catching - Türkçe İngilizce Sözlük

catching

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

catching — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bulaşıcı, akılda kalıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkætʃɪŋ/ – BrE /ˈkætʃɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: catching
Kolayca yayılan hastalık ya da dikkat çeken özellik. Catch fiilinden türeyen sıfat, hızlı tutunma anlamına gelir. Tıp ve mecazî kullanımda, hızla yayılan etkiyi belirtir
Eş Anlamlılar:
contagious
Zıt Anlamlılar:
inert

"catching" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
catching i. yakalayış
They succeeded in catching the tiger alive.
Kaplanı canlı yakalamayı başardılar.

More Sentences
catching s. bulaşıcı
Happiness is a catching emotion.
Mutluluk, bulaşıcı bir duygudur.

More Sentences
catching i. sari
catching i. yakalama
catching i. kapma
catching s. cazip
catching s. cazibeli
catching s. çekici
catching s. akılda kalıcı

"catching" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
catching fire i. tutuşma
an eye-catching beauty i. göz alıcı güzellik
rat-catching i. fare avı
rat-catching i. sıçan avı
rat-catching i. zararlı hayvanları öldürme veya savma işi
eye catching s. göz alıcı
eye-catching s. gözalıcı
eye-catching s. alımlı
eye-catching s. göz alıcı
eye-catching s. çekici
eye-catching s. dikkat çekici
eye-catching s. havalı
Konuşma Dili
vote-catching s. oyları garanti altına alma yöntemi ile ilgili
Deyim
like catching lightning in a bottle expr. deveye hendek atlatmak gibi
like catching lightning in a bottle expr. ağzıyla kuş tutmak gibi
mocking is catching expr. alay bulaşıcıdır
mocking is catching expr. biri alay ederse diğerleri de etmeye başlar
mocking is catching expr. dalga geçmek bulaşıcıdır
Hukuk
catching red-handed i. suçüstü yakalama
catching bargain i. gabin
catching bargain i. varis ile yapılan yüksek faizli borç sözleşmesi
Teknik
catching diode i. tutucu diyot
catching diode i. gerilim saptama diyodu
Elektrik
catching diode i. tutucu diyot
catching diode i. gerilim saptama diyodu
Mimarlık
eye-catching layout i. göz alıcı düzen/yerleşim/plan
Denizcilik
fish catching equipments i. balık avlama gereçleri
Botanik
bird-catching tree i. yeni zelanda'ya özgü, kuşları kapabilen küçük bir ağaç
Tarım
catching pen [aus] i. kırpılacak koyunların toplandığı alan
Askeri
catching red handed i. suçüstü yakalama
Spor
catching glove i. kaleci eldiveni
catching technique i. tutma tekniği
catching violation i. top tutma hatası
Kuşbilim
fly-catching warbler i. amerika'da yaşayan ve uçarken yakaladığı böceklerle beslenen çeşitli orman çıvgınlarına verilen ad
fly-catching s. uçarken böcek yakalayan (kuş)