caring - Türkçe İngilizce Sözlük

caring

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

caring — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şefkatli, ilgili
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkerɪŋ/ – BrE /ˈkeərɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Şefkat gösteren, önemseyen ve ilgili tavrı niteleyen sözcüktür. “Care” köküne dayanan -ing biçim, karakter niteliği olarak “özen ve ilgi”yi sıfatlaştırır

"caring" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
caring i. önemseme
Caring means being alive.
Önemsemek, hayatta olmak demektir.

More Sentences
caring s. sempatik
He's sweet and caring.
O tatlı ve sempatik.

More Sentences
caring s. şefkatli
Each of you is a Loving, caring and precious Being.
Her biriniz Sevgi dolu, şefkatli ve değerli bir Varlıksınız.

More Sentences
caring s. umursayan
A caring man would provide for his family.
Umursayan bir adam olsa ailesine bakardı.

More Sentences
caring s. umursayan
A caring man would provide for his family.
Umursayan bir adam olsa ailesine bakardı.

More Sentences
caring s. bakım (veren)
Working for caring facilities is not an easy job.
Bakım tesislerinde çalışmak kolay iş değil.

More Sentences
caring i. kayıt
caring i. umur
caring s. ilgi gösteren
caring s. alaka gösteren
caring s. yardımsever
caring s. ilgili
caring s. ilgili

"caring" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
caring for birds i. kuş besleme
caring for birds i. kuş yetiştirme
do without caring f. aceleye getirmek
get past caring f. endişelenmekten vazgeçmek
get past caring f. aldırış etmemek
get past caring f. boş vermek
get past caring f. umursamamaya başlamak
build a caring society f. önemseyen/ilgi/şefkat gösteren bir toplum oluşturmak/inşa etmek
build a caring society f. duyarlı bir toplum yaratmak/inşa etmek
İfadeler
sharing is caring expr. paylaşmak önemsemektir
Konuşma Dili
(way) past caring expr. (artık) boş vermiş
(way) past caring expr. (artık) takmayan
(way) past caring expr. (çoktan) aşmış
(way) past caring expr. (çoktan) geride bırakmış
(way) past caring expr. (artık) aldırış etmeyen
(way) past caring expr. (artık) umurunda değil
(way) past caring expr. (çoktan) umursamayı bırakmış
Deyim
be past caring f. takmamak
be beyond caring f. umurunda olmamak
be beyond caring f. önemsememek
be past caring f. artık bir önemi olmamak
be past caring f. aldırış etmemek
be past caring f. boş vermek
be past caring f. önemsememek
be beyond caring f. artık bir önemi olmamak
be beyond caring f. takmamak
be beyond caring f. aldırmamak
be beyond caring f. aldırış etmemek
be past caring f. umursamamak
be beyond caring f. boş vermek
be past caring f. aldırmamak
be beyond caring f. umursamamak
be past caring f. umurunda olmamak
be beyond caring f. artık vız gelmek
be beyond caring f. bundan sonra umursamamak
be beyond caring f. artık kafa yormaktan vazgeçmek
be beyond caring f. artık aldırmamak
be beyond caring f. bundan sonra zaman ayırmak istememek
be beyond caring f. bundan sonra umurunda olmamak
be past caring f. geride bırakmak
be past caring f. aşmak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şey) artık vız gelmek
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeye) artık boş vermek
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeyi) artık takmamak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeyin) artık bir önemi olmamak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şey) artık umurunda olmamak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeye) artık aldırmamak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeyi) artık umursamamak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeyi) umursamayı/kafaya takmayı bırakmak
be beyond/past caring (about something) f. (bir şeyden) artık etkilenmemek
be beyond/past caring f. artık vız gelmek
be beyond/past caring f. artık boş vermek
be beyond/past caring f. artık aldırmamak
be beyond/past caring f. artık bir önemi olmamak
be beyond/past caring f. artık takmamak
be beyond/past caring f. artık etkilenmemek
be beyond/past caring f. umursamayı/kafaya takmayı bırakmak
be beyond/past caring f. artık umurunda olmamak
be beyond/past caring f. artık umursamamak
past caring s. geride bırakmış
past caring s. artık önemsemeyen
past caring s. umursamayı/kafaya takmayı bırakmış
past caring s. boş vermiş
past caring s. artık umursamayan
past caring s. artık aldırmayan
past caring s. artık takmayan
past caring s. aşmış
past caring s. artık etkilenmeyen
beyond caring zf. artık kafa yormaktan vazgeçme
beyond caring zf. artık vız gelme
beyond caring zf. bundan sonra zaman ayırmak istememe
beyond caring zf. bundan sonra umurunda olmama
beyond caring zf. artık aldırmama
beyond caring zf. bundan sonra umursamama
Hayvancılık
caring and nutrition rules i. bakım ve besleme kuralları