cope - Türkçe İngilizce Sözlük

cope

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cope — Definition

Anlamı ve Tanımı:
baş etmek, üstesinden gelmek, dayanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /koʊp/ – BrE /kəʊp/)
Terim Türü:
Fiil: cope (copes – coped – coping)
Zor bir durumla pratik çözümler bularak veya psikolojik dayanıklılıkla baş etmeyi anlatan fiildir; “yönetilebilir kılma” vurgusu taşır. Kökeni Orta İngilizce copen (“karşılaşmak, mücadele etmek”) biçimleriyle ilişkilendirilir; modern psikoloji dilinde “coping” kavramıyla birlikte, stres yönetiminin merkez fiillerinden biri hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
manage, handle
Zıt Anlamlılar:
succumb, give up

"cope" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cope f. başa çıkmak
He is going to have a hard time trying to cope with this failure.
Bu yenilgiyle başa çıkmaya çalışırken zor bir dönem geçirecek.

More Sentences
Genel
cope f. üstesinden gelmek
He can't cope.
Üstesinden gelemez.

More Sentences
cope f. (cihaz, iş yükünü) kaldırmak
The new generation console can cope with every single game on the market right now.
Yeni nesil konsol şu anda piyasada ne kadar oyun varsa hepsini kaldırabiliyor.

More Sentences
cope i. örtü
cope i. cüppe
cope i. papaz cüppesi
cope i. tavan
cope f. üstünü kapamak
cope f. kaplamak
cope f. çare bulmak
cope f. örtmek
cope f. uğraşmak
cope f. başarmak
cope f. dayanmak
cope f. baş etmek
Teknik
cope i. döküm kalıbı üst kısmı
cope i. üst derece
Bilgisayar
cope f. (cihaz
cope f. iş yükünü) kaldırmak
Mekanik
cope i. örtme
cope i. üst döküm derecesi
Coğrafya
cope i. güney carolina eyaletinde yerleşim yeri

"cope" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Argo
çöpe in the shitter expr.

"cope" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cope cutter i. zıvana bıçağı
ex-cope i. eski polis
be unable to cope f. baş edememek
cope with f. bir şeyle uğraşmak
cope with f. baş etmek
be able to cope with f. baş edebilmek
cope with f. üstesinden gelmek
be unable to cope with f. baş edememek
cope with f. başa çıkmak
cope with f. boy ölçüşmek
cope with f. uğraşmak
cope up with f. başa çıkmak
lose one's capacity to cope f. mücadele yeteneğini kaybetmek
cope with griefs f. acılara göğüs germek
cope with the difficulties f. zorluklar ile başa çıkmak
cope with f. baş edebilmek
Öbek Fiiller
cope with something f. bir şey ile baş etmek
cope with something f. bir şey ile başa çıkmak
cope with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) uğraşmak
cope with (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üstesinden gelmek
cope with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) baş etmek
cope with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) başa çıkmak
Teknik
cope chisel i. oluk keskisi
cope cutter i. zıvana bıçağı
mould cope i. kalıp üst kalıbı
Medikal
cope sign i. cope işareti
cope syndrome i. cope sendromu
cope-loop i. kilit ilmeği
cope with the disease f. hastalıkla başa çıkmak
Psikoloji
cope and recover i. başa çıkma ve kurtulma