bottleneck - Türkçe İngilizce Sözlük

bottleneck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bottleneck — Definition

Anlamı ve Tanımı:
darboğaz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbɑːtəlnek/ – BrE /ˈbɒtəlnek/)
Terim Türü:
İsim: bottleneck (bottlenecks)
Akışı yavaşlatan kritik dar noktayı anlatan terimdir; süreç yönetiminde “kısıt” anlamına da gelir. Şişe boynunun dar kısmı imgesi, 20. yüzyılda üretim/lojistik dilinde güçlü bir metafora dönüşmüştür

"bottleneck" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bottleneck i. darboğaz
In particular, we have to solve the problem of bottlenecks.
Özellikle darboğaz sorununu çözmemiz gerekiyor.

More Sentences
bottleneck i. tıkanıklık
She drove around the outside of the town to avoid the bottleneck in the centre.
Merkezdeki tıkanıklıktan kaçınmak için şehrin dışından dolaştı.

More Sentences
bottleneck i. engel
The shortage of engineers is the greatest bottleneck to the development of our company.
Mühendis eksikliği şirketimizin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir.

More Sentences
bottleneck i. çıkmaz
The bottleneck in the project resulted from disagreements.
Projedeki çıkmaz fikir ayrılıklarından kaynaklandı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
bottleneck i. engel
The shortage of engineers is the greatest bottleneck to the development of our company.
Mühendis eksikliği şirketimizin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir.

More Sentences
bottleneck i. tıkanıklık
She drove around the outside of the town to avoid the bottleneck in the centre.
Merkezdeki tıkanıklıktan kaçınmak için şehrin dışından dolaştı.

More Sentences
Otomotiv
bottleneck i. tıkanıklık
She drove around the outside of the town to avoid the bottleneck in the centre.
Merkezdeki tıkanıklıktan kaçınmak için şehrin dışından dolaştı.

More Sentences
Genel
bottleneck i. şişe boğazı
bottleneck i. dar geçit
bottleneck i. şişe boynu
bottleneck i. daralmış yol
bottleneck i. dar boğaz
bottleneck i. mani
bottleneck i. boğum yeri
bottleneck i. ilerlemenin durduğu aşama
bottleneck i. darboğazdan kaynaklanan tıkanıklık
bottleneck i. durma noktası
bottleneck i. açmaz
bottleneck f. tıkamak
bottleneck f. yavaşlatmak
bottleneck f. durdurmak
bottleneck f. darboğaz oluşturmak
bottleneck f. sıkmak
bottleneck f. yıldırmak
bottleneck f. felç etmek
bottleneck f. frenlemek
bottleneck f. ket vurmak
bottleneck f. darboğaz olmak
bottleneck f. darboğaz nedeniyle engellenmek
bottleneck s. şişe boynu şeklinde
bottleneck s. darboğaz gibi dar
bottleneck s. darboğaz gibi engellenmiş
Deyim
bottleneck i. ayak bağı
Ticaret/Ekonomi
bottleneck i. bir üretim sistemindeki en zayıf halka
bottleneck i. bir üretim sistemindeki en yavaş halka
bottleneck i. dar boğaz
bottleneck i. şişe boynu
Sanayi
bottleneck i. bir üretim sistemindeki en yavaş halka
Teknik
bottleneck i. dar bir geçit
bottleneck i. şişe boğazı
Bilgisayar
bottleneck i. bilgisayar darboğaz sorunu
Müzik
bottleneck i. amerikan blues müziğinde gitarla farklı ses çıkarmak için kullanılan kırık şişe boynu
bottleneck i. şişe boynu kullanarak çalınan gitar tarzı
bottleneck s. bir tür blues gitar çalma tarzına ait

"bottleneck" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
financial bottleneck i. mali darboğaz
energy bottleneck i. enerji darboğazı
Ticaret/Ekonomi
bottleneck inflation i. bir tür talep çekişti enflasyon
bottleneck inflation i. dar boğaz enflasyonu
shifting bottleneck heuristic i. değişken darboğazlı deneyimsel çözüm yolu
foreign exchange bottleneck i. döviz darboğazı
credit bottleneck i. kredi darboğazı
energy bottleneck i. enerji darboğazı
Teknik
bottleneck analysis i. darboğaz çözümlemesi
bottleneck analysis i. darboğaz analizi
Bilgisayar
bottleneck analysis i. darboğaz analizi
bottleneck analysis i. darboğaz çözümlemesi
Askeri
traffic bottleneck i. trafik tıkanma noktası
Müzik
bottleneck guitar i. şişe boynu gibi bir nesnenin kullanıldığı bir gitar çalma tarzı