arabuluculuk - Türkçe İngilizce Sözlük

arabuluculuk

"arabuluculuk" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
arabuluculuk arbitration i.
The parties didn't agree to independent arbitration.
Taraflar bağımsız arabuluculuk konusunda hemfikir değillerdi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
Hukuk
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
Siyasal
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
Telekom
arabuluculuk mediation i.
Last, but not least, it would increase the costs of insurance mediation.
Son olarak, sigorta arabuluculuğunun maliyetlerini artıracaktır.

More Sentences
Genel
arabuluculuk good offices i.
arabuluculuk peacemaking i.
arabuluculuk conciliation i.
arabuluculuk intermediacy i.
arabuluculuk mediacy i.
arabuluculuk bridge-building i.
Hukuk
arabuluculuk conciliation i.
arabuluculuk intermediation i.
Siyasal
arabuluculuk conciliation i.

"arabuluculuk" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
arabuluculuk süreci mediation process i.
arabuluculuk girişimi mediation initiative i.
zorunlu arabuluculuk mandatory mediation i.
arabuluculuk etmek mediate f.
arabuluculuk etmek reconcile f.
arabuluculuk yapmak stand between f.
arabuluculuk yapmak arbitrate f.
arabuluculuk yapmak compose f.
arabuluculuk yapmak compone f.
arabuluculuk etmek pease [obsolete] f.
arabuluculuk yapmak sib f.
arabuluculuk yapmak palliate [obsolete] f.
arabuluculuk yapan intermediatory s.
arabuluculuk yapan mediating s.
Öbek Fiiller
(iki kişi arasında) arabuluculuk yapmak mediate between f.
Deyim
arabuluculuk yapmak hold the ring f.
arabuluculuk yapmak hold the ring f.
Hukuk
uluslararası arabuluculuk international mediation i.
(genellikle rüşvet gibi yöntemleri ile) arabuluculuk yapan kimse influence peddler i.
Siyasal
daimi arabuluculuk konseyi permanent court of arbitration i.
değerlendirici arabuluculuk evaluative mediation i.
düşman milletler veya devletler arasında arabuluculuk yapan bir grup insan veya millet third force i.
arabuluculuk yapmak mediatise f.
arabuluculuk yapmak mediatize f.
Psikoloji
dönüştürücü arabuluculuk transformative mediation i.
Kısaltma
uzlaştırma, arabuluculuk ve tahkim konseyi ccma (council for conciliation, mediation and arbitration) i.
Latince
sosyal konularda arabuluculuk yapan kimse arbiter elegantiarum i.
sosyal konularda arabuluculuk yapan kimse arbiter elegantiae i.