gerekirse clearly saying
daha açık olmak gerekirse to be more precise
açık olmak gerekirse let me be clear
tartışmaya açık olmak up for debate
Colloquial
evinin kapısı misafirlerine her zaman açık olmak keep open house
Idioms
fermuarı açık olmak have one’s fly undone f.
fermuarı açık olmak have one’s flies undone f.
fermuarı açık olmak one’s fly to be open f.
şansı açık olmak be on a roll
bahtı açık olmak go places
(yanlış anlaşılmaya) açık olmak lend itself to
açık ve belirgin olmak come into focus
açık artırmada olmak be under the hammer
gözü açık olmak have one's eyes open
gözü açık olmak keep an eye open
arası açık olmak be in bad odour with
açık görüşlü olmak keep an open mind
açık görüşlü olmak have an open mind
açık kalpli olmak wear one's heart on one's sleeve
açık kalpli olmak have one's heart on one's sleeve
bahtı açık olmak have luck of the irish
bahtı açık olmak have the luck of the irish
arası açık/bozuk olmak be in bad odor with somebody (american)
arası açık/bozuk olmak be in bad odour with somebody (british)
herkese açık olmak be an open book
herkese açık olmak be open to all
suistimale/suistimal edilmeye çok açık olmak be wide open to abuse
açık ara önde olmak be well ahead
açık sözlü olmak not pull any punches
açık sözlü olmak not pull any punches
Trade/Economic
açık hesap sahibi olmak have an open account
talebe açık olmak be open to demand
Marine
açık denizde seyir halinde olan gemide olmak be at sea
Zoology
başta ladin ormanları olmak üzere kuzey amerika'nın nemli ormanlık alanlarında yaşayan açık-kahverengi kurbağa wood frog (rana sylvatica) i.
British Slang
fermuarı açık olmak fly low
fermuarı açık olmak have egg on one's chin