| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bribery i. | rüşvet | ||
|
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police. 1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | bribery i. | rüşvet | ||
|
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police. 1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | bribery i. | rüşvet alma | ||
|
I suspect that he commits bribery. Rüşvet aldığından şüpheleniyorum. More Sentences |
||||
| Hukuk | bribery i. | rüşvet verme | ||
|
First of all, we know that US corporations engage in bribery too. Her şeyden önce, ABD şirketlerinin de rüşvet verdiğini biliyoruz. More Sentences |
||||
| Hukuk | bribery i. | rüşvet | ||
|
In 1997 and 1998, 399 staff were dismissed for abuse and/or bribery from the Police. 1997 ve 1998 yıllarında, suistimal ve/veya rüşvet nedeniyle polis teşkilatında 399 memur görevden çıkarılmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bribery i. | rüşvetçilik | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | bribery i. | rüşvetçilik | ||
| Ticaret/Ekonomi | bribery i. | suistimal | ||
| Ticaret/Ekonomi | bribery i. | yolsuzluk | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | bribery i. | irtikap | ||
| Hukuk | bribery i. | rüşvetçilik | ||
| Hukuk | bribery i. | rüşvet suçu | ||
| Hukuk | bribery i. | yiyicilik | ||