commensurate - Türkçe İngilizce Sözlük

commensurate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

commensurate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
orantılı, denk, uygun ölçüde
Okunuş (IPA):
(AmE /kəˈmɛnʃərət/ – BrE /kəˈmɛnʃərət/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir şeyin başka bir şeyle ölçü ve değer bakımından uyumlu olmasını tanımlar; ücret–emek, risk–getiri gibi karşılaştırmalarda sık kullanılır. Latince commensurare (“aynı ölçüyle ölçmek”) kökünden gelir; “ortak ölçü” fikri modern dilde adalet ve denge vurgusuna dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
proportional, corresponding
Zıt Anlamlılar:
disproportionate, mismatched

"commensurate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
commensurate s. orantılı
Our payments are always commensurate with the work.
Ödemelerimiz her zaman yaptığımız işle orantılı.

More Sentences
commensurate s. uygun
commensurate s. eşit
commensurate s. oranlı
commensurate s. yeterli
commensurate s. ölçeği bir olan
commensurate s. aynı birimle ölçülebilen
commensurate s. uygun ölçüde
commensurate s. denk
Teknik
commensurate s. ölçüleri eşit olan
Eski Kullanım
commensurate s. doğada karşılığı bulunan
commensurate s. aynı etki alanına sahip olan
commensurate s. esasen birbiriyle ilişkili

"commensurate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
commensurate with s. …'le oranlı