chasing - Türkçe İngilizce Sözlük

chasing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

chasing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kovalama, peşinden koşma, takip eden
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtʃeɪsɪŋ/ – BrE /ˈtʃeɪsɪŋ/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat; Fiil: chase (chases – chased – chasing)
Kovalama eylemini veya bir şeyin peşinde olma hâlini tanımlayan sözcüktür; sıfat gibi de kullanılabilir. “Chase” fiilinin -ing biçimi, “chasing dreams” gibi kalıplarda “peşinden gitme” mecazını güçlendirir

"chasing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
chasing i. takip
chasing i. avcılık
chasing i. takip etme
chasing i. oyma ya da kabartmayla bir metal parçasını süsleme
chasing i. metal üzerine yapılmış oyma
chasing s. takip eden
chasing N. peşinden koşma
chasing N. kovalama
Teknik
chasing i. döküm yüzeyine küçük kusurları cilalayıp gidererek yapılan son işlem
chasing i. diş kesme
chasing i. diş açma
Tekstil
chasing i. kumaşın parlak ve iyi görünmesi için yapılan perdahlama
Spor
chasing i. engelli at koşusu
chasing i. engelli at yarışı

"chasing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
chasing a mirage i. bir serabı/hayali kovalama
Konuşma Dili
clout chasing i. prim kasma
be chasing tail f. ilerleme kaydedememek
be chasing tail f. boşuna uğraşıp durmak
be chasing tail f. nafile uğraşmak
be chasing tail f. dönüp dolaşıp kendini aynı yerde bulmak
be chasing tail f. boşa kürek çekmek
be chasing tail f. yerinde saymak
be chasing tail f. yaptığı bir işe yaramamak
be chasing tail f. aynı yerde dönüp durmak
Deyim
be chasing rainbows f. hayal peşinde koşmak
be chasing one's tail f. uğraşıp durmak
be chasing rainbows f. ayakları yere basmamak
be running like the devil's chasing f. arkasından şeytan kovalıyormuşcasına koşmak
be running like the devil's chasing f. arkasından şeytan kovalıyormuş gibi koşmak
be chasing (one's) (own) tail f. aynı yerde dönüp durmak
be chasing (one's) (own) tail f. boşuna uğraşıp durmak
be chasing (one's) (own) tail f. yerinde saymak
be chasing (one's) (own) tail f. boşa kürek çekmek
be chasing (one's) (own) tail f. yaptığı bir işe yaramamak
be chasing (one's) (own) tail f. ilerleme kaydedememek
be chasing (one's) (own) tail f. nafile uğraşmak
be chasing (one's) (own) tail f. dönüp dolaşıp kendini aynı yerde bulmak
be chasing your tail f. boşuna uğraşıp durmak
be chasing your own tail f. yerinde saymak
be chasing your tail f. ilerleme kaydedememek
be chasing your own tail f. boşuna uğraşıp durmak
be chasing your tail f. nafile uğraşmak
be chasing your tail f. dönüp dolaşıp kendini aynı yerde bulmak
be chasing your own tail f. nafile uğraşmak
be chasing your tail f. yaptığı bir işe yaramamak
be chasing your tail f. yerinde saymak
be chasing your tail f. boşa kürek çekmek
be chasing your own tail f. yaptığı bir işe yaramamak
be chasing your own tail f. ilerleme kaydedememek
be chasing your tail f. aynı yerde dönüp durmak
be chasing your own tail f. boşa kürek çekmek
be chasing your own tail f. dönüp dolaşıp kendini aynı yerde bulmak
be chasing your own tail f. aynı yerde dönüp durmak
chasing rainbows s. ayakları yere basmayan
chasing rainbows s. hayaller peşinde koşan
always chasing rainbows expr. hayaller peşinde koşan
always chasing rainbows expr. ayakları yere basmayan
Hukuk
ambulance chasing lawyer i. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat
ambulance chasing i. yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik etme
Teknik
flat chasing i. gümüş sofra takımlarını nokta ve çizgilerle süsleme
Argo
chasing strange i. karı peşinde koşma
chasing the dragon i. ceza evi avlusunda eroin arama
chasing the horse i. ceza evi avlusunda eroin arama
be chasing tail f. kız araklamak
be chasing tail f. karı/kız peşinde koşmak
be chasing tail f. kız kepçelemek
be chasing tail f. kız tavlamak
be chasing tail f. karı/kız düşürmeye çalışmak