cases - Türkçe İngilizce Sözlük

cases

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"cases" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cases i. davalar
There must be no doubt at all that the Council will follow these cases very carefully.
Konsey'in bu davaları çok dikkatli bir şekilde takip edeceğinden hiç şüphe duyulmamalıdır.

More Sentences
cases i. vakalar
Cases like Enron or Maxwell must not be allowed to happen again.
Enron veya Maxwell gibi vakaların tekrar yaşanmasına izin verilmemelidir.

More Sentences
Askeri
cases i. vukuat

"cases" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 86 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obligatory cases i. zorunlu haller
pillow cases i. yastık kılıfları
similar cases i. benzeri durumlar
search and rescue cases i. arama kurtarma vakaları
special cases i. özel durumlar
exceptional cases i. istisnai durumlar
accumulation of cases i. davaların yığılması
join the cases f. davaları birleştirmek
in all cases zf. her durumda
in many cases zf. birçok durumda
in some cases zf. bazı durumlarda
in most cases zf. çoğu vakada
in most cases zf. birçok durumda
in such cases zf. bu durumlarda
in cases of emergency zf. olağanüstü bir durumda
in almost all cases zf. nerdeyse her durumda
in almost all cases zf. hemen hemen her durumda
in similar cases zf. benzer durumlarda
in similar cases zf. benzer vakalarda
in other cases zf. diğer durumlarda
in other cases zf. başka durumlarda
in some other cases zf. bazı diğer/başka durumlarda/vakalarda
in necessary cases zf. gerekli durumlarda
in severe cases zf. çok şiddetli durumlarda
İfadeler
in more cases than not expr. genellikle
in such cases expr. bu gibi durumlarda
in the following cases expr. aşağıdaki durumlarda
in the undermentioned cases expr. aşağıdaki durumlarda
in cases where expr. olduğu durumlarda
except for special cases expr. özel durumlar dışında
except special cases expr. özel durumlar dışında
except in special cases expr. özel durumlar dışında
in rare cases expr. nadir durumlarda
in other cases expr. diğer durumlarda
in other cases expr. diğer hallerde
in a handful of cases expr. bir avuç vakada
in such cases expr. bunun gibi durumlarda
Atasözü
hard cases make bad laws kurunun yanında yaş da yanar
hard cases make bad laws aptalca eylemler anlamsız kurallara yol açar
hard cases make bad laws tekil ve saçma durumlar için konulan kurallara uyulmasını beklemek de saçmadır
circumstances alter cases bazı şartlar altında durum değişir
circumstances alter cases şartlara göre değişir
Konuşma Dili
in both cases expr. her iki durumda
in other cases expr. diğer durumlarda
in other cases expr. başka durumlarda
Deyim
get down to cases f. sadede gelmek
get down to cases f. asıl konuya gelmek
get down to cases f. asıl işe bakmak
circumstances alter cases expr. şartlar durumları değiştirir
Ticaret/Ekonomi
tax cases i. vergi davaları
Hukuk
council of state, plenary session of the chambers for administrative cases i. danıştay idari dava daireleri kurulu
determined cases of torture i. saptanan işkence olayları
administrative cases i. idari davalar
cases filed at the criminal courts i. ceza mahkemelerine açılan davalar
connected criminal cases i. murtabıt ceza davaları
connected cases i. murtabıt davalar
joined cases i. birlikte görülen davalar
joinder of cases i. davaların tevhidi
joinder of cases i. davaların birleştirilmesi
specific cases i. belli davalar
tax cases i. vergi davaları
council of state for administrative cases i. danıştay idari işler kurulu
consolidation of cases i. davalann birleştirilmesi
Siyasal
cases that require immediate action i. acil önlem gerektiren durum
pending cases i. inceleme aşamasında olan dosyalar
rejected cases i. reddedilen dosyalar
crown cases i. kraliyet adına açılan davalar
extra procedural cases i. prosedür dışı dosyalar
terrorist cases i. terörist davaları
Kurum/Kuruluş
section of legal cases and opinions i. adli davalar ve mütalaalar şube müdürlüğü
section of administrative cases and opinions i. idari davalar ve mütalaalar şube müdürlüğü
Teknik
special cases i. özel durumlar
Medikal
consecutive cases i. ardışık olgular
sporadic cases of meningococcal disease i. meningekokal sporadik vakalar
multiple pregnancy cases i. çoğul gebelik olguları
trauma related death cases i. travmaya bağlı ölüm vakaları
cases with active and inactive pulmonary tuberculosis i. aktif ve inaktif akciğer tüberkülozlu olgular
average age of cases i. olguların ortalama yaşı
mean age of cases i. olguların ortalama yaşı
poisoning cases i. zehirlenme vakaları
childhood poisoning cases i. çocukluk çağı zehirlenme vakaları
forensic autopsy cases i. adli otopsi olguları
İstatistik
right and wrong cases method i. doğru ve yanlış durumlar yöntemi
Eğitim
literature review with cases i. olgularla literatür değerlendirmesi
Askeri
shaft cases i. sığınak baca kasaları
gallery cases i. galeri kasaları