confused - Türkçe İngilizce Sözlük

confused

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

confused — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kafası karışık, şaşkın
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈfjuːzd/ – BrE /kənˈfjuːzd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bilgi veya durum karşısında netlik kaybedip ne düşüneceğini bilememe hâlini tanımlar; duygusal bir bulanıklık tonu da taşıyabilir. Confuse fiilinin ortaç biçimi olarak “netlik bozuldu” sonucunu vurgular; “confused about/by” kalıplarıyla sık kullanılır.
Eş Anlamlılar:
bewildered, perplexed
Zıt Anlamlılar:
clear, certain

"confused" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
confused s. şaşkın
I tried not to look as confused as I felt.
Hissettiğim kadar şaşkın görünmemeye çalıştım.

More Sentences
confused s. karmakarışık
They presented us with a number of confused ideas.
Bize bir dizi karmakarışık fikir sundular.

More Sentences
confused s. aklı karışmış
I think you're a little confused.
Galiba senin biraz aklın karışmış.

More Sentences
confused s. kafası karışmış
She seems confused about the schedule.
Program konusunda kafası karışmış gibi.

More Sentences
confused s. zihni bulanık
Genel
confused s. şaşırtıcı
Layla's conflicting testimony confused the court.
Leyla'nın çelişkili ifadesi mahkemeyi şaşırttı.

More Sentences
confused s. karıştırılmış
Tangerines and oranges are citrus fruits that are often confused with one another.
Mandalina ve portakal, çoğunlukla birbirleriyle karıştırılan narenciye meyveleridir.

More Sentences
confused s. kafası karışmış
She seems confused about the schedule.
Program konusunda kafası karışmış gibi.

More Sentences
confused s. şaşırmış
Tom said I looked confused.
Tom şaşırmış göründüğümü söyledi.

More Sentences
confused s. karmakarışık
They presented us with a number of confused ideas.
Bize bir dizi karmakarışık fikir sundular.

More Sentences
confused s. ayırt edilemez
confused s. mahcup
confused s. allak bullak
confused s. perişan
confused s. sersem
confused s. çorba gibi
confused s. ambale
confused s. düzensiz
confused s. dolaşık
confused s. çapraşık
confused s. karışmış
confused s. karışık
confused s. seçilemez
confused s. şaşkına dönmüş
confused s. sersemlemiş
confused s. aptallaşmış
confused s. karman çorman
confused s. darmaduman
confused s. kafası karışık
Sigortacılık
confused s. birine bağımlı
confused s. düşkün
confused s. bunamış
confused s. yardıma ihtiyaç duyan
confused s. zihinsel açıdan yetersiz

"confused" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
getting confused i. bocalama
get confused f. kafası şişmek
be confused f. zihni karışmak
get confused f. kafası karışmak
be confused f. karışmak
be confused f. kafası karışmak
get confused f. dumanlanmak
become confused f. aptallaşmak
make confused f. şaşırtmak
become confused f. kafası karışmak
be confused f. aklı karışmak
be confused f. allak bullak olmak
get confused f. şeşi beş görmek
become thoroughly confused f. arapsaçına dönmek
be confused f. şaşırmak
become confused f. sersemlemek
be confused f. zihni bulanmak
get confused f. kafası kazan olmak
get confused f. bocalamak
be confused f. ambale olmak
get confused f. zihni bulanmak
be confused f. kafası karışık olmak
look confused f. kafası karışmış (gibi) görünmek
filthy and confused s. ahır gibi
Öbek Fiiller
confused about s. bir şey hakkında kafası karışmış
Konuşma Dili
confused mind i. bulanık zihin
confused mind i. karışık zihin
a bit confused s. kafası biraz karışık
Konuşma
I am confused ünl. kafam karışık
I am confused ünl. kafam karıştı
I am confused expr. aklım karıştı
I am so confused expr. kafam çok karışık
you must have confused me with someone else expr. beni başkasıyla karıştırmış olmalısın
I confused you with someone else expr. seni başka biriyle karıştırdım
my mind is so confused expr. benim aklım çok karışık
my mind is so confused expr. aklım çok karışık
I'm confused here expr. şimdi benim kafam karıştı
Sigortacılık
confused elderly i. bunamış kimse
confused elderly i. yardıma muhtaç yaşlı
confused elderly i. zihinsel yetersizliği bulunan yaşlı kimse
Psikoloji
confused-agitate s. zihni bulanık-heyecanlı
Modern Argo
abcd (american born confused desi) i. amerika'da büyümüş ve amerikalı gibi davranan hint/pakistanlı/bangladeşli kimseler için kullanılan aşağılayıcı bir tabir