compel - Türkçe İngilizce Sözlük

compel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

compel — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zorlamak, mecbur bırakmak
Okunuş (IPA):
(AmE /kəmˈpɛl/ – BrE /kəmˈpɛl/)
Terim Türü:
Fiil: compel (compels – compelled – compelling)
Birini istemediği bir eyleme yöneltmeyi veya güçlü bir nedenin kişiyi harekete zorlamasını tanımlayan terimdir; fiziksel baskı kadar psikolojik zorunluluğu da kapsar. Latince compellere (“bir araya itmek, zorla sürmek”) kökünden gelir; “iterek yönlendirme” fikri modern dilde zorunluluk ve baskı anlamına yoğunlaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
force, obligate
Zıt Anlamlılar:
allow, permit

"compel" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
compel f. zorlamak
Time compels me to highlight only five aspects of it, so please forgive me for that.
Zaman beni sadece beş yönünü vurgulamaya zorluyor, bu yüzden lütfen beni affedin.

More Sentences
compel f. mecbur etmek
Genel
compel f. zorlamak
Time compels me to highlight only five aspects of it, so please forgive me for that.
Zaman beni sadece beş yönünü vurgulamaya zorluyor, bu yüzden lütfen beni affedin.

More Sentences
compel f. mecbur bırakmak
His injury compelled him to give up baseball.
Geçirdiği sakatlık onu beyzbolu bırakmaya mecbur bıraktı.

More Sentences
compel f. uyandırmak
His artwork has compelled universal admiration.
Sanat eserleri evrensel düzeyde hayranlık uyandırmıştır.

More Sentences
compel f. zorunda bırakmak
compel f. mecbur etmek
compel f. icbar etmek
compel f. aşırı gerekmek
compel f. elzem olmak
compel f. güçlü ve karşı konulamaz etki yapmak
Hukuk
compel f. icbar etmek
Eski Kullanım
compel f. bir araya getirmek
compel f. toplanmaya zorlamak
compel f. zorla birleştirmek

"compel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compel to f. zorlamak
compel to be f. zorlamak
compel someone to think f. düşünmeye zorlamak
compel attention f. dikkatleri üzerine toplamak
compel attention f. dikkat çekmek
Öbek Fiiller
compel (someone) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) mecbur etmek
compel (someone) to (do something) f. (birini bir şey yapmak) zorunda bırakmak
compel to do f. yapmaya zorlamak
compel (someone) to (do something) f. (birini bir şey yapmaya) zorlamak
compel to do f. yapmaya mecbur etmek
compel to do f. yapmak zorunda bırakmak