| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bike i. | bisiklet | ||
|
I will change the rims of my bike. Bisikletimin jantlarını değiştireceğim. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | bike f. | bisiklete binmek | ||
|
Biking is the cheapest way to go somewhere. Bisiklete binmek bir yere gitmenin en ucuz yoludur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bike i. | motosiklet | ||
|
She came with a naked bike. Rüzgar koruması olmayan bir motosikletle geldi. More Sentences |
||||
| Genel | bike i. | bisiklet | ||
|
I will change the rims of my bike. Bisikletimin jantlarını değiştireceğim. More Sentences |
||||
| Genel | bike f. | bisiklet sürmek | ||
|
She rides a fixed gear bike. O sabit vitesli bir bisiklet sürüyor. More Sentences |
||||
| Genel | bike i. | motorsiklet | ||
| Genel | bike i. | at şovlarında kullanılan hafif, iki tekerlekli bir tür at arabası | ||
| Genel | bike f. | motosiklete binmek | ||
| Genel | bike f. | bisikletle gezmek | ||
| Genel | bike f. | toplanmak | ||
| Genel | bike f. | üşüşmek | ||
| Genel | bike f. | bisikletle götürmek | ||
| Genel | bike f. | bisikletle bırakmak | ||
| Genel | bike N. | motosiklet (bağlama göre) | ||
| Spor | ||||
| Spor | bike i. | egzersiz bisikleti | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | bike i. | motor/önüne gelenle yatan kadın | ||