| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | transparency i. | şeffaflık | ||
|
The lack of transparency was the government's biggest weakness. Hükümetin en büyük zayıf noktası yeterince şeffaf olmamasıydı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | transparency i. | saydamlık | ||
|
Face shields made up of polycarbonate have the best transparency. Polikarbonattan yapılmış yüz siperleri saydamlık açısından en iyisidir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | transparency i. | şeffaflık | ||
|
The lack of transparency was the government's biggest weakness. Hükümetin en büyük zayıf noktası yeterince şeffaf olmamasıydı. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | transparency i. | şeffaflık | ||
|
The lack of transparency was the government's biggest weakness. Hükümetin en büyük zayıf noktası yeterince şeffaf olmamasıydı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | transparency i. | şeffaflık | ||
|
The lack of transparency was the government's biggest weakness. Hükümetin en büyük zayıf noktası yeterince şeffaf olmamasıydı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | transparency i. | slayt | ||
| Genel | transparency i. | berraklık | ||
| Genel | transparency i. | diyapozitif | ||
| Genel | transparency N. | açıklık | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | transparency i. | kamuyu aydınlatma | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | transparency i. | geçirgenlik özelliği | ||
| Fotoğrafçılık | ||||
| Fotoğrafçılık | transparency i. | saydam resim | ||