bran - Türkçe İngilizce Sözlük

bran

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bran — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kepek
Okunuş (IPA):
(AmE /bræn/ – BrE /bræn/)
Terim Türü:
İsim: bran (uncountable)
Tahılın dış kabuğundan oluşan kepeği ifade eden kelimedir. Latince furfur alanıyla anlamdaş olsa da İngilizce “bran” Germen hattında yerleşmiştir; beslenme terminolojisinde standarttır

"bran" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bran i. kepek
Combine your usual menu with fresh fruits and other healthy foods (milk, cereals and bran).
Her zamanki menünüzü taze meyveler ve diğer sağlıklı yiyeceklerle (süt, tahıl ve kepek) birleştirin.

More Sentences
Genel
bran i. buğday kepeği
The bread was made from bran.
Ekmek buğday kepeğinden yapılmıştı.

More Sentences
Gıda
bran i. kepek
Combine your usual menu with fresh fruits and other healthy foods (milk, cereals and bran).
Her zamanki menünüzü taze meyveler ve diğer sağlıklı yiyeceklerle (süt, tahıl ve kepek) birleştirin.

More Sentences
Mutfak
bran i. kepek
Combine your usual menu with fresh fruits and other healthy foods (milk, cereals and bran).
Her zamanki menünüzü taze meyveler ve diğer sağlıklı yiyeceklerle (süt, tahıl ve kepek) birleştirin.

More Sentences
Tarım
bran i. kepek
Combine your usual menu with fresh fruits and other healthy foods (milk, cereals and bran).
Her zamanki menünüzü taze meyveler ve diğer sağlıklı yiyeceklerle (süt, tahıl ve kepek) birleştirin.

More Sentences
Genel
bran i. elek bezi
Teknik
bran f. kepek banyosunda kaynatmak
bran f. (kalaylanmış levhayı) kepekle temizlemek
Boyacılık
bran i. sarımsı bir kahverengi tonu
Mutfak
bran i. kepekli yiyecek
Mitoloji
bran i. dev bir kelt kahramanı ve britanya hükümdarı

"bran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flour containing a lot of bran i. paspal
oat bran i. yulaf kepeği
oat bran i. yulaf
bran tub i. kepek teknesi
bran molasses i. kepekli melas
bran and barley i. kepek ve arpa
bran [obsolete] i. sınıflandırmak
bran [obsolete] i. ayırmak
containing bran s. kepekli
bran-new s. gıcır gıcır
bran-new s. yepyeni
bran new s. gıcır gıcır
bran new s. yepyeni
Deyim
bolt to the bran f. iyice incelemek
bolt to the bran f. önemli bir şeyi keşfetmek için incelemek
Medikal
outer bran i. dış kepek
Gıda
inner bran i. iç kepek
Mutfak
bran biscuit i. kepekli bisküvi
wheat bran i. buğday kepeği
bran bread i. kepek ekmeği
bran bread i. kepekli ekmek
raisin bran i. kuru üzümlü tahıl (kepek)
bran muffin i. kepekli küçük kek
bran tea i. kepek çayı
Botanik
bran flake i. kepekli buğday gevreği
Tarım
bran mash i. suyla karıştırılmış kepek
wheat bran i. buğday kepeği
corn bran i. mısır kepeği
rice bran i. pirinç kepeği
rice bran oil i. pirinç kepeği yağı