| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | admirable s. | hayran eden | ||
| Genel | ||||
| Genel | admirable s. | takdire değer | ||
|
You've done an admirable job. Sen takdire değer bir iş yaptın. More Sentences |
||||
| Genel | admirable s. | takdire şayan | ||
|
Firefighters showed admirable bravery in fighting against the fire. İtfaiyeciler yangınla mücadelede takdire şayan bir cesaret örneği göstermişlerdir. More Sentences |
||||
| Genel | admirable s. | çok güzel | ||
| Genel | admirable s. | beğenilen | ||
| Genel | admirable s. | çok iyi | ||
| Genel | admirable s. | hayranlık uyandıran | ||
| Genel | admirable s. | hayranlık uyandıran | ||
| Genel | admirable s. | harika | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Deyim | ||||
| Deyim | an admirable crichton i. | her türlü girişiminde başarılı olan kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | her alanda başarılı kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | her türlü girişiminden iyi sonuçlar elde eden kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | tuttuğunu koparan kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | on parmağında on marifet kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | elinden her iş gelen kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | her alanda sivrilen kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | bir çok farklı alanda sağladığı başarılar takdire şayan kimse | ||
| Deyim | an admirable crichton i. | neye elini atsa başaran/başarılı olan kimse | ||
| Böcek Bilimi | ||||
| Böcek Bilimi | red admirable i. | avrupa ve asya'ya özgü siyah kanatlı bir kelebek | ||