aggravated - Türkçe İngilizce Sözlük

aggravated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

aggravated — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈæɡrəveɪtɪd/ – BrE /ˈæɡrəveɪtɪd/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: aggravated
Daha kötü hâle gelmiş veya sinirlenmiş olma durumunu niteleyen sıfattır. Aggravate fiilinin ortaç biçimi olarak hem tıp/hukuk (“aggravated assault”) hem gündelik dilde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
worsened, exacerbated, irritated
Zıt Anlamlılar:
alleviated, improved, soothed

"aggravated" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
aggravated s. kötüleşmiş
The internal political situation is being aggravated further by the problem of Transnistria.
İç siyasi durum Transdinyester sorunu nedeniyle daha da kötüleşmektedir.

More Sentences
Hukuk
aggravated s. ağır (suç)
You will be jailed for aggravated assault.
Ağır saldırı suçundan hapse gireceksin.

More Sentences
Genel
aggravated s. fenalaşmış
aggravated s. kışkırtılan
aggravated s. kışkırtılmış
aggravated s. tahrik edilmiş
aggravated s. kızdırılmış
aggravated s. ağırlaşmış

"aggravated" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
aggravated provocation i. ağır tahrik
be aggravated f. fenalaşmak
Hukuk
aggravated life imprisonment i. ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
aggravated felony court i. ağır ceza mahkemesi
aggravated assault and battery i. ağır cezayı gerektiren müessir fiil
aggravated larceny i. sirkat
aggravated larceny i. ağır cezayı gerektiren hırsızlık
aggravated fraud i. nitelikli dolandırıcılık
aggravated larceny i. ağır hırsızlık
aggravated larceny i. ağır hırsızlık suçu
aggravated torture i. ağırlaşmış işkence
aggravated murder i. ağırlaştırılmış cinayet
aggravated life imprisonment i. ağırlaştırılmış ömür boyu hapis
aggravated injury i. ağırlaşmış yaralama
aggravated trespass i. başkasının arazisine tecavüz etme
aggravated assault i. ağır saldırı
aggravated trespass i. yasalara uygun faaliyetlere müdahale etme
aggravated assault i. ağır fiili saldırı
aggravated trespass i. ihlal
aggravated trespass i. mülke izinsiz girme
racially or religiously aggravated assault i. ırk ya da din temelli müessir fiil
Siyasal
aggravated circumstances i. ağır koşullar
aggravated circumstances i. ağırlaşmış koşullar
Medikal
capillary permeability aggravated by stress i. strese bağlı oluşmuş kapiller geçirgenlik
Modern Argo
aggravated stupidity i. ağır aptallık
agged (aggravated) s. kötüleşmiş