| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | cliff i. | uçurum | ||
|
A cliff seems like a suitable place for climbers. Dağcılar için uçurum uygun bir yer gibi görünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cliff i. | falez | ||
|
The old house stands on a cliff. Eski ev bir falez üzerinde bulunuyor. More Sentences |
||||
| Genel | cliff i. | kayalık | ||
|
They climbed to the top of a cliff. Sarp bir kayalığın tepesine tırmandılar. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | cliff i. | uçurum | ||
|
A cliff seems like a suitable place for climbers. Dağcılar için uçurum uygun bir yer gibi görünüyor. More Sentences |
||||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | cliff i. | falez | ||
|
The old house stands on a cliff. Eski ev bir falez üzerinde bulunuyor. More Sentences |
||||
| Coğrafya | cliff i. | uçurum | ||
|
A cliff seems like a suitable place for climbers. Dağcılar için uçurum uygun bir yer gibi görünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cliff i. | sarp kayalık | ||
| Genel | cliff i. | bir kayalığın dik yüzü | ||
| Genel | cliff i. | yar | ||
| Genel | cliff i. | kepez | ||
| Genel | cliff i. | deniz kıyısı kayası | ||
| Genel | cliff i. | (mecazen) uçurumun kıyısı | ||
| Genel | cliff i. | istenmeyen sonuçların yaşanabileceği kritik nokta | ||
| Genel | cliff N. | sarp kaya | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | cliff i. | yar | ||
| Coğrafya | cliff i. | yalıyar | ||
| Coğrafya | cliff f. | uçurum oluşturacak şekilde aşınmak | ||