| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | coerce f. | zorlamak | ||
|
The rebels coerced the inhabitants into hiding them from the guerillas. İsyancılar, bölge sakinlerini onları gerillalardan saklamaları için zorladı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | coerce f. | zorlamak | ||
|
The rebels coerced the inhabitants into hiding them from the guerillas. İsyancılar, bölge sakinlerini onları gerillalardan saklamaları için zorladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | coerce f. | mecbur etmek | ||
| Genel | coerce f. | baskı altında tutmak | ||
| Genel | coerce f. | baskı yapmak | ||
| Genel | coerce f. | bir şeyi kabule zorlamak | ||
| Genel | coerce f. | zorlamak (tehditle) | ||
| Genel | coerce f. | baskı uygulamak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | coerce i. | baskı yapma | ||
| Hukuk | coerce i. | icbar etme | ||
| Hukuk | coerce i. | mecbur etme | ||
| Hukuk | coerce f. | tazyik etmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | coerce (one) into (something) f. | (birini bir şeye) zorlamak |
| Öbek Fiiller | coerce (someone or an animal) into something f. | bir şey yapmaya mecbur bırakmak |
| Öbek Fiiller | coerce (one) into (something) f. | bir şey yapmaya mecbur bırakmak |
| Öbek Fiiller | coerce (someone or an animal) into something f. | (bir kişiyi ya da bir hayvanı bir şey yapmaya) zorlamak |
| Öbek Fiiller | coerce (one) into (something) f. | (bir kişiyi ya da bir hayvanı bir şey yapmaya) zorlamak |
| Öbek Fiiller | coerce into f. | '-e mecbur bırakmak |
| Öbek Fiiller | coerce into f. | -e zorlamak |