awe - Türkçe İngilizce Sözlük

awe

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

awe — Definition

Anlamı ve Tanımı:
huşu, hayranlıkla karışık saygı
Okunuş (IPA):
(AmE /ɔː/ – BrE /ɔː/)
Terim Türü:
İsim: awe (uncountable)
Karşısında insanı küçük hissettiren büyüklük/heybet karşısında duyulan hayranlık ve huşuyu ifade eden kelimedir. Eski İskandinav köklerden İngilizceye geçmiş, duygusal yoğunluğu yüksek bir kelimedir.
Eş Anlamlılar:
wonder, reverence, amazement
Zıt Anlamlılar:
contempt, indifference, disdain

"awe" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
awe i. huşu
With deep and reverent awe I replaced the candelabrum in its former position.
Derin ve saygılı bir huşu içinde şamdanı eski yerine yerleştirdim.

More Sentences
awe i. hayranlık
Nick feels great awe for his boss, Rachel.
Nick, patronu Rachel'a büyük bir hayranlık duyuyor.

More Sentences
awe f. huşu içinde bırakmak
The people in the church were awed by the priest's words.
Kilisedekiler papazın sözleri karşısında huşu içinde kalmışlardı.

More Sentences
awe i. sakınma
awe i. dehşet
awe i. korkuyla karışık şaşkınlık
awe i. korku
awe i. haşmet
awe i. korkuyla karışık saygı
awe i. korku ve merakla karışık saygı
awe i. yoğun merak
awe i. aşırı hayranlık
awe f. korku vermek
awe f. korkutmak
awe f. -i dehşete düşürmek
awe f. şaşkına uğratmak
awe N. hayranlıkla karışık saygı
Denizcilik
awe i. değirmen çarkındaki levha veya kova
awe i. yel değirmenindeki bir yelken

"awe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hold somebody in awe f. gözünde büyütmek
awe inspiring s. büyük hayranlık uyandıran
awe inspiring s. büyüleyici
awe-inspiring s. büyük hayranlık uyandıran
awe-inspiring s. huşu uyandıran
awe-inspiring s. büyüleyici
awe-inspiring s. korku veren
awe-inspiring s. dehşet verici
awe-inspiring s. insanı huşu içinde bırakan
İfadeler
be i̇n awe of someone f. birine çok saygı duymak
stand in awe of someone f. birinin önünde saygıyla eğilmek
stand in awe of someone f. birine çok saygı duymak
be i̇n awe of someone f. birinin önünde saygıyla eğilmek
stand in awe of someone f. birinin önünde saygıyla eğilmek
stand in awe of someone f. birine çok saygı duymak
be i̇n awe of someone f. birine çok saygı duymak
be i̇n awe of someone f. birinin önünde saygıyla eğilmek
Deyim
stand in awe of f. huşu duymak
stand in awe of f. hayranlık ve saygı duymak
stand in awe f. hayranlık ve saygı duymak
be in awe of f. hayranlık ve saygı duymak
stand in awe of f. çok korkmak
stand in awe of f. derinden saygı duymak
be in awe (of someone or something) f. (birine/bir şeye) korkuyla karışık bir saygı duymak
be in awe (of someone or something) f. (birine/bir şeye) çok saygı duymak
be in awe (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) önünde saygıyla eğilmek
be in awe (of someone or something) f. (birine/bir şeye) hayranlık ve saygı duymak
stand in awe of somebody/something f. birine/bir şeye çok saygı duymak
be in awe of somebody/something f. birine/bir şeye korkuyla karışık bir saygı duymak
stand in awe of somebody/something f. birine/bir şeye korkuyla karışık bir hayranlık duymak
be in awe of somebody/something f. birine/bir şeye korkuyla karışık bir hayranlık duymak
be in awe of somebody/something f. birine/bir şeye çok saygı duymak
stand in awe of somebody/something f. birine/bir şeye korkuyla karışık bir saygı duymak
in awe expr. derinden saygı duyan
in awe expr. (birine/bir şeye) korkuyla karışık bir saygı duyan
in awe expr. hayranlık ve saygı duyan
Dini
days of awe i. musevilikte roş aşana ve yom kippur bayramları için kullanılan isim
days of awe i. (yahudilikte) kutsal tatiller
days of awe i. (yahudilikte) kutsal günler
Askeri
shock and awe i. şok ve dehşet
shock and awe i. ani ve acımasız bir biçimde saldırarak düşmanı etkisiz hale getirme
Eski Kullanım
awe–strike f. saygıyla karışık korku yaratmak