clarity - Türkçe İngilizce Sözlük

clarity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clarity — Definition

Anlamı ve Tanımı:
açıklık, netlik, berraklık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈklærɪti/ – BrE /ˈklærɪti/)
Terim Türü:
İsim: clarity (uncountable)
Bir düşüncenin, ifadenin veya algının kolayca anlaşılır olma niteliğini tanımlar. Latince claritas “parlaklık, açıklık” kelimesinden türeyerek soyut zihinsel açıklık anlamını da kapsayacak biçimde evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
lucidity, transparency
Zıt Anlamlılar:
ambiguity

"clarity" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clarity i. berraklık
The witness remembers the killer with great clarity.
Tanık katili tüm berraklığıyla hatırlıyor.

More Sentences
clarity i. açıklık
We therefore congratulate the rapporteur on the clarity and courage of her report.
Bu nedenle raportörü raporunun açıklığı ve cesareti dolayısıyla kutluyoruz.

More Sentences
Genel
clarity i. anlaşılırlık
Lack of clarity in a presidential decree is quite a problem.
Bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde anlaşılırlık olmaması oldukça büyük bir sorundur.

More Sentences
Tekstil
clarity i. açıklık
We therefore congratulate the rapporteur on the clarity and courage of her report.
Bu nedenle raportörü raporunun açıklığı ve cesareti dolayısıyla kutluyoruz.

More Sentences
clarity i. netlik
That photograph had such clarity; you can't tell it was taken in 2003.
Fotoğrafın netliği o kadar iyi ki, 2003 yılında çekildiği bile anlaşılmıyor.

More Sentences
Genel
clarity i. belirginlik
clarity i. sarahat
clarity i. vuzuh
clarity i. açık seçiklik
clarity i. belginlik
clarity i. duruluk

"clarity" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
principle of clarity i. açıklık ilkesi
moral clarity i. ahlaki açıklık
moral clarity i. ahlaki gerekçe
principle of clarity and definiteness i. belirlilik ilkesi
clarity of vision i. vizyon berraklığı/netliği
clarity of vision i. görüş berraklığı
logical clarity i. mantıksal netlik
clarity [obsolete] i. parlaklık
clarity [obsolete] i. pırıltı
clarity [obsolete] i. görkem
for the sake of clarity zf. anlaşılsın diye
for the sake of clarity zf. anlaşılabilirlik adına
for the sake of clarity zf. açık olsun diye
Konuşma Dili
get one’s clarity back f. zihin açıklığını tekrar kazanmak
Deyim
a moment of clarity i. her şeyin birden bire netleştiği an
Ticaret/Ekonomi
principle of clarity i. açıklık ilkesi
Hukuk
clarity and accuracy principle i. açıklık ve doğruluk prensibi
principle of clarity i. vuzuhluk ilkesi
principle of clarity i. açıklık ilkesi
clarity and predictability i. açıklık ve öngörülebilirlik
legal clarity i. hukuki belirlilik
legal clarity i. hukuki açıklık
legal clarity i. hukuki anlaşılırlık
Siyasal
clarity of the treaties i. kurucu anlaşmaların basitleştirilmesi
Teknik
image clarity of anodic oxidation coatings i. anodik oksidasyon kaplamaların görüntü berraklığı
image clarity of anodic oxidation coating i. anodik oksidasyon kaplamanın görüntü netliği
optical clarity i. optik berraklık
Bilgisayar
visual clarity i. görsel netlik
Psikoloji
reduced clarity i. azalan netlik
Argo
post-nut clarity i. mastürbasyon sonrası gelen dinginlik ve aydınlanma hissi