ballooned - Türkçe İngilizce Sözlük

ballooned

ballooned — Definition

Anlamı ve Tanımı:
balon, şişmek, hava aracı
Okunuş (IPA):
(AmE /bəˈluːn/ – BrE /bəˈluːn/)
Terim Türü:
İsim: balloon (balloons); Fiil: balloon (balloons – ballooned – ballooning)
Hava veya gazla dolarak genişleyen esnek nesne ya da araç. Fransızca ballon kökü, yuvarlaklık fikrini vurgular. Havacılık ve mecazî anlatımda, ani büyüme ve şişkinlik durumlarını betimlemek için kullanılır
Eş Anlamlılar:
inflate
Zıt Anlamlılar:
deflate

"ballooned" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
balloon i. balon
They decorated the room with balloons for the birthday party.
Doğum günü partisi için odayı balonlarla süslediler.

More Sentences
Genel
balloon i. konuşma balonu
All of the balloons in this cartoon are empty.
Bu çizgi filmdeki konuşma balonlarının hepsi boş.

More Sentences
balloon f. şişmek
The car's tires ballooned.
Arabanın lastikleri şişti.

More Sentences
balloon f. balon gibi şişmek
He ballooned with the pandemic.
Adam pandemide balon gibi şişmiş.

More Sentences
balloon f. artmak
The rumours soon ballooned into a full-grown scandal.
Söylentiler kısa sürede artarak tam bir skandala dönüştü.

More Sentences
balloon i. lop
balloon i. balon şişe
balloon i. küre
balloon i. düşünce balonu
balloon i. yuvarlak büyük bir konyak bardağı
balloon i. dış görünüş
balloon i. gösteri
balloon i. gösteriş
balloon i. sığ görüş
balloon i. boş inanç
balloon f. abartmak
balloon f. zam yapmak
balloon f. havadan atmak
balloon f. şişirmek
balloon f. balonla uçmak
balloon f. balon gibi olmak
balloon f. çoğalmak
balloon s. balon gibi
balloon s. kabarık
balloon s. balon gibi
balloon s. şişmiş
balloon s. şişik
balloon s. şişkin
balloon N. hava aracı
Ticaret/Ekonomi
balloon i. balon ödeme
balloon s. balon ödemeli
Teknik
balloon i. yuvarlak tabanlı şişe
Bilgisayar
balloon i. top grafik simge
Tekstil
balloon i. iplik topu
balloon i. yüz çözgü boyamada kullanılan silindirik dönen makara
Mimarlık
balloon i. yuvarlak kubbe süslemesi
Otomotiv
balloon i. balon tekerlek
Ulaştırma
balloon s. hafif ama büyük mallardan oluşan (yük)
Havacılık
balloon f. (uçak) iniş sırasında bir anda yükselmek
Medikal
balloon i. tedavi amacıyla vücuda yerleştirilen şişirilebilir alet
Kimya
balloon i. gazları tartmak için kullanılan yuvarlak cam kap
balloon i. balon joje
Spor
balloon i. topu yükseğe çıkaran vuruş
Böcek Bilimi
balloon f. (küçük örümcek) ağa takılı halde havada süzülmek

"ballooned" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
speech balloon i. konuşma balonu
Genel
hot air balloon i. sıcak hava balonu
balloon knot i. anüs
balloon knot i. balon ucu
trial balloon i. halkın tepkisini öğrenmek için bir plan hakkında verilen ön haber
pilot balloon i. pilot balon
pilot balloon i. kılavuz balon
balloon operator i. baloncu
balloon seller i. baloncu
flying balloon i. uçan balon
helium balloon i. uçan balon
red balloon i. kırmızı balon
yellow balloon i. sarı balon
red balloon i. kırımızı balon
color balloon i. renkli balon
balloon glass i. konyak bardağı
balloon glass i. balon bardak
moored balloon i. yere bağlı balon
captive balloon i. yere bağlı balon
hot air balloon ride i. sıcak hava balonu yolculuğu
balloon whisk i. (mutfak aleti) balon çırpıcı
water balloon i. su balonu
color balloon i. renkli balon
colour balloon i. renkli balon
balloon seller i. balon satıcısı
balloon seller i. baloncu
balloon mortgage i. düşük ödemeli kısa vadeli sabit faizli bir kredi
balloon mortgage i. balon ipoteği
balloon mortgage i. önceden belirlenen dönemden sonra kalan tüm borçların ödenmesini gerektiren bir kredi türü
air balloon i. hava balonu
air balloon i. balon
thought balloon i. düşünce balonu
balloon [obsolete] i. havai fişek kovanı
fire balloon i. dilek feneri
fire balloon i. sıcak hava balonu
swell like a balloon f. balon yapmak
inflate a balloon f. balon şişirmek
blow up a balloon f. balon şişirmek
buy a balloon f. balon satın almak
draw a balloon f. balon çizmek
take a balloon tour f. balon turuna çıkmak
İfadeler
when the balloon goes up expr. korkulan şey başa gelince
before the balloon goes up expr. durum içinden çıkılmaz hale geldiğinde/gelmeden
before the balloon goes up expr. durum zor bir hal aldığında/almadan
when the balloon goes up expr. hareket başladığında
before the balloon goes up expr. korkulan şey başa gelince/gelmeden
when the balloon goes up expr. sorun bastırılamaz hale geldiğinde
when the balloon goes up expr. ortalık alevlendiğinde
when the balloon goes up expr. durum içinden çıkılmaz hale geldiğinde
when the balloon goes up expr. teşebbüs/girişim başladığında
before the balloon goes up expr. durum ciddileştiğinde/ciddileşmeden
when the balloon goes up expr. olay patlak verdiğinde
before the balloon goes up expr. durum ciddiye bindiğinde/binmeden
before the balloon goes up expr. sorun ortaya çıktığında/çıkmadan
when the balloon goes up expr. sorun ortaya çıktığında
when the balloon goes up expr. durum karmaşık bir hale geldiğinde
when the balloon goes up expr. durum sıkıntılı bir hale geldiğinde
before the balloon goes up expr. korkulan şey gerçekleşince/gerçekleşmeden
before the balloon goes up expr. olay patlak verdiğinde/vermeden
before the balloon goes up expr. kritik an geldiğinde/gelmeden
before the balloon goes up expr. ortalık alevlendiğinde/alevlenmeden
before the balloon goes up expr. sorun bastırılamaz hale geldiğinde/gelmeden
before the balloon goes up expr. durum karmaşık bir hale geldiğinde/gelmeden
when the balloon goes up expr. durum kritik bir hal aldığında
before the balloon goes up expr. durum sıkıntılı bir hale geldiğinde/gelmeden
when the balloon goes up expr. durum ciddiye bindiğinde
when the balloon goes up expr. korkulan şey gerçekleşince
when the balloon goes up expr. durum zor bir hal aldığında
before the balloon goes up expr. durum kritik bir hal aldığında/almadan
when the balloon goes up expr. durum ciddileştiğinde
when the balloon goes up expr. kritik an geldiğinde
the balloon goes up expr. çalışma başlıyor
the balloon goes up expr. teşebbüs başlıyor
the balloon goes up expr. ilk işaret veriliyor
the balloon goes up expr. girişim başlıyor
the balloon goes up expr. start veriliyor
the balloon goes up expr. başlangıç işareti veriliyor
Konuşma Dili
when the balloon goes up expr. sorun başladığında
when the balloon goes up expr. olay başladığında
Deyim
send up a trial balloon f. zemin yoklamak
send up a trial balloon f. nabız yoklamak
go down like a lead balloon f. hoş karşılanmamak
float a trial balloon f. balon uçurmak
float a trial balloon f. düşünce veya eğilimi öğrenmek için önden araştırma yapmak
float a trial balloon f. nabız yoklamak
float a trial balloon f. fikir almak için önermek
the balloon goes up expr. durum ciddileşti
the balloon goes up expr. sorun büyüdü
before the balloon goes up expr. olay/işler çıkmaza girmeden önce
before the balloon goes up expr. testi kırılmadan önce
before the balloon goes up expr. olay/işler karışmadan önce
before the balloon goes up expr. olay/işler patlak vermeden/içinden çıkılmayacak hale gelmeden önce
before the balloon goes up expr. olay/işler ciddileşmeden önce
before the balloon goes up expr. olay/işler kritik bir hale gelmeden önce
Ticaret/Ekonomi
balloon payment i. defaten ödeme
balloon payment i. balon ödeme
balloon loan i. balon kredisi
balloon payment i. önceki taksitlerden daha yüksek olan son kredi taksidi
balloon loan i. balon ödemeli kredi
Turizm
balloon tour i. balon turu
fly in a hot air balloon f. sıcak hava balonunda uçmak
Teknik
barrage balloon i. baraj balonu
balloon sail i. balon yelken
lifter pulley for balloon control cam i. balon kontrol bileziği eksantrik kasnağı
trial balloon i. deneme balonu
balloon tip i. balon ucu
pilot balloon i. kılavuz balonu
balloon tire i. balon lastik
balloon framing i. balon çerçeve
balloon shed i. balon hangarı
filament balloon i. filament iplik balonu
balloon tyre i. balon lastik
fire balloon i. sıcak hava balonu
lifter pulley for balloon control rings i. balon kontrol bileziği eksantrik kasnağı
balloon control ring i. balon kırıcı halka
balloon control rings i. balon kırıcı rayı
balloon control ring support i. balon kırıcı taşıyıcısı
pilot balloon i. sondaj balonu
meteorological balloon i. meteoroloji balonu
weather balloon i. meteoroloji balonu
pilot balloon i. kılavuz balon
barrage balloon i. savunma balonu
passive balloon i. pasif balon
passive balloon i. tahrik gücü sağlanmayan balon
balloon tipped s. balon uçlu
Bilgisayar
balloon help i. balon yardım
balloon text i. balon metni
help balloon i. yardım balonu
shrink balloon expr. balonu küçült
Tekstil
balloon net i. atkı ipliklerinin çözgü etrafında karışık şekilde büküldüğü bir tür örgü dantel
balloon sleeve i. karpuz kol
balloon sleeve i. balon kol
İnşaat
balloon frame i. balon çerçeve
balloon framing i. balon çerçeve
balloon frame construction i. balon çerçeve inşaat
balloon framing i. balon çerçeveleme
Ağaç İşleri
balloon frame i. ufak keresteden yapılmış ev iskeleti
Otomotiv
balloon tyre i. balon lastik
super-balloon s. çok geniş kesitli
balloon foot s. balon ayaklı
Havacılık
captive balloon i. sabit balon
expanding balloon i. genişleyebilen balon
free balloon net i. serbest balon ağı
dilatable balloon i. genişleyebilen balon
constant pressure balloon i. sabit seviye balonu
fire balloon i. sıcak hava balonu
free balloon i. serbest balon
balloon flying cable i. balon uçurma halatı
constant level balloon i. sabit seviye balonu
ballonet balloon i. balonetli balon