bribery - Türkçe İngilizce Sözlük

bribery

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bribery — Definition

Anlamı ve Tanımı:
rüşvet, rüşvetçilik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbraɪbəri/ – BrE /ˈbraɪbəri/)
Terim Türü:
İsim: bribery (uncountable)
Kamu/özel alanda çıkar karşılığı yasa dışı ödeme ve bu eylemi tanımlar. “Bribe” kökünün tarihsel olarak “değerli şey, hediye” alanından kayarak hukuk dilinde “rüşvet”e sertleştiği görülür; -ery eki eylem/uygulama alanı üretir

"bribery" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bribery i. rüşvet
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police.
1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
bribery i. rüşvet
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police.
1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır.

More Sentences
Hukuk
bribery i. rüşvet alma
I suspect that he commits bribery.
Rüşvet aldığından şüpheleniyorum.

More Sentences
bribery i. rüşvet verme
First of all, we know that US corporations engage in bribery too.
Her şeyden önce, ABD şirketlerinin de rüşvet verdiğini biliyoruz.

More Sentences
bribery i. rüşvet
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police.
1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır.

More Sentences
Genel
bribery i. rüşvetçilik
Ticaret/Ekonomi
bribery i. rüşvetçilik
bribery i. suistimal
bribery i. yolsuzluk
Hukuk
bribery i. irtikap
bribery i. rüşvetçilik
bribery i. rüşvet suçu
bribery i. yiyicilik

"bribery" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bribery [obsolete] i. hırsızlık
anti-bribery s. rüşvet karşıtı
accessible to bribery s. rüşvet almaya müsait
accessible to bribery s. rüşvet alma potansiyeli olan
Ticaret/Ekonomi
commercial bribery i. rüşvet
commercial bribery i. ticari rüşvet
Hukuk
bribery at elections i. seçimlerde rüşvet verme
bribery inquiry i. rüşvet soruşturması
bribery investigation i. rüşvet soruşturması
bribery indictment i. rüşvet soruşturması
sexual bribery i. cinsel rüşvet
bribery charge i. rüşvet suçlaması
charges of bribery i. rüşvet suçlaması
corporate offence of failing to prevent bribery i. rüşveti önlemede kurumsal başarısızlık suçu
fight against corruption and bribery i. yolsuzluk ve rüşvet ile mücadele
fight against corruption and bribery i. yolsuzluk ve rüşvetle mücadele
bribery act i. rüşvet yasası
bribery act i. rüşvetle mücadele yasası
bribery and corruption operation i. rüşvet ve yolsuzluk operasyonu
anti-bribery law i. rüşvetle mücadele yasası
convention on combating bribery of foreign public officials in international business transactions i. ticari i̇şlemlerde yabancı kamu görevlilerine verilen rüşvetin önlenmesi sözleşmesi
Siyasal
oecd anti-bribery convention i. oecd uluslararası ticari işlemlerde yabancı kamu görevlilerine verilen rüşvetin önlenmesi sözleşmesi
oecd working group on bribery i. oecd rüşvetle mücadele çalışma grubu
working group on bribery i. rüşvetle mücadele çalışma grubu
graft and bribery scandal i. yolsuzluk ve rüşvet skandalı
oecd working group on bribery in international business transactions i. oecd uluslararası iş işlemlerinde rüşvetle mücadele grubu
oecd working group on bribery i. oecd rüşvetle mücadele çalışma grubu
oecd anti-bribery convention i. oecd rüşvetle mücadele sözleşmesi
guiding principles on enforcement of the foreign bribery offence i. dış kaynaklı rüşvetle mücadele edilmesine yönelik kılavuz ilkeler
the oecd convention on combating bribery of foreign public officials in international business transactions i. oecd uluslararası ticari i̇şlemlerde yabancı kamu görevlilerine rüşvet verilmesi ile mücadele konvansiyonu
bribery oath i. oy vermek için rüşvet almadığına dair edilen yemin