reconcile - Türkçe İngilizce Sözlük

reconcile

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

reconcile — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uzlaştırmak, barıştırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɛkənsaɪl/ – BrE /ˈrɛkənsaɪl/)
Terim Türü:
Fiil: reconcile (reconciles – reconciled – reconciling)
Karşıtlıkları giderip uyum sağlamayı anlatan fiildir. Latince reconciliare kökünden evrilmiştir. Diplomasi ve kişilerarası ilişkilerde temel fiildir.
Eş Anlamlılar:
resolve, harmonize
Zıt Anlamlılar:
alienate

"reconcile" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
reconcile f. uzlaştırmak
The two leaders couldn't reconcile their different ideas on education.
İki lider eğitim konusundaki farklı fikirlerini uzlaştıramadı.

More Sentences
reconcile f. barıştırmak
You rightly said at the beginning that you want to reconcile the public with Europe.
Başlangıçta haklı olarak halkı Avrupa ile barıştırmak istediğinizi söylediniz.

More Sentences
Genel
reconcile f. bağdaştırmak
You cannot reconcile the idea of a good technocracy with a debate on democracy.
İyi bir teknokrasi fikrini demokrasi tartışmasıyla bağdaştıramazsınız.

More Sentences
reconcile f. uzlaşmak
We still need an in-depth discussion of how this can be reconciled.
Bunun nasıl uzlaştırılabileceği konusunda hala derinlemesine bir tartışmaya ihtiyacımız var.

More Sentences
reconcile f. barıştırmak
You rightly said at the beginning that you want to reconcile the public with Europe.
Başlangıçta haklı olarak halkı Avrupa ile barıştırmak istediğinizi söylediniz.

More Sentences
Hukuk
reconcile i. uzlaşmak
We still need an in-depth discussion of how this can be reconciled.
Bunun nasıl uzlaştırılabileceği konusunda hala derinlemesine bir tartışmaya ihtiyacımız var.

More Sentences
reconcile i. uzlaştırmak
The two leaders couldn't reconcile their different ideas on education.
İki lider eğitim konusundaki farklı fikirlerini uzlaştıramadı.

More Sentences
reconcile f. barışmak
Dan and Linda reconciled.
Dan ve Linda barıştılar.

More Sentences
Teknik
reconcile i. uzlaştırmak
The two leaders couldn't reconcile their different ideas on education.
İki lider eğitim konusundaki farklı fikirlerini uzlaştıramadı.

More Sentences
Askeri
reconcile f. barıştırmak
You rightly said at the beginning that you want to reconcile the public with Europe.
Başlangıçta haklı olarak halkı Avrupa ile barıştırmak istediğinizi söylediniz.

More Sentences
Genel
reconcile f. uydurmak
reconcile f. ara bulmak
reconcile f. ahenkleştirmek
reconcile f. razı etmek
reconcile f. arabuluculuk etmek
reconcile f. aralarını bulmak
reconcile f. anlaştırmak
Hukuk
reconcile f. anlaşamazlığı gidermek
reconcile f. anlaşmazlıkları çözmek
reconcile f. husumeti gidermek
reconcile f. husumeti ortadan kaldırmak
reconcile f. telif etmek
Bilgisayar
reconcile expr. karşılaştır
reconcile expr. uzlaştır
Dini
reconcile f. yeniden kutsamak
reconcile f. tekrar komünyona kabul etmek

"reconcile" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
reconcile with f. yeniden barışmak
reconcile with f. uzlaşmak
reconcile somebody to f. razı etmek
reconcile oneself to f. razı olmak
reconcile oneself to f. ısınmak
reconcile oneself to f. alışmak
reconcile oneself to living alone f. kendini yalnız yaşamaya alıştırmak
Öbek Fiiller
reconcile oneself to something f. [zamanla) (çok da hoş olmayan) bir şeyi kabullenmek
reconcile with (someone) f. (birini) affetmek
reconcile with (someone) f. (birinin biriyle) arasını düzeltmek
reconcile with (something) f. (bir şeyle) bağdaştırmak
reconcile with (someone) f. (biriyle) tekrar uzlaşmak
reconcile with (something) f. (bir şeyle/şeye) uydurmak
reconcile with (someone) f. (birini biriyle) barıştırmak
reconcile with (someone) f. (biriyle) barışmak