| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | brat i. | çocuk | ||
|
Tom is a brat. Tom çok fırlama bir çocuk. More Sentences |
||||
| Genel | brat i. | velet | ||
|
Who knew which island area that brat came from? O veledin hangi ada bölgesinden geldiğini kim bilebilirdi? More Sentences |
||||
| Genel | brat i. | arsız çocuk | ||
|
The brats from the other block disturb them. Diğer bloktaki arsız çocuklar, onları rahatsız ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | brat i. | asker çocuğu | ||
|
The brat lifestyle has built his resilience. Asker çocuğu hayatı, onu zorluklara karşı daha dirençli hale getirdi. More Sentences |
||||
| Genel | brat i. | şımarık çocuk | ||
| Genel | brat i. | yaramaz çocuk | ||
| Genel | brat i. | yumurcak | ||
| Genel | brat i. | kopil | ||
| Genel | brat i. | arsız/haşarı/yaramaz çocuk | ||
| Genel | brat N. | yaramaz | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | brat i. | (kısaca) domuz sosisi | ||
| Argo | ||||
| Argo | brat i. | piç kurusu | ||
| Argo | brat i. | piç | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | spoiled brat i. | şımarık çocuk | ||
| Genel | brat [dialect] [uk] i. | giysi | ||
| Genel | brat [dialect] [uk] i. | kıyafet | ||
| Genel | brat [dialect] i. | önlük | ||
| Genel | brat [dialect] [uk] i. | pelerin | ||
| Genel | brat [scotland] i. | pis köpük tabakası | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | army brat i. | asker çocuğu | ||
| Konuşma Dili | military brat i. | asker çocuğu | ||
| Konuşma Dili | spoilt brat i. | velet | ||
| Modern Argo | ||||
| Modern Argo | adult brat i. | yetişkin velet | ||
| Modern Argo | adult brat i. | haylaz yetişkin | ||