absorbe - Türkçe İngilizce Sözlük

absorbe

"absorbe" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
absorbe absorbed s.
absorbe absorpt s.

"absorbe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
aybaşı kanamasını absorbe eden tampon tampax i.
absorbe edicilik sorbability i.
absorbe etmek absorb f.
absorbe etmek involve f.
absorbe olmak spunge f.
absorbe etmek sup [obsolete] f.
sesi absorbe eden sound absorbent s.
absorbe edilmemiş unabsorbed s.
sıvıyı absorbe edemeyen unabsorbent s.
ışığı tamamen absorbe eden black s.
şoku absorbe eden shock-absorbent s.
absorbe edici sorbable s.
Ticaret/Ekonomi
dolaylı giderlerin absorbe edilme oranları yöntemi overhead absorption rate i.
Teknik
absorbe etme kapasitesi absorbing capacity i.
absorbe edilmiş su absorbed water i.
absorbe yüzeyi absorber area i.
odalar arasında hat kurmak için kullanılan, mikrodalga radyo sinyallerini absorbe eden bir tür ahşap magnetic wood i.
absorbe etmek absorb f.
(nükleer patlamanın) şokunu absorbe etmek decouple f.
(karbondioksiti) büyük bir tepkimenin veya bileşiğin parçası olacak şekilde bağlamak veya absorbe etmek sequester f.
(madde) absorbe edilen sorbed s.
Medikal
absorbe edilen radyasyon doz birimi gray i.
radyoterapide kullanılan bir çeşit absorbe doz ölçümü thermoluminescence dosimetry i.
radyoterapide kullanılan absorbe doz ölçüm dozametresi fricke dosimetry i.
absorbe olabilen jelatin sünger absorbable gelatine sponge i.
Fizyoloji
absorbe edilemeyen unabsorbable s.
Fizik
havadan rutubet absorbe etme hygroscopicity i.
maddenin absorbe ettiği kızılötesi ışınları görünür radyant ışınlar olarak yayması calorescence i.
fotonun absorbe edilmesiyle enerjisi artan türe elektron eklenmesi photoreduction i.
Kimya
absorbe edilen madde sorbate i.
fazla absorbe edici madde superabsorbent i.
(maddeyi) absorbe edip tutmak occlude f.
fazla absorbe eden superabsorbent s.
Biyoloji
yabancı maddeleri absorbe eden hücre türü athrocyte i.
yabancı maddeleri absorbe eden hücre türü athrocytosis i.
Deniz Biyolojisi
sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi activated carbon i.
Fotoğrafçılık
morötesi ışığı absorbe edip bulanıklığı ve fazla maviliği azaltan pembemsi bir filtre skylight filter i.
Eski Kullanım
absorbe etmek stifle f.
Engineering
yüksek performanslı hoparlörün arkasında bulunan, istenmeyen ses dalgalarını absorbe eden hava odalarının oluşturduğu mahfaza labyrinth i.