| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | chime i. | zil sesi | ||
|
Apart from the visual signals and aids, the application also supports an audible chime. Uygulama, görsel sinyal ve yardımcıların yanı sıra duyulabilir bir zil sesini de destekliyor. More Sentences |
||||
| Genel | chime i. | çan sesi | ||
|
I only heard three chimes. Sadece üç çan sesi duydum. More Sentences |
||||
| Genel | chime f. | çalmak | ||
|
The antique clock started to chime when it was one o'clock. Saat bir olduğunda antika saat çalmaya başladı. More Sentences |
||||
| Müzik | ||||
| Müzik | chime i. | müzik çanları | ||
|
Koshi chimes' soothing sound contributes to focus and relaxation in your meditation. Koshi marka müzik çanlarının rahatlatıcı sesi meditasyonunuzda odaklanmanıza ve rahatlamanıza yardım eder. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | chime i. | müzik | ||
| Genel | chime i. | melodi | ||
| Genel | chime i. | akort | ||
| Genel | chime i. | ahenk | ||
| Genel | chime i. | ahenkli çan sesi | ||
| Genel | chime i. | madeni borulardan oluşan çalgı | ||
| Genel | chime i. | madeni çubuklardan oluşan zil | ||
| Genel | chime i. | uyum | ||
| Genel | chime i. | fıçı çıtalarının çerçeveye doğru uzanan bölümü | ||
| Genel | chime i. | fıçının veya fıçı benzeri bir kabın kenarı | ||
| Genel | chime i. | fıçı kenarındaki oluk | ||
| Genel | chime i. | saat mekanizmasındaki çan | ||
| Genel | chime i. | katılma | ||
| Genel | chime i. | uyma | ||
| Genel | chime i. | uyum sağlama | ||
| Genel | chime f. | ahenkli bir sesle çalmak (saat/zil/çan) | ||
| Genel | chime f. | uymak | ||
| Genel | chime f. | vurmak (saat başlarını) | ||
| Genel | chime f. | ahenkle çalmak | ||
| Genel | chime f. | çalmak (çan) | ||
| Genel | chime f. | saat çalmak | ||
| Genel | chime f. | çan çalmak | ||
| Genel | chime f. | ısrarla tekrar etmek | ||
| Genel | chime f. | müzikal veya ritmik bir şekilde konuşmak | ||
| Genel | chime f. | müzikal veya ritmik bir şekilde okumak | ||
| Genel | chime f. | çanla çağırmak | ||
| Genel | chime f. | çan kullanarak bir yere getirmek | ||
| Genel | chime f. | (fıçı) çıta uçlarını pahlamak | ||
| Genel | chime f. | uyuşmak | ||
| Genel | chime f. | uyum sağlamak | ||
| Genel | chime f. | çınlamak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | chime f. | muhabbete girmek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | chime i. | çan müziği | ||