davalar - Türkçe İngilizce Sözlük

davalar

"davalar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
davalar cases i.
There must be no doubt at all that the Council will follow these cases very carefully.
Konsey'in bu davaları çok dikkatli bir şekilde takip edeceğinden hiç şüphe duyulmamalıdır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
davalar litigation i.

"davalar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
davalar ve savunmalar actions and defenses i.
ayni davalar actions in rem i.
şahsi davalar private prosecutors i.
Hukuk
idari davalar administrative cases i.
ceza mahkemelerine açılan davalar cases filed at the criminal courts i.
ayni davalar actions in rem i.
murtabıt davalar connected cases i.
birlikte görülen davalar joined cases i.
belli davalar specific cases i.
sırf zarar verme kastıyla açılan davalar vexatious actions i.
inşai davalar constitutive lawsuits i.
idari sözleşmelerden doğan anlaşmazlıklarla ilgili davalar actions relating to disputes arising from administrative contracts i.
(ingiliz hukukunda) krallığın münhasır yargı hakkı iddia etmediği davalar veya edimler common pleas i.
kar etme veya taciz amacıyla mükerrer davalar açan kimse common barrator i.
eskiden kral antlaşmasını etkilediği için kraliyetin özel yargı yetkisi istediği davalar pleas of the crown i.
cinayet, tecavüz, hırsızlık ve kundaklama suçlarıyla ilgili davalar pleas of the crown i.
bekleyen davalar listesine kaydetmek docket f.
Siyasal
sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi embraceor i.
sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi embracer i.
kraliyet adına açılan davalar crown cases i.
Kurum/Kuruluş
idari davalar ve mütalaalar şube müdürlüğü section of administrative cases and opinions i.
adli davalar ve mütalaalar şube müdürlüğü section of legal cases and opinions i.
hukuk müşavirliği ve davalar dairesi legal office and claims department i.