stifle - Türkçe İngilizce Sözlük

stifle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stifle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boğmak, bastırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstaɪfəl/ – BrE /ˈstaɪfəl/)
Terim Türü:
Fiil: stifle (stifles – stifled – stifling)
Nefesi ya da mecazen bir süreci ve duyguyu bastırmayı betimler. Fransızca estouffer üzerinden İngilizceye geçmiştir. Duygusal ve siyasal anlatılarda engelleme vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
suppress
Zıt Anlamlılar:
encourage

"stifle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stifle f. tutmak
We cannot stifle these countries at such a decisive moment as this.
Böylesine belirleyici bir anda bu ülkeleri baskı altında tutamayız.

More Sentences
stifle f. bastırmak (bir duyguyu/isyanı)
He longed for a drink in order to stifle the feeling of pity for herself.
Kendisine duyduğu acıma hissini bastırmak için bir içki içmeyi arzuluyordu.

More Sentences
stifle f. boğulmak
There is always a risk that one can stifle an initiative by too much bureaucracy.
Bir girişimin çok fazla bürokrasi ile boğulma riski her zaman vardır.

More Sentences
stifle f. boğmak
The smoke filled the building and almost stifled the firemen.
Duman binayı doldurdu ve itfaiyecileri neredeyse boğuyordu.

More Sentences
stifle f. engellemek
There are bureaucratic rules and regulations that stifle innovation.
İnovasyonu engelleyen bürokratik kurallar ve düzenlemeler vardır.

More Sentences
Teknik
stifle f. boğmak
The smoke filled the building and almost stifled the firemen.
Duman binayı doldurdu ve itfaiyecileri neredeyse boğuyordu.

More Sentences
Genel
stifle i. hayvanda diz eklemi
stifle i. boğucu atmosfer
stifle i. insanın üzerine üzerine gelen ortam
stifle i. bayıcı ortam
stifle f. tıkanmak
stifle f. soluk almasını zorlaştırmak
stifle f. soluk almasını engellemek
stifle f. zaptetmek
stifle f. gelişmesini engellemek
stifle f. bastırmak
stifle f. sesini kesmek
stifle f. susturmak
stifle f. nefesini kesmek
stifle f. kısıtlamak
stifle f. sınırlamak
stifle f. dizginlemek
stifle f. köstek olmak
stifle f. cesaretini kırmak
Teknik
stifle f. bastırmak
stifle f. söndürmek
Veterinerlik
stifle i. kraniyal çapraz bağ hastalığı
stifle i. çapraz bağ hastalığı
Eski Kullanım
stifle f. dolaşımını durdurmak
stifle f. gizlemek
stifle f. örtbas etmek
stifle f. perdelemek
stifle f. emmek
stifle f. tıkamak
stifle f. kapatmak
stifle f. absorbe etmek
stifle f. soğurmak
stifle f. akışını durdurmak

"stifle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stifle a sob f. hıçkırık bastırmak
stifle [obsolete] f. suya daldırarak öldürmek
stifle [obsolete] f. suya daldırmak
stifle [obsolete] f. suda boğmak
Ticaret/Ekonomi
stifle the demand f. talebi bastırmak
Anatomi
stifle bone i. diz kapağı
stifle bone i. patella