closer - Türkçe İngilizce Sözlük

closer

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

closer — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapatıcı, daha yakın
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkloʊzər/ – BrE /ˈkləʊzə/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat
Kapatma işlevi gören kişi/nesneyi veya karşılaştırmalı yakınlığı ifade eden kelimedir. Close kökünden türeyerek bağlama göre isim ya da sıfat olarak kullanılır

"closer" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
closer s. daha yakın
The daily online chat made them feel closer.
Her gün yaptıkları çevrimiçi sohbetler onları daha yakın hissettirdi.

More Sentences
closer i. sonlandırıcı
closer i. ayakkabı sayası parçalarını birleştiren dikiş makinesi operatörü
closer i. dikiş makinesi operatörü
Ticaret/Ekonomi
closer i. satışla kapatan
closer i. satışla sonuçlandıran
Teknik
closer i. kapatma
closer i. kapı kapatıcısı
closer i. kapatıcı
closer i. konjonktör
closer i. tuğla parçası
İnşaat
closer i. yatay düzlemdeki son taş
closer i. ardı ardına gelen sıralara yerleştirilmiş tuğla parçası
Beysbol
closer i. maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu

"closer" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
boot closer i. bot dikicisi
get closer f. yakınlaşmak
move closer together f. sıkışmak
move up closer f. sıkışmak
come closer f. daha yakına gelmek
come closer f. nerdeyse (bir şey yapıyor olmak)
examine closer f. mercek altına almak
look closer f. mercek altına almak
come closer to someone f. yakınına gelmek
forge closer ties f. yakın ilişkiler kurmak
one step closer s. bir adım daha yakın
on closer inspection zf. (daha) yakından bakınca
upon closer inspection zf. (daha) yakından bakınca
İfadeler
objects in the mirror are closer than they appear expr. aynadaki nesneler göründüklerinden daha yakındır
keep friends close and enemies closer expr. dostlarını yakın düşmanlarını daha yakın tut
keep your friends close and enemies closer expr. dostlarını yakın düşmanlarını daha yakın tut
closer than close expr. yakından daha yakın
call me friend but keep me closer expr. bana arkadaş de ama beni yakın tut
Atasözü
keep your friends close and your enemies closer su uyur düşman uyumaz
Konuşma Dili
come closer i. az daha yaklaş
come a little closer f. biraz yaklaşmak
be one step closer f. bir adım daha yaklaşmak
closer than I thought s. düşündüğümden daha yakın
look closer expr. yakından bak
Konuşma
do not get any closer expr. daha fazla yaklaşma
don't come any closer expr. daha fazla yaklaşma
take a closer look expr. iyice bir bak
Ticaret/Ekonomi
cer (closer economic relations) i. yakın ekonomik ilişkiler anlaşması
cer (closer economic relations) i. avustralya ve yeni zelanda arasında imzalanan ticaret anlaşması
Teknik
lift door closer i. asansör kapı amortisörü
portable bag closer i. çuvalağzı dikme makinesi
automatic door closer i. kapı hidroliği
door closer i. kapı kapayıcısı
door closer i. kapı kapatıcısı
overhead door closer i. kapı üstü kapı kapatıcı
İnşaat
angle closer i. köşe tuğlası
bevelled closer i. köşe tuğlası
queen closer i. boyuna kesilmiş yarım tuğla
queen closer i. enine yarım tuğla
floor closer i. yaylı döşeme menteşesi
king closer i. üç çeyrek tuğla
king closer i. köşesi alınmış tuğla
quarter closer i. çeyrek tuğla
door closer i. kapı kapayıcı
Askeri
file closer i. kol sonu subayı
breech closer i. topun kuyruk kapağı
file closer i. tek sıra halinde yürüyen askerlerin arkasında veya kısa sıralar halinde yürüyen askerlerin kanat kısmında bulunup hataları düzelten subay veya astsubay
Silah/Atıcılık
breech closer i. kuyruktan dolmalı silahların arkasındaki metal kapak
Voleybol
coming closer to zone i. sahaya yaklaşma
Latince
come closer f. yakınlaşmak